AL ODA (ALA ODA) KAYA KİLİSESİ – Dr. Gülgün KÖROĞLU

Alaod.jpg

Resimlerindeki kızıl renkten dolayı yöre halkı tarafından Al Oda olarak adlandırılan kilise, İçel’in Mut ilçesinin 28 km. kuzeybatısında, Silifke Karaman karayolu üzerinde, ünlü Alahan Manastırı’nın da 3 km. uzağındadır. Alahan Manastırı ile Al Oda arasındaki alanda, Bizans döneminde yaşamış dini bir koloninin kalıntıları olarak yorumlanabilecek, kayaya oyulmuş mağara hücre ve mezar gibi yapılar yer almaktadır.Alaoda


Al Oda Kilisesi’nin içinde yer aldığı manastır kompleksi Göksu Vadisi’ne bakan derin bir uçurumun kenarındadır. Günümüzde manastır iki ayrı bölümden oluşmakta ve iki bölüm arasında derin bir uçurum bulunmaktadır. Manastırın faal olduğu dönemde bu iki bölüm arasında, bir köprü bulunuyor olması mümkündür. Anlaşıldığı kadarıyla manastıra ait mekanların bir kısmı doğal mağaralardan yararlanılarak şekillendirilmişlerdir.
Planı: Yukarıda belirttiğimiz gibi büyük bir mağaradan yararlanılarak oluşturulan kilisenin planı, dinsel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni bölümlerin eklenmesi ile günümüzdeki biçimine ulaşmıştır. Yapı, kuzey-güney yönünde uzanmaktadır. Kuzeydeki yarım yuvarlak planlı bölümün, kuzey duvarına bitişik olan bölümünde manastırın kurucusu veya önemli bir din adamına ait olabilecek kayadan oyulmuş bir lahit vardır. Ana mekanın tabanından yaklaşık 2-2.5 m. Yükseklikteki bu bölüme güneyden basamaklarla ulaşılmaktadır.
Mağaranın doğusunda, ortasında bir koltuğa ait kalıntılar olan apsis bulunmaktadır. Apsis mağaranın uçurum kenarında yer alan güney bölümüne yapılmıştır. Kilisenin güney duvarının taşlarla örülü olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır. Taş örgülü duvarın ortasında bir kapı olması da mümkündür. Güneydeki duvar ve bu bölümün tavanı kayanın çökmesi nedeniyle yok olmuştur.
Al Oda mağarasının batısında bir kapı ile orta mekana bağlanan kareye yakın plan gösteren bir oda bulunmaktadır. Bu odanın güneyinde bir pencere, duvarlarında ise kandil koymak için açılmış küçük nişler vardır.
Kuzeydeki mekan ile apsis arasındaki doğu bölümde, yarım yuvarlak bir plana sahip giriş bölümü bulunmaktadır. Doğudaki bu bölümün duvarında aynı boyutlarda dört büyük niş ve ayrıca ortaya yakın bölümünde, yuvarlak kemerli bir kapı açıklığı mevcuttur.
Mağaranın ana mekanı, beşik tonoz şeklinde kayadan oyularak şekillendirilmiştir. Batıdaki oda ise düz tavanlıdır.
Kilisenin Resimleri: Al Oda Kilisesi mimarisinden çok resimleri ile dikkati çekmektedir. Geometrik desenli insan figürünün bulunmadığı resimler tavanda, duvarlarda ve nişlerde yer almaktadır. Doğudaki ve ana mekandaki resimler yangınlardan dolayı çok kararmıştır. Fakat yine de resimlerin desenleri, renkleri ve kaliteleri hakkında bilgi verebilmektedir. Apsis yarım yuvarlağı içinde resim izleri bulunmamakla birlikte apsisin naosa bakan her iki yanında resim kalıntıları küçük parçalar halinde görülebilmektedir.
Kilise’de, saman ve alçıdan oluşan bir sıva ile kaya yüzeyleri düzleştirilmiş, resim için uygun bir yüzey yaratılmıştır. Bu resimlerde; siyah, sarı, turuncu, yeşil, açık ve koyu mavi, kızıl kırmızı, eflatun ve kahverenginin değişik tonları kullanılmıştır.
Tavanda beş değişik geometrik kompozisyon vardır. Kompozisyonları birbirlerinden ince siyah ve kahverengi şeritler ayırmaktadır. Resimlerde birbirine düğümlerle bağlanan madalyonlar ve kareler, dört yönden birbiri içine geçmiş yuvarlaklar örgü desenleri işlenmiştir. Bütün bu desenlerin içlerine değişik haçlar işlenmiştir. Bu kompozisyonlardan birinde, bir madalyon içerisinde güvercin, bir diğerinde de boğa başı tasvir edilmiştir. Güvercinin Kutsal Ruh’u, Boğanın ise İncil yazarı Lukas’ı simgelediği bilinmektedir.
