ANTİK ÇAĞDA AMPHORALAR – Zeki AKCAN

amphora.jpg

ANTİK ÇAĞDA AMFORALAR (*) ‘Yunanca bir kelime olan Amphora “İki Kulplu Kap” anlamına gelmekte, Antik Çağda ve günümüzde çok değişik tipler ve formlar içeren kapların tümü için kullanıla gelmiştir. Amphorayı; iki kulplu, dibi çoğunlukla sivri olan veya bir ayakla biten, zeytinyağı, şarap gibi sıvıları ve katı maddeleri korumak taşımak için kullanılan ve pişmiş topraktan yapılan Antik kap olarak tarif edebiliriz.
Ülkemizin kıyılarından çeşitli yollarla (Batık gemilerin araştırılması ve kazısı sonucu, sünger avcılarının bulması, balıkçı ağlarına takılma sonucu, balık adamların ortaya çıkarması vs.) elde edilen Amphoralar genellikle müzelerimizde koruma altına alınmakta ve sergilenmektedir. Ayrıca, Akdeniz ve Ege Kıyıları boyunca dizili köy ve kasabalarımızın kahvelerinde, balıkçı meyhanelerinde ve turistik otel lobilerinde Amphora ve Amphora parçaları sevilen dekoratif bir malzeme olarak karşımıza çıkmaktadır. Halbuki Amphoralar, ambalaj maddeleri ve taşıyıcılar olarak ağırlığını zeytinyağı, şarap ve birçok gıda maddesi ticaretinin ve Antik dönem ekonomilerinin doğrudan belgeleri ve tanıklarıdır.
Amphoraları genelde Ticari Amphoralar ve günlük hayatta kullanılan Amphoralar olmak üzere iki bölüme ayırabiliriz. Biz bu yazımızda Ticari Amphoraları ele alarak bunlar hakkında kısaca bilgi vermeğe çalışacağız.
Ticari Amphoraların Tarihi Gelişimi : Arkeolojik kazı ve bulgulara göre amphoraların ilk örneklerine MÖ. 3000 yıllarında batı Anadolu ve Ege Adalarında rastlanır. MÖ. 2000 den itibaren Doğu Akdeniz Ticaretinin gelişmesi ile ticari tür uzun mesafe taşıma kapları olarak gelişirler. M Ö. 10 ve 8 yy. larda Fenikeliler Ege ve Akdeniz Ticaretini ellerinde bulundurduklarından Fenike tipi Ticari Amphoralar gelişir ve yayılır. M.Ö. 8 yüzyıl son çeyreği ile M.Ö. 7. Yüzyılın başlarında ilk Yunan Ticari amphoraları Akdeniz ve Ege de görülürler. Amphoralar teknik ve form olarak bu gelişimlerini M.S. 13. yüzyıla kadar devam ettirmişlerdir. En son olarak, Hıristiyan manastırlarının ürettikleri şarap ve zeytinyağını taşıyan gövdeleri yivli amphoralar M.S. 9. ve 13. yy.lar arasında Doğu Akdeniz ve Ege kıyılarında varlıklarını sürdürmüşlerdir.
Genelde, Antik Yunan Amphoraları MÖ. 7. ve 6. yy.larda geniş omuzlu, hantal gövdeli ve sivri diplidir. Zamanla gövde daralmış ve boylar uzamıştır. Roma çağında çok çeşitli formlar gelişmekle birlikte, genelde geniş ağızlı ve boyunlar kısadır. Bizans Amphoraları ise, genelde kısa boyunlu, yuvarlak yivli gövdeli ve oval diplidir Belli bir çağın veya belli bir yörenin veya şehrin tipi olsalar dahi, zaman içerisinde form değiştiren Amphoralar için kesin genel çizgiler çizebilmek çok zordur,
Günümüzde de aynı coğrafi bölgelerde Antik Ticari Amphoraların torunlarından çift kulplu testiler özellikle kırsal yörelerde varlıklarını sürdürmektedirler. Anadolu’nun birçok yöresinde hala kendilerine özgü değişik formlarıyla köylülerimizin vazgeçemediği testilerimizin 5 bin yıllık bir mirası taşıdıklarını bilmek bizlere nostaljik bir haz vermektedir.
Yazılı Antik Kaynaklar ve gerek karada, gerekse su altındaki batık gemilerde yapılan kazılar sonucunda, Ticari Amphoralarda genelde şarap, zeytinyağı, balık sosları, bal, az da olsa üzüm, erik, incir, hurma, fasulye, mercimek, hububat, un, mısır ve sirke taşındığı tespit edilmiştir. Ticari Amphoralar ile yapılan denizaşırı taşımacılıkta, taşınan sıvı maddelerin sızmasını önlemek için Amphoralarda çeper yalıtımı uygulanmakta ve ağızlar da bir tıpa ile kapatılmaktaydı.
Anadolu kıyıları ve civarındaki önemli ticari Amphora üretim merkezleri; Khios (Sakız), Rodos, Knidos, Kos (İstanköy), Samos (Sisam), Lesbos (Midilli), Miletos, Klazomenei (Urla iskelesi), Erytrhai (Çeşme – Ildır), Symrna (Eski İzmir), Kolophon (Değirmendere), Kyme, Thasos (Taşoz), Sinope (Sinop), Amastis (Amasra), Thermessos, Aspendos, Perge ve Side gibi antik şehirlerdir.
Ülkemizin kıyılarından çeşitli yollarla elde edilen ve kısaca tanıtmaya çalıştığımız Ticari Amphoralar müzelerimizde koruma altına alınmakta ve sergilenmektedir. Bu müzelerimizden Bodrum su Altı Müzesinde, batık gemi araştırmaları ve kazıları sonucunda ortaya çıkartılan Antik devirlere ait çeşitli tip ve formlu yüzlerce Amphoraya bir arada izlemek mümkündür. Şu anda Mersin Müze Müdürlüğü Arkeoloji Seksiyonunda bölgemiz kıyılarında elde edilmiş 20 adet amphora çeşidi sergilenmektedir. Zeki Akcan. Müze Araştırmacısı.

(*) AMFORA okunuyor
KAYNAKÇA
Değer Ersin, Antik Çağda Amphoralar- 1990
SALTUK Secda, Arkeoloji Sözlüğü – 1989
ÖNDER Memet, Türkiye Müzeleri- 1995

Bu yazı İÇEL SANAT KULÜBÜ AYLIK BÜLTENİ MAYIS 1995 – SAYI 36 dan alınmıştır.

Biyografik Bilgi

scroll to top