3 – K – HALKEVİ KRONOLOJİSİ – Zamandizin

Salon-iç-görünümü1.jpg

MERSİN HALKEVİ / MERSİN KÜLTÜR MERKEZİ – Sayfa 113 – 115   “Kitabın başına dönmek için bu satırı tıklayınız…

17 Mart 1923 Atatürk Mersinliler’e Millet Bahçesi’nde hitabetmiş, ünlü mesajını vermişti.
19 Şubat 1932 Cumhuriyet rejimini ve devrimleri halka götürmek amacıyla Halkevleri kuruldu.
24 Şubat 1933 Mersin’de şimdiki Borsa Sarayı’nın yerinde bulunan binada Halkevi çalışmalarına başladı.
02 Haziran 1943 Tevfik Sırrı Gür Mersin Valisi oldu.
Şubat 1944 Halkevinin temeli Vali Tevfik Sırrı Gür tarafından atıldı.
1945 Nüfus sayımında Mersin nüfusu: 33 148 dir. Beş yıl sonra 1950 yılında 37 153 oldu.
06 Ekim 1946 Cumhurbaşkanı İsmet İnönü Halkevi binasını teftiş etti.
29 Ekim 1946 Cumhuriyet Bayramı’nda Halkevi binasının açılışı yapıldı
11 Kasım1946 Tevfik Sırrı Gür Şeref Defteri’ne açılış yazısını yazdı
01 Mart 1947 Madam Butterfly operası Halkevi binasında sahnelendi.
19 Kasım1947 Tevfik Sırrı Gür Mersin’e veda etti
1950’ ye kadar operetler temsil edildi, senfonik konserler verildi.
08 Ağustos1951 gün ve 5830 sayılı yasa ile Halkevleri ve Halkodaları kapatıldı.
14 Aralık 1953 tarih ve 6195 sayılı yasa ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin “haksız iktisap”ları Hazine’ye devredildi.
28 Şubat 1959 Tevfik Sırrı Gür vefat etti.
1950 – 1970 yılları arasında sanatsal etkinlikler azaldı. Bina, çeşitli okulların, kursların hizmetinde kullanılır oldu.
“Anıl Çeçen’in Halkevleri kitabından tarihsel saptamalar:
1964 yılında Halkevleri’nin yeniden yapılandırılmasına başlandı.
27 Nisan 1968 tarihinde 136 Halkevi çalışmaya başladı. (II. diriliş)
30 Ekim 1988 tarihinde Ankara’da Halkevleri 10. kurultayı yapıldı. (III. Diriliş)
1976 Halkevi Binası sahnesi restore edilmek amacıyla tamamen kapatıldı.
04 Ocak 1977 Kültür Bakanlığı’na devredildi.”
15 Aralık1977 tarihinde Betim İnşaat Tic. Kol. Şti. ilk restorasyon ihalesini kazandı.
01 Nisan 1983’de restorasyon projesi, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na verildi.
16 Mayıs1983 tarihinde onaylandı. İnşaatın kaba işleri bitirildi.
15 Eylül 1988 tarihinde üçüncü ihale ile dekorasyon işlerine başlandı.
1985’ten sonra Mersin’de otel lobilerinde, devlet kurumlarının, özel kuruluşların sahnesiz salonlarında, resital ve küçük konserler düzenlenmeye başladı.
1988 Mersin’e Devlet Senfoni Orkestrası kurulması kararlaştırıldı.
1989 Eylül’ünde İstanbul Devlet Opera ve Balesi “Lüküs Hayat”, Ankara Devlet Opera ve Balesi, “Arşın Mal Alan”, “Romeo Jüliet” eserleri açık havada sahnelendi, her temsil en az üç bin kişi tarafından büyük ilgi, beğeni ve hayretle izlendi.
