1912 YILI VE SONRASI MERSİN’DE RAYLI SİSTEM – ŞİNASİ DEVELİ

Mersin-Dekovil.jpg

Mersin'de Dekovil'in iskeleye giriş hattı

HATIRA KENT MERSİN
1912 Yıl ı ve Sonrası Mersin’de Raylı Sistem (*)

Padişah Fermanı;
Önce elimizdeki resmi belge ile konuya girelim.
6 Teşrinisani 1304 (1888) 14 maddelik Mersin’de bir tramvay inşası Hakkında Ruhsatname ve Talimatı Fenniye başlığı ile bir Hükümet-i Seniye Ruhsatnamesi yayınlanmış, inşaatın detayları dışında tramvayın ücretine kadar önemli hükümler belirtilmiş.
1-İstasyonla Fransız Acentesi arasında tramvay hattı inşa edilecek, uzunluk 100 metre.
2-İnşaat, ehliyeti Nafıa Vekaletince tasdik olunacak bir mühendis tarafından icra edilecek.
3-Belediyece hariçten getirilecek malzemeler için Gümrük Vergisi ödenmeyecek.
4-Tramvay memur ve müstahdemleri için Belediye kıyafet tespit edecek ve taşıma ücreti birinci mevki için 30, ikinci mevki için 20 para olacak, 3 ila 7 yaş arası çocuklardan yarım ücret alınacak.
Diğer huşular fenni şartnamede belirtilmiş.
Ama, Mersin Belediyesi bu ruhsatnamenin gereğini yapıp, Mersin’de tramvayı gerçekleştirememiş.
Tramvayı işletenleri buldum
Aşağıdaki resimde gördüğünüz bir ray sistemini ifade ediyor Yer Müftü Camisi Meydanı. Mersin’de Tramvay Teşkilatı’nın kuruluşuna ait Hükümet i Seniye’nin verdiği bir ruhsatı da biliyoruz. Araştırdık, 1912 yılında meclis üyeliği yapmış olan Mersin yerlilerinden Ahmet Hallaç hayatta değildi ama büyük oğlu Zekeriya Hallaç bilebilir denildi. İki defa kendisini evinde ziyaret ettim.
Mersin’de tramvayın hizmete girdiğini ve kendisinin de tramvayı çalıştırdığını kesin olarak belirtti.
“Mersin tramvay hattını Belediye 1912’de İstasyon-Fransız Acentesi değil, Gümrük Meydanı-Müftü Mahallesi arası sefer yapmak üzere inşa ettirmiş. İşgal yıllarında babası belediye başkanı olduğundan, büyük oğlu olarak kendisi çalıştırmaya başlamış. Tramvayın güzergahı Gümrük Meydanı civarından başlayıp, Manifaturacılar Çarşısı devamından, şimdiki Ticaret ve Sanayi Odası karşısından Kışla Caddesi’ne , Rikards evi yanından Silifke Caddesi’ne Kiremithane Mahallesi içerisinden Müftü Mahallesi’ne gidiş ve aynı yoldan dönüş olarak belirlenmiş. Çekicisi odunla çalışıyormuş. ”

1930'lu yıllarda Hamidiye - Müftü Mahallesi Mersin Tramvay Hattı Görüntüsü.

1930’lu yıllarda Hamidiye – Müftü Mahallesi Mersin Tramvay Hattı Görüntüsü.

Tramvayın tek vagonu bulunduğunu ve ücretin de 32 para olduğunu anlattıktan sonra, bir defasında değerli bir küpe bulduklarını, sahibinin gelmesi için sakladıklarını, bir süre sonra bir hanımın kendilerine küpesinin kaybını iletmek için geldiğinde küpeyi verdiklerini de geçmiş bir olay olarak eklemişti.
Yukarıdaki anlatımı inanç vericiydi ama acaba bir yolculuk yapan yok muydu?
Şami ailesi Mersin’in eskilerindendir. Dostumuz rahmetli Mahir Sümen bu ailedendir. Annesinin yaşlı olması ve Kiremithane’de oturması sebebiyle, bilse bilse o bilir diye düşünerek; Mahir’in matbaasına gidip, annesinden bu konuda bilgi almasını istedim. Annesine telefon açtı sordu. Annesinin söylediklerini aktardı.
“Mersin’de bir süre motorla işleyen, tek vagonlu bir tramvayın mahallelerinden geçtiğini, kendisinin de çarşıya gitmesi gerektiğinde buna bindiğini , işgal yıllarında seferlerin kesildiğini” anlatmış.
Mersinli yerli ailelerden bir dostumuz, benim de bulunduğum bir toplantıda Mersin’de tramvayın çalıştığı yolundaki iddiamızın yanlış olduğunu, çalışanın sadece dekovil olduğunu söyledi. Yaşı, itibarıyla hatırlaması mümkün olduğundan, itirazı önemliydi. Ama aşağıda belirttiğim röportajını sonradan gördüm. Vefat etmiş olduğundan, konu üzerinde görüşmem mümkün olmadı.
Rahmetli Gündüz Artan röportajında;
Gümrük Meydanı- Müftü Mahallesi arasında bir raylı sistemin hizmet verdiğini, çekicinin odunla çalıştığını, bir de yolcu vagonu olduğunu beyan ediyor.
Motorla çalışan, yolcu vagonu da olan, belirttiğimiz güzergahı takip eden bir raylı sistem mevcutsa, adına ne derseniz deyiniz bu tramvaydır. Dekovil için yolcu vagonu gerekmez, genelde hayvan ve insan gücü ile çalışır ve sadece nakil işlerinde kullanılır.
Bir yağlı boya tabloda Mersin tramvayı görülüyordu
Tablo, Hüseyin Erkal’a aitti. Tramvayı görmüş de olabilir. Bir süre Halkevi’nde teşhir edilmişti. Sonra aradım ama bugüne kadar tesadüf etmedim. Görünen fotoğraf değil, el yapması da olsa yine de tramvayın mevcudiyeti için bir kanıt.
Tramvayın Çekicisi; atılı olduğu yerde, uzun süre yatık durumda yol kenarında kaldı. Latin Kilisesi ile İstasyon arasında yolun solundaki su arkına yan yatmış minik lokomotifi okulumuza yakınlığı nedeniyle 1932 yılından sonra uzun süre orta okul yıllarımızda seyrettik.
Netice olarak; resmi bir tramvay ruhsatı bulunması, rayların fotoğrafta görülmekte olması, yanlışlığının hiçbir nedeni olmayan beyanlar ve diğer hususlar muvacehesinde biz Mersin’de Toplu Yolcu Taşıma Raylı Sisteminin çalıştığını kabul durumundayız.

