1918… DERİN BİR GECE…

Derin-Bir-Gece.jpg

vahapkokulu@gmail.com

“Adını efsaneleştiren zaferden sonra ,
onun vatanı kurtaracak kimse olduğu inancı
bende hasıl olmuştu.
Onu Istanbul’da sohbetleri ve yazılarıyla
ilk tebcil eden benim diyebilirim”
Yahya Kemal Beyatlı

“Tarih” uzmanı değilim..“Tarihi olaylar”ilgimi çeker,
İster yaşanmış,ister kurgu,ister nostalji,İster şurup tadında…
***
Mersin’in son 100 yıllık geçmişinde bir gece süren öyle bir olay olmuş ki,
Sadece “adı kalmış”.Büyüklüğüne ve önemine tarih kitaplarında “yer”verilmemiş,
İnce bir izi kalmış..
***
İşte bu iz’den geriye doğru bir tarihi yolculuğa çıkmak istiyorum.
Belgelere dayalı kurgu bölümler için tarihçiler beni hoş görsünler.

GMK

 

 

 

1915 Çanakkale savaşları Anafartalar cephesini yönetirken henüz 34 yaşında “ve “Albay” rütbesini taşıyordu.Aralık 1915’de Çanakkale’den İstanbul’a yola çıkarken “paşa” rütbesine yükseltilmişti.

 

Cemil Conkbey karargah subaylarına şöyle diyordu;

                                       “M.Kemal Bey’i Allahın lütfuna, zaferi de M.Kemal Bey’e borçluyuz.”
***
1915 Aralık ayı;
Zaferi kazanan komutanın adı duyulmuştu.Üç kez Çanakkale’yi korumuş, İstanbul’u kurtarmıştı. İstanbul’da Yahya Kemal, İleri gazetesi sahibi Celal Nuri Bey’e “Birinci sayfaya M.Kemal beyin bir resmini koysanıza..”dedi”Zaferin sahibini milletten saklamak böyle bir zaferi kazananı yüceltmemek milli bir günahtır.”
Ama o gece Polis müdürü Bedri bey ve birkaç sivil giysili adam gazeteye geldiler.Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın ilkesini anımsattılar.”Başarı askerindir. Kişiyi sivriltmeye gerek yok”…
***
Polis marifetiyle sivriltilmesi engellenen 34 yaşındaki Tuğgeneral Mustafa Kemal’e Harbiye nezareti peşpeşe görevler vererek adeta İstanbul’dan uzaklaştırmaya başlıyordu.1916 Edirne,sonra Diyarbakır orada teşkilatını kurmadan 1917’de Hicaz ve sonra tekrar Diyarbakır, sonra Tümgeneral (Mirliva) rütbesi ile tekrar Halep 7.Ordu komutanlığı. 20 ayda Edirne ile Hicaz arasında demiryolu ile yapılan yolculuklar ve 5 Ordu merkezi.Osmanlı ordusu dahili ve harici olaylar ve kışkırtmalarla “zafer”lerden yoksun kalıyordu. 6 Ekim 1917’de Tümgeneral rütbesini kazanan Mustafa Kemal, ordu komutanlığından istifa ederek İstanbul’a  dönmeye karar veriyordu.
***
Mustafa Kemal Paşa’nın başarı çizgisini rütbelerle yükselişini adeta kıskanç bir tavırla gözlemleyen Harbiye Nazırı Enver Paşa İstanbul’a dönen Mustafa Kemal’e “Orduyu temsilen” yeni bir görev vererek tekrar İstanbul’dan uzaklaştırıyordu. Müstakbel Padişah, Velihat Vahdettin’e eşlik ederek Almanya Berlin’e gidecekti.