Devlet Opera ve Balesinin Genel Müdürü Erol Gömürgen Mersin Halkevi’nde Devlet Opera ve Balesi müdürlüğü kurulabileceği düşüncesini seslendirdi. TRT’de yapılan bir röportajla Mersin’de Devlet Opera ve Balesi kurulmasının ilk duyurusu yapıldı.
1989 sonunda Mersin için düşünülen “Devlet Senfoni Orkestrası Müdürlüğü”nün başına Çukurova sözcüğü getirilerek, orkestra üyelerinin atamaları Mersin’e yapıldı, Ancak Adana baskın çıkarak kuruluşun merkezi Adana’ya kaydırıldı.
27 Aralık 1989 Halkevi inşaatında Mersin Kültür Merkezi Derneği bir toplantı yaptı.
27 Ekim 1990 Mersin’de Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü kurulması Bakanlar Kurulu’nca karalaştırdı.
28 Şubat 1991 Mersin Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünün kuruluş çalışmalarını yürütmek üzere Durmuş Öner göreve başladı.
08 Aralık 1991 Mersin Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü kuruldu, tabelası asıldı. Mersin Kültür Merkezi içinde Mersin Müzesi Müdürlüğü göreve başladı.
09 Aralık 1991 Yaşar Esgin vekaleten Müdürlüğe atandı.
09 Mart 1992 Halkevi binası, Mersin Kültür Merkezi olarak Fikri Sağlar tarafından açıldı. Açılış temsili, Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin Madam Butterfly operasıydı.
Temmuz 1992 MDOB için sözleşmeli personel için sınav açıldı.
Eylül 1992 Ünlü Tenor Jose Carreras Mersin Kültür Merkezi’nde bir konser verdi.
Ekim 1992 Kazanan sanatçı ve teknik personel göreve başladı.
29 Ekim 1992 MDOB kendi kadrosuyla Mersinliler’e küçük bir bale gösterisi sundu. Orkestra, piyano eşliğinde şan konseri verdi.
03 Ocak 1993 Mersin Devlet Balesi, Necati Cumalı’nın “Boş Beşik” adlı eserinin Dünya prömiyerini yaptı.
05 Mart 1994 Bina önünde ilk kez bir açıkhava konseri verildi.
17 Mart 1994 Atatürk’ün Mersin’e gelişinin 71. yılı nedeniyle N. Kodallı’nın “Güzelleme” ve Çaykovski’nin “Kuğu Gölü” seslendirildi.
1998-1999 Sezonunda MDOB ve Orkestrası Madam Butterfly operasını altı kez sahneledi
24 Ocak 2001 günü saat 14:00’de MKM Derneği 10. toplantısında uluslararası bir festival yapılabileceği dile getirildi.
01 – 13 Ekim 2002 I. Mersin Uluslararası Müzik Festivali gerçekleştirildi.
22 Temmuz 2003 MKM Derneği başkanı Hanri Atat hayatını kaybetti.
13 Ekim 2005 Mersin Devlet Opera ve Balesi, Ferhang Hüseyinof’un bestelediği “Kraliçe Aba” balesinin dünya prömiyeri yapıldı.
19 Aralık 2005 Halkevi Binası İnşaat Mühendisleri Odası’nın düzenlediği 50 yılda 50 eser projesi kapsamında beş devlet yapısından biri seçildi.