Farklı renklerde küçük yuvarlaklardan oluşan bir fon üzerinde yer alan, birbirine düğümlerle bağlanan ve bütünü bir haç oluşturan madalyonlu kompozisyon kilisenin önemli resim kompozisyonlarından biridir. Ortadaki büyük madalyonun ve dört tarafındaki küçük madalyonların içlerine damlalı tipte haç ve eş merkezli halkalar çizilmiştir. Madalyonlar bu görünümleri ile Kappadokya bölgesinde benzerlerini bulabildiğimiz haç kompozisyonlarını anımsatmaktadır:
Batıdaki odanın giriş kapısının solunda, tonozun alt kısmında bir yazı kuşağı uzanmaktadır. Grekçe yazılmış olan bu yazıtta Hz. Meryem’in Tanrı anası olduğu iki kez tekrarlanmıştır.
Batıdaki odanın kapısının sağında, kahverengi bir bordürle diğer resimlerden ayrılmış iki dikdörtgen pano, figürlü kompozisyonları ile dikkati çekmektedir. İncil’den konuların işlendiği bu figürlü resimlerde, renkler de diğer resimlerden farklıdır ve mavi turuncu ve grinin tonları kullanılmıştır. İsa’nın Çarmıhtan indirilmesi, Mezarda Melek ve Kadınlar ve İsa’nın Cehenneme inmesi konuları tasvir edilmiştir. Bu resimlerin altında, içlerinde haçlar olan yuvarlak madalyonlu daha eski bir döneme ait olduğu anlaşılan figürsüz resimler olduğu görülebilmektedir.
Al Oda Kilisesi’ndeki figürlü resimler, kilisenin en son kullanım tarihini vermektedir.
Döşeme Mozaiği: Günümüzde kilisenin tabanında, kalın bir tabaka halinde keçi gübresi vardır ve bunların kalınlığının az olduğu bölümlerde döşemeye ait mozaik kalıntıları görülebilmektedir. Alahan Manastırı’nda da arkeolojik kazılar yapan Gough ve ekibi, buradaki döşeme mozaiklerini tümüyle açığa çıkarmak için 1953 yılında, mağaranın merkezinde, 42 cm. kalınlığında olduğu anlaşılan gübre tabakasını kazarak orijinal döşemeye ulaşmışlardır. Mozaiklerin üzerinde 4-6 cm. kalınlığında tebeşir gibi sert, beyaz bir tabakanın varlığı saptanmıştır. Kazı çalışması sürerken kaza sonucu çıkan yangın 6 gün devam etmiş ve yangından sonra keçi gübrelerinin beyaz bir kül bıraktığı, döşemenin üzerindeki tebeşir gibi sert ve beyaz tabakanın eski bir yangına ait olduğu görülmüştür. Sertleşmiş kül tabakasının arasında, yangının tarihini belirleyebilecek 13. yüzyıla ait bir Selçuklu sikkesi ele geçirilmiştir. Böylece kilisenin 13. yüzyıldan önce terk edildiği, biriken keçi gübrelerinin Selçuklular zamanında yandığı anlaşılmıştır. Al Oda Kilisesi’nin döşeme mozaikleri konusundaki bilgiler Gough’un sözünü ettiğimiz çalışmalarına dayanmaktadır.
Mozaiklerde siyah, sarı, gri, kızıl kahve ve beyaz renkler kullanılmıştır. Al Oda’nın döşeme mozaikleri yan yana sıralanan 2 m. çapındaki büyük dairelerden oluşmaktadır. Dairelerin merkezindeki yuvarlaklar içinde, yüzü çok tahrip olmuş sadece yeleye benzer şekiller görülebilmektedir. Bu tahribat yakın tarihlere ait değildir. Dairelerin dört tarafında, karşılıklı olarak yerleştirilmiş balta (peltae) desenleri bulunmaktadır. Bu dairelerden birinin köşesinde içinde beyaz bir haç olan stilize nar(?) motifi vardır. Kompozisyonların etrafında ikili örgüden bir bordür mevcuttur.
Tarihleme: Kilisede çalışmış olan M. Gough, buradaki figürsüz resim üslubunu Doğu Akdeniz tarzı olarak yorumlamış, Erken İslam sanatının etkileri olarak görmüştür. Ayrıca buradaki resim üslubu ile Kappadokya’da 7.-9. yüzyıllar arasına tarihlenen kilise ve şapellerdeki, haçın hakim olduğu bitkisel ve geometrik desenlerin uygulandığı çizgisel üsluplu resimler arasında dikkat çekici benzerlikler bulunmaktadır. AI Oda’da tavanda bulunan büyük madalyonların içindeki haçlar, İstanbul Aya irini Kilisesi’nin kuzey nef tonozundaki haçlara da benzemektedir. Bu yapıdaki figürsüz resimler, Antakya Müzesi’nde benzerleri bulunan Hellenistik üsluplu döşeme mozaiklerini de anımsatmaktadır.
Al Oda Kilisesi’nin resimlerinde (daha sonradan eklendiği kolaylıkla anlaşılan batı duvardaki figürlü resimler hariç) figürsüz geometrik desenlerin bu ölçüde bol kullanılması, bu kilisenin dini kişilerin resimlerinin yapılmasını hoş görmeyen bir mezhebin mensuplarınca veya ikonoklast (dini resimlere karşı olan) dönemde (726-842) bu inanca sahip kesişler tarafından süslenmiş olabileceğini göstermektedir.