VAHDETTİN’LE ALMANYA TOLCULUĞU
Almanya seyahati, Osmanlı Hanedanı ile ilk yakın teması olduğu için Mustafa Kemal’in yaşamında önemli bir yer tutar. Seyahat 1917 yılının son günleriyle 1918 Ocak ayının ilk günlerini kapsar. O günlerde artık ABD de Almanya aleyhine harbe girmiştir. Rusya’nın harpten çekilmesine rağmen Alman zaferi artık bir hayaldir. Mustafa Kemal Paşa, bunun idraki içindedir. Bağdat, Kudüs düşmüştür. İngilizler Filistin’de taarruz hazırlığındadırlar. Bu durumda Mustafa Kemal’e göre uygulanacak strateji, elde kalan kuvvetleri süratle Toroslara doğru çekerek son gücümüzle Anadolu topraklarını savunmaktır.
***
Bundan sonra Mustafa Kemal Paşa yaşamında “vazifeli “olmadığı ve “zorunlu izinli”olduğu, sağlığını koruma adına ilk ve son yolculuğuna çıkmak zorunda kalır. Cephelerde, yollarda ihmal ettiği ve artık ona çok acı veren böbrek rahatsızlığını tedavi edecekti. 1918 Mayıs ve 1918 Temmuz ayları arasında üç ay Viyana’da Cottage sanatoryumunda ve Karlsbad kaplıcalarında tedavi görür. Dinlenir ama dinlenirken Anadolu topraklarının savunması ile ilgili ilk planlarını hazırlamaya başlar. Henüz 37 yaşında bir Tümgeneral’dir.
GMK2

Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca ‘nın “Yeni Türkiye’nin önsözü” diye adlandırdığı Çanakkale’de 1915’de şehit binlerce vatan evladının henüz kanının “yerde”,1918 yılına kadar geçen üç yıl sürecinde Osmanlı devlet yönetimin hataları, yeni hayallerle yeni cepheler ve bu cephelerde hep kayıplar,devlet hazinesinin elverişsizliği iktidar ve devleti çökertir.

30 Ekim 1918’de Mondros mütarekesi ile Osmanlı, İtilaf devletlerine adeta “teslim” olur.
Hemen ertesi gün Çanakkale savaşlarında Osmanlı ordusu karargahında da Albay Mustafa Kemal’le görev yapmış General Limon Van Sanders Adana Yıldırım orduları komutanlığını Mustafa Kemal Paşa’ya devreder.
2 Kasım 1918’de Mustafa Kemal Paşa’yı sürekli İstanbul Harbiye nezareti çevresinden uzak tutan Enver Paşa ve Talat, Cemal Paşa’lar İstanbul’dan kaçarlar.

Mondros mütarekesi gereği Fransız ve İngiliz işgalleri adım adım Osmanlı topraklarında ilerlemektedir. Önce Musul,sonra Edirne,İzmir.
Adana’da Yıldırım Orduları yeni komutanı Mustafa Kemal Paşa , Albay Fuat Paşa’ya şunları söylemektedir.“”Artık milletin bundan sonra kendi haklarını kendisi araması ve müdafaa etmesi, bizlerin de mümkün olduğu kadar bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz lazımdır”

Güney Anadolu’yu işgal Mersin iskelesinden başlıyacaktır. Mustafa Kemal’e İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin Adana’ya 70 km uzaklıktaki Mersin iskelesine yaklaşmakta olduğu haberi gelmiştir.

Mustafa Kemal Paşa artık böbrek tedavisi sürecinde Anadolu topraklarının nasıl savunulacağına dair hazırladığı strateji ve planların uygulama zamanı geldiğine inanmıştır. Padişah’ın acizliği ve sorumsuzluğuna Berlin seyahatinda tanık olmuştur. Milletin kendi haklarını kendisinin müdafaa etmesinden başka çaresi yoktur.

Kararını verir ve yaşamında hiç görmediği Mersin’e giderek,işgalci güçlere karşı alınacak savunma önlemlerini görüşmek ,Mersin’den işgal kuvvetlerinin daha ileriye gitmelerini engel olmak, oyalamak amacıyla yerel milli güçlerin yapısını öğrenmek ve onlara Çanakkale’deki komutanları sıfatıyla moral verme planını uygulamaya başlar.