YİTİRDİĞİMİZ ATATÜRK’LER 

Mersin Halkevi ve çevresinde, soyut veya somut, Atatürk için ya da Atatürk adına düzenlenen ve sonra yitirilenlerden söz etmek gerekir.
Atatürk Parkı
Avusturyalı şehircilik uzmanı Prof. Herman Jansen’in hazırladığı Mersin İmar Planı’nda bugünkü Kültür Merkezi’nin yerinde Atatürk Parkı planlandığı görülür. Bu park yapılır ama “Belediye Parkı” adı verilir. Birkaç yazılı belgede görülse de, “Atatürk Parkı” adı burada yaşama geçememiştir.
Atatürk’ün Mersinliler’e Hitabettiği Kültür Alanı
17 Mart 1920 tarihinde Mustafa Kemal’in Mersinliler’e hitabettiği yer eskinin Çardak mahallesi içindeki Millet Bahçesi’dir.
Burası kentin belleği için önemli bir kültür köşesiydi. Belediye başkanlarının isteği ile her dönemde ağaçlar kesilip, beton tören alanı haline getirildi. Mersinli olmayan belediye başkanları göreve geldiğinde alan iyice unutulup bakımı yapılmaz olmuştu.
Vilayet protokolüne göre düzenlenen anma günü programında burası ziyaret edilirdi. 1999 yılında Vali Şenol Engin’in isteği ile yeniden düzenlenen küçük alan, daha sonra 2000 yılındaki peyzaj projesi ile tamamen yok edildi.
Atatürk Bayramı
17 Mart 1923 ziyareti Mersinliler için bir yeniden doğuş olmuştu. Bu tarihten sonra uzun yıllar, Mersinliler iki bayramı, köylüleri ile birlikte coşku ile kutladılar. Birincisi, 3 Ocak Çete Bayramı adıyla kutlanan Mersin’in kurtuluşu, ikincisi, Mustafa Kemal’in Mersin’e geldiği 17 Mart Atatürk Bayramı idi. Çete Bayramı’nın adı ve tarihi değiştirildi, şimdi Vilayet protokolünde bir tören oldu. 17 Mart 1934 yılında Belediye Meclisi kararıyla ilan edilen “Atatürk Günü” yıllarca Atatürk Bayramı olarak kutlandı. Şimdilerde Atatürk Bayramı adını hatırlayan bir kaç eski Mersinli kaldı.
Atatürk Caddesi
Jansen Planı yapılıp uygulanma aşamasına geldiğinde, Türkiye’nin pek çok ilinde olduğu gibi kent merkezinden yeni açılan yerleşim alanlarına uzanan arterlere Gazi Bulvarı adı verilmiştir. Nitekim Mersin Gümrük Meydanı’ndan batıya uzanan yol, Halkevi yapılıncaya kadar Kışla Caddesi ile buluşurdu. 1946 yılından sonra Atatürk Caddesi adı verildi. 2000 yılındaki Cumhuriyet Alanı düzenlenince Atatürk Caddesi bütünlüğü bozulmuş oldu.
GMK Bulvarı
En dramatik olan bu cadde adıdır. Günümüzde nerede başlayıp, nerede bittiği belli olmayan, sözlü ve yazılı olarak anılan bir GeMeKa Bulvarımız var. Peki adının anlamını bilen var mı?
Atatürk Köşesi’ndeki Atatürk Heykeli
Halkevi projelendiği zaman, binanın fuayesinde Türkiye’de ilk kez bir Atatürk Köşesi yapılmıştı.. Zarif bir Atatürk Heykeli salonun simetri aksında yer almış, heykelin arkasındaki duvarda oyma mermer panolar yerleştirilmişti. 2000 yılındaki bakım-onarım ve model yenileme sırasında bu heykel yerinden kaldırıldı. Zemindeki mermerlerdeki hatlardan, kaidesinin izdüşümünü görüyoruz. Heykelin yerinde şimdi, bilgisayarla renklendirilmiş bir Atatürk fotoğrafı var.…………..Kitabın devamı için bu satırı tıklayınız……………………..

Karşıda ortada iki pano arasında Atatürk'ün bir heykeli vardı. 2000 yılındaki "yenilemede" kaldırıldı. Fotografta parlayan, bilgisayarla renklendirilmiş Atatürk fotografı. Burası aslında Türkiye'de yapılan ilk "Atatürk Köşesi"dir. Fotograf: Mustafa Eser

Karşıda ortada iki pano arasında Atatürk’ün bir heykeli vardı. 2000 yılındaki “yenilemede” kaldırıldı. Parlayan, bilgisayarla renklendirilmiş Atatürk fotografı. Burası aslında Türkiye’de yapılan ilk “Atatürk Köşesi”dir. Fotograf: Mustafa Eser

1989 Aralık - S.Vural arşivi

 

Ziya Aykın

Ziya Aykın

Biyografik Bilgi

scroll to top