AKKAHVE – Doğan AKÇA

akkahve.jpg

53 yaşında yeniden resim yapmaya başladım ya, o günden bu yana hep Mersin’de bir sergi açmayı da düşledim. Nihayet bu yılın başında bir Mersin Sergisi açabileceğime güvenmeye başladığımda Akkahve’de bir Atatürk Fotoğrafları Sergisi açıldı.
Sergiye gittiğimde Akkahve’nin o muhteşem salonunun yarısını gördüm gerçi diğer yarısı hala Belediye Encümeni Toplantı Salonu olarak kullanılıyordu, galeriye verilen bölümde taş duvarların bir kısmı sıvanmış, Emlak Vergisi tahsilâtı için kullanmak üzere yapılmış duvarlar sökülünce izleri kalmış ve bina birçok yerinden bozulmuştu. Ama olsun, yine de burası Akkahveydi işte. Burası adı kahve, kendi bir kültür merkezi olan, gençliğimin en güzel günlerini geçirdiğim o güzel mekândı.akkahve

İşte pencerenin önündeki bir masada yine Ressam Nuri Abaç, Hikâyeci İlyas Halil, Şair Celal Cumralı, Aysel Payaslı, Bedii Demirseren oturmuş sohbet ediyorlar. Ya çıkarmaya çalıştıkları bir dergi için ya yeni bir hikâye ya da şiir üzerine konuşuyorlardır. Biz de yani ben, Ergun Evren, Salo Koen, Yüksel Arcan ve diğer arkadaşlar şu masadayız. Abilerimiz kızmasın diye kısık sesle konuşuyoruz. Ama Atilla ilhan’ın yeni şiir kitabından seçtiğimiz şiirler bu kadar da kısık sesle okunmuyor, yine de sesimizi yükseltmiyoruz. Köşede oturduğu sandalye ve masaya sığmayan iri gövdesiyle işletmeci Hasan Baba salonu süzüyor. Birden piyanonun sesi gelmeye başlıyor. Bir Beyaz Rus olan Hasan Baba’nın eşi piyanonun başına geçmiş Manuel de Falla’dan ” İspanyol Bahçelerinde geceler”i çalıyor. Kemerli sütunların arasında dolaşan müzik salonun nefis akustiğinin de yardımıyla gönlümüze ruhumuza doluyor. Çaylarımızı yudumlayıp göz ucuyla abilerin masasını izlemeye çalışarak müziği dinlerken birden salona bir polis ve arkasından Vali cavit Okyayüz giriyor. Herkeste bir telaş bir korku, Vali Nuri Abilerin masasına bir tomar kâğıt koyuyor. Biraz konuşup gidiyor. Ne olduğunu sonra anlıyoruz. Vali Bey Milli Mücadele ile ilgili bir piyes yazmış ve bu sanatçı abilere tetkik edip, hatası varsa düzeltmeleri için getirmiş. Herkes mutlu, saat 17.00 olmuş bile. Biraz sonra kalkıp hep beraber Halkevine gidiyorlar. Liseden Güngör Danışman adında çok yetenekli bir ressam genç kız Halkevinde resim sergisi açıyor, kokteylinde bulunacaklar. Birden irkildim. Mikrofonda Kültür Bakanımız Sayın Fikri Sağlar, bu binayı Belediye Başkanımız Sayın Kaya Mutlu’nun Devlet Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne tahsis ettiğini ve Sanat Galerisi olacağını açıklıyordu.
Dalgınlıktan böyle güzel, böyle önemli, böyle görkemli bir haberle kurtulmanın şokuyla hemen orada ve o anda karar verdim. Sergimi bu Galeride açacaktım. Şimdi işte bu büyük mutluluk sarhoşluluğunu yaşıyorum.
*Bu yazı  “İçel Sanat Külübü” Aylık Bülteni “Mayıs 1992 -2. Sayı” sından alınmıştır.

Ziya Aykın

Ziya Aykın

Biyografik Bilgi

scroll to top