Adana’dan Mersin’e günde bir kez “tren”seferi vardır. Lokomotif buharlıdır. Yük ve yolcular aynı seferde yol almaktadır ve tren’in sürücüleri yabancı asıllı, gayrımüslüm makinistlerdir. Adana Mersin yolculuğu üç saatten fazla sürmektedir.

Henüz 37 yaşındaki Mustafa Kemal Paşa Mersin’e 5 Kasım 1918 Salı günü akşama doğru ulaşır.Mersin Garı

Şimdilerdeki Mersin Tren garının bulunduğu arsa ,1918 yılında Latin Katolik Kilisesi mezarlığı ve bahçeleridir. 1918 yılındaki tren garı buraya 500 m uzaklıktadır.
Mustafa Kemal Paşa 5 Kasım 1918 Salı günü öğleden sonra Mersin’de işte bu gar’da karşılanır. Yalnızdır. Mersin’de onu Mutasarrıf Galip bey,Tümen yaveri Enis Turan, Jandarma tabur komutanı Hasan Zühtü, Jandarma bölük komutanı Yüzbaşı Talat, Jandarma müfreze komutanı Efrenkli (Arslanköy) Hüsnü Yıldırım ,Piyade Bölüğü Komutanı Bahittin Bey onları karşılarlar. Selam ve tanışmayı müteakip hep birlikte Mersin’e doğru hareket geçerler.(Otomobille mi?,binek at’lar la mı? yaya mı?..bilinmiyor.)

İstasyonun hemen güneyde, Alman İskelesi ve deniz görünmektedir. Mustafa Kemal Paşa yıllardır görmediği mavi Akdeniz’ın serinliği “mavi”gözlerini ışıldatır.

23.Tümen Komutanı Bahittin bey ve yüksek misafirleri Mustafa Kemal Paşa’yı şimdiki Latin Katolik Kilisesinin hemen güney batı tarafında köşebaşında “Karamancılar” konağına getirir. Karamancılar konağının yanında Latin Katolik Kilisesi, kız ve erkek kolejleri bahçeleri bulunmaktadır. Karamancılar Konağının hemen önü Akdeniz’dir.

O saatlerde Mersin’de dört kilisenin çan’ları “dua”ya çağırmaktadır cemaatlerini. Mersin’de elektrik yoktur. Su kuyu ve arklardan temin edilmektedir.

DERİN BİR GECE
Mustafa Kemal Paşa’nın Cumhuriyet öncesi Mersin’i ziyaret ettiği bu “Derin gece”de bir grup asker, gaz lambası ile aydınlanan bir masanın etrafında Fransız ve İngilizlerin hemen yakında yapacakları işgale karşı alınacak önlemleri görüşürler.
Mustafa Kemal Paşa “Silahlarınıza sahip çıkınız, harp bitmedi, asıl harp bundan sonra başlayacaktır. Silifke sınırı ve Toros eteklerindeki karakolları arttırın, depodaki silahları ve cephaneleri dağ köylerine dağıtın” emrini verir.
Karamancılar Konağının ışıkları sabaha kadar yanar. 6 Kasım 1918 günü sabahı ilk buharlı trenle Mustafa Kemal Paşa Adana’ya uğurlanır.

Mustafa Kemal ileride birkaç kez geleceği Mersin sahillerine son kez bakar ve silah arkadaşlarına genç 37 yaş selamı ile “Umut” verir,”Güven”verir.