Mersin'de Dekovil'in iskeleye giriş hattı

Mersin’de Dekovil’in iskeleye giriş hattı

Dekovil
1930’lu yıllarda Mersin’de parke yollarda parke seviyesinde toprak yollarda ise yol seviyesinde, kısa-kısa, kesik-kesik ray parçalarına tesadüf edilirdi. Ne işe yaradığını o yıllarda bilemezdik.
Bugün bilinen, İstasyon’dan Bodosaki Fabrikası’na gelen raylı sistem
İstasyon’dan o günkü adı ile İstasyon ve Hükümet Caddesi’ni takiben Gümrük antreposuna kadar gelen raylı sistem.
Birincisi, 1910 yılında Mersin’in zengin Rumlarından Bodosaki’nin kurduğu yağ, tekstil, un ve diğer tesisleri bulunan fabrika ile İstasyon arasında işleyen sistemdir 1922 yılında Türkiye’yi terk ettikten sonra fabrika Milli Emlak’a geçmiş, önce Şaşan Biraderlerce, sonra sırasıyla Iş Bankası, Çukurova Sanayi İşletmeleri tarafından çalıştırılan fabrikanın geniş giriş kapısında ray parçalan 1930’lu yıllarda açıkça görülürdü. Sistem, İstasyon’dan başlayıp, şimdiki Çakmak Caddesi’ni geçip, Mesudiye Mahallesi’ne giriyor, Kadı Baba’nın (Okan Merzeci’nin dedesi) evinin yanından Hastane Caddesi’ne ve oradan da fabrikaya dahil oluyordu. Fabrikanın ham madde ve mamul madde emtiası bu yolla naklediliyordu. Bodasaki, Türkiye’yi terk ettikten sonra fabrika ile İstasyon arasındaki bu dekovil sisteminin çalıştırıldığı hakkında halen bir bilgi sahibi değiliz.
İkincisi, İstasyon-Gümrük Meydanı arası sistem
1930 yılında, Uray Caddesi Azak Han karşısında babamın küçük bir dükkanı vardı. Okul çıkışlarında dükkanda ben otururdum. Damga pulu, sigorta kartpostal gibi şeyler satılırdı. Bir okul dönüşü Uray Caddesi’nde yol çalışmasına rastladım. Dükkandan da izledim. O yıllarda caddenin yolu siyah parke taşlarından oluşmuştu. Taşları kaldırılıp, arasından uzun raylar çıkarılıyordu Hatta babam dükkana dönüşünde ne yapıldığını sormuştu, raylar sökülüyor demiştim.
-Yapma değil, bozma işlerinde yiğidiz, diye sitemini serdetmişti.
Yıllar sonra elimize geçen Latin Kilisesi civarına ait bir fotoğrafta dekovile alt vagonları gördükten sonra yine, dostumuz Zekeriya Hallaç’a başvurmuştum.
“Bu tesis Fransızlar tarafından işgal yıllarında yapıldı. Deniz yoluyla gelip, Adana yönüne gidecek silah ve sair malzeme iskeleden alınıp İstasyona getirilir, vapurlara yüklenecekler de istasyondan alınıp, Gümrük İskelesi’ne çekilirdi . Küçük vagonların götürülüp-getirilmesi işi motorlu bir araçla değil 20-25 Senegalli işgücü ile geçekleşirdi.”
Bir başkası, Küçük Hamam’ın önündeki yolda birkaç metrelik ray parçasını da görmüştüm. Bodasaki’nin Bahçe Mahallesi’ndeki un değirmeninin dekovil hattına ait olabilir denilmişti.
Bugüne kadar araştırmalarımızda Mersin’de raylı sisteme ait bilgimiz şimdilik bu kadar.

(*) Avukat- Araştırmacı Yazar Şinasi Develi’nin bu yazısı MERSİN DENİZ TİCARET ODASI BÜLTENİ Ağustos – 2014 Sayısından alınmıştır.

Biyografik Bilgi

scroll to top