KA YNAKÇA:
S. EYİCE. Karadağ (Binbir Kilise) ve Karaman Çevresinde Arkeolojik incelemeler, İstanbul, 1971
M. GOUGH, ‘A church of the lconoclast(?) period in Byzantine Isauria”, Anatolian Studies, VII (1957), 153-161
M.M. SHEEHAN, “Religious life and monostic Organization at Alahan”, (ed Mary GOUGH), Alahan, An Early Christian monastery in Southern Turkey (based on the work of Micheal GOUGH), Toronlo 1985, 197-220
C.JOLiVET – LEVY, Les Eglises Byzantines de Cappadoce, Le Programme lconographique de l’Abside et de ses Abords, Paris 1991.
F. HILD – H. HELLENKEMPER; Tabula Imperri Byzantini, Kilikien und Isaurien, 5/1, Wien 1990
J. LAFONTAINE – DOSOGNE, “Pour une problematique de la peinture d’eglise Byzantine a I’epoque lconoclaste”, dumbarton Oaks Paperb, 41 (1987), 321-337.
O. LEVİ, Antioch Mosaics Pavement, I-II London, 1947
*Bu yazı  “İçel Sanat Külübü” Aylık Bülteni “Aralık 1995 – 42. Sayı” sından alınmıştır.

Biyografik Bilgi

scroll to top