Sonra ne olur?
• Hemen bir hafta sonra 13 Kasım 1918 Mustafa Kemal Paşa İstanbul’a gelir ve boğazı işgal eden savaş gemilerini görür. Cevat Abbas’a “geldikleri gibi giderler” der.
• 27 Kasım 1918 saat 09:00’da bir İngiliz savaş gemisi filikası şimdiki Ulu Cami önündeki yerde Gümrük İskelesine yanaşır. Bir subay, toplantı halindeki Mersin sivil ve askeri yöneticilerine Kilikya’nın işgaline Mersin’den başlanacağını bildiren yazılı talimatı verir.
• 17 Aralık 1918 sabahı 1500 kişilik Fransız Birliği yine Gümrük İskelesinden Mersin’e çıkar ve işgal’e başlar.

VE İLK KURŞUN

20 Ocak 1919 Pazartesi günü bir jandarma devriyemiz Müftü köprüsünün kuzeyinde Fransız ve Ermeni devriyesiyle silahlı çatışmaya girişir. Kurtuluş mücadelemizin ilk kurşunu aslında burada atılır. Düşman bir ölü verir.
• 5 Kasım 1918 Mustafa Kemal’in Mersin ziyaretinde aldıkları emirleri aynen uygulayan Kuvayi Milliye güçleri çeşitli direnişlerle ve gerilla (çete) savaşları ile işgalcilerin Kilikya’da daha fazla ilerlemelerine engel olurlar. Yerel savaşların Anadolu’daki ilk destanlarını yazarlar.
• 3 Ocak 1922’de Fransızlar Mersin’i terk ederler ve Kuvayı Milliye güçleri şehre girerler. Mersin kurtarılmıştır.
• 19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Samsun’a çıkar. Kurtuluş savaşı başlar.
• Mersin’in kurtuluşunu sağlayan kuvayı milliye güçleri ve komutanları tam kadro kurtuluş savaşına katılırlar.
• 8 Eylül 1922’de İzmir İşgalden kurtulur.
• 17 Mart 1923’de Mustafa Kemal eşi Latife hanımla beraber Mersin’i 2.kez ziyaret ederler,
• 29 Ekim 1923 Cumhuriyet kurulur, Gazi Mustafa Kemal Atatürk TC’ nin ilk Cumhurbaşkanı seçilir.

KARAMANCILAR KONAĞI NE OLUR?
37 yaşındaki Mustafa Kemal Paşa’nın Yıldırım Orduları kumandanı Tümgeneral sıfatıyle Mersin’i ilk şereflendirdikleri ve kurtuluş mücadelesinin ilk emirlerini verdiği, Uray Caddesi doğu ucunda, Latin Katolik Kilisesi karşısındaki Karamancılar Konağı halen özel mülkiyettir. Boş , metruk ve oturulamaz vaziyettedir.
İki yıl önce çatısında tinercilerin sebeb olduğu yangınla kısmen harap olmuş ve halen basit çatı onarımı devam etmektedir.

SON SÖZ .
Kurtuluş savaşı tarihine tanıklık eden, Mustafa Kemal paşa’ya ev sahipliği yapan yadigar tarihi eser, Karamancılar Konağı’nın bu niteliğine uygun olacak şekilde bir kamu malı ve zenginliği olarak geleceğe taşınmasını temenni ediyoruz,
Mersin’in kurtuluşuna emeği geçen başta Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını, Mersin Kuvayı Milliyecilerini rahmetle anıyor, saygıyla selamlıyoruz.

Yararlandığım kaynaklar;
-Diriliş Çanakkale 1915 .Bilgi Kitabevi 2008 (Turgut Özakman)
-İşgalden kurtuluşa İçel tarihi –Türk Kütüphaneciler Derneği yayını 2001(Gündüz Artan)
-Dünden bugüne Mersin MTSO yayını 1990 (Avukat Şinasi Develi)
-Bu olayın varlığını teyid eden Mersin Ünv.Öğretim üyelerinden Prof. Dr. Şerife Yorıulmaz’a teşekkür ederim.

İktisatçı. Solist, korist, sunucu, prog.cı. Sanat derneklerinde yönetici. Mersin ve Mersinli-ler sevdasıyla "Şurup Tadında" yazar.

scroll to top