BİR YILDIZI KUCAKLAYAN İKİ HİLAL – VAHAP KOKULU

HADRA-HAMAMI.jpg

160 sokağa bakan taşkapının aynasındaki ve ortasında “bir yıldızı kucaklayan iki hilal”mermer oymayı taşıyan başlık ve mermer bir levha üzerine altı satırlık Osmanlıca yazılmış bir yazının varlığı, temiz ve kutsal bir mabede girmekte olan insanın duygularını anımsatır.
“Bir yıldızı kucaklayan hilal”mermer taş oymasının kapının alnına konulduğu tarih 1903’tür.
Uray caddesindeki Hükümet konağı henüz tamamlanmıştır.
Devir Osmanlı devridir.
Mersin’de Osmanlı mozaiğinin altın devri ve istikbalde daha huzur ve saadet içerisinde yaşama yatırımlarının yapıldığı “inkişaf”devridir.
Devir “inkişaf” devridir..
1896’da Numune Mektebi(Kayatepe İlkokulu);1897’de Mahmudiye Mahallesinde İnas(kız)iptidai mektebi;1898’de Sümen(Şami) ailesi tarafından Kiremithane Mahallesinde Avniye (tahtalı)cami;1898’de Abdullah Mağribi tarafından Mağribi Camii,1900 yılında Abdülkadir Saydavi tarafından Yeni Cami açılmıştır.Katolik Erkek Koleji’de vardır.Mersin Rüştiyesi’de.Medrese’de.
Adana-Mersin Demiryolu devrededir.(1886)
Mersin’de Ticaret Odası açılmıştır,Deniz Kıyısında iskeleler,Deniz feneri,Çırçır Fabrikası,Un fabrikası,Yağ Fabrikası,Pamuk ve Buz Fabrikası açılmıştır.
Pamuk ve sebze tarımı gelişmektedir.Yafa ve Trablus’dan portakal fideleri getirtilmekte ve tarlalar,bayırlar ağaçlandırılmaktadır.
Çerkez,Giritli göç ve yerleşimleri devam etmektedir.
Ankara Oteli,Maarif Oteli açılmıştır.12 Konsolosluk vardır.
Gümrük Meydanında Kanto,düetto varyete müziğinin icra edildiği “Şıh Mustafa’nın Sazı”vardır.
Ama doğru düzgün bir “Hamam” yoktur.
Mutasarrıf Cemal Bey ,1900’lü yıllarda yapımına başlayan Hükümet Konağı inşaatını hızlandırmak için kentin eşrafını toplamış ve bağış talep etmiştir.Mersin’in tek iskelesinin dört yıllık geliri bu inşaata tahsisi edilmiştir.O iskelenin işletmecisi ve tahmil tahliye müteahhidi de (Kayıkçı Kaptan), Cemile Hanımın dedesidir.
Kayıkçı Kaptan” o zamanın bir Ortadoğu liman kıyıları armatörlerinden de birisidir ve gemileri de kocaman “yelkeni”, kocaman “ahşap” ve kocaman “dümenleri” kocaman “direkleri” olan tek donanımı”pusula” olan kayık azmanlarıdır.
ve “kayıkçı kaptan” o gemileri ile Hükümet Binası inşaatının mermer ve sukkari taşlarını şimdiki Suriye,Lübnan ve Kıbrıs kıyı iskelelerinden taşımakta ve taşıttırmaktadır.
Şimdiki Kültür Merkezinin bulunduğu alandaki Çardak mahallesinde harap gecekondularda yaşayan fakir halkın;şimdiki Sıdalı Pasajı ile Kasaplar çarşısı arasındaki Attar’lar adı verilen çarşıda ve bunun yanındaki Bezirgan çarşısında yaşayan işleri hamal,arabacı,balıkçı olan dar gelirli halkın banyo ihtiyaçlarını insani ve sağlıklı ve de ucuz koşullarda karşılayacak hatta hayır işi bir hamam yoktur.
O “Hamam”yatırımı da Cemile hanımın dedesine nasip olur.Kiremithane mahallesi 160 sokağın içinde kendi konağının hemen yakınında kendi mülkü olan boş bir tarla’da1917 yılında hemen kazılara başlanır.
Hükümet Binasının son çalışmalarını yapan mimarlari,mühendisleri,taş oymacıları,taş yontmacıları zaten Mersin’dedir.Hükümet Binasının inşaatından oldukça yüklü mermer,sukkari taş artmıştır.Mutasarrıf Galip Bey’in açtığı bağış kampanyasına bu taşların bedeli”bağış” olarak ödenir malzemeler “Hamam”inşaatına at arabaları ile nakledilir.
Hükümet Binasının inşaatı biter,birkaç ay sonra da hükümet binasını yapan birkısmı Halep’den getirtilmiş mimarların mühendislerin Osmanlı hamamı Mimarisi ve standartlarına uygun olarak projelendirdikleri Hamam’ın inşaatı da biter.
Su kaynağı şimdiki Atatürk Evi’nin arkasındaki derin kuyudan sağlanır künk borularla..hamam atıkları da şimdiki Altin Anahtar apartmanlarına kadar döşenen künk borularla denize ulaştırılır..Gündüz ışığı kubbelerdeki “fil gözü”denilen yuvarlak pencerelerden yansıtılır gece ise “kandil”lerle aydınlatılır..
“Kayıkçı kaptan” Erzincan Refahiye’den gelmiş taş ve oyma ustası Haydar ustaya özel bir iş yaptırmaktadır.Bir mermer levha üzerine bu hamamın “Hayır”amacıyle yapıldığının bir ifadesini altı satırla kazımaktadır Haydar Usta. Bu hamamın insanlığa ,temizliğe ve sağlığa hizmet edeceğinin bir vasiyeti ve parolası olarak..
Ve bir başka bir mermer blok taş üzerine de “Ortasında yıldızı kucaklayan iki hilal “nakşedilmektedir..Hilal ve yıldızın simgelediği Osmanlılığın ,islamiyetin
Gücü adına..
Hamam 1921 yılında bir Cuma günü Tahtalı Cami’den Cuma namazının selasının verildiği saatlerde açılır.Ortasında bir yıldızı kucaklayan iki hilal yontusunu oğulları Abdülkadir’le Halit,Musa ve Mehmet’le ve İbrahim’le birlikte kapının alnına yerleştirir “Kayıkçı kaptan”.
Birlikte “Fatiha”okunur.
Cemile hanım bu hamamın açılışından itibaren kırk gün kırk gece Mersin halkına hizmet ettiğini anlatır..Zaman,Cumhuriyet öncesidir…
“Kayıkçı Kaptanın” adı Mehmet Hadra’dır. O aynı zamanda 1923 yılında doğduğu büyüdüğü ama “Türkçe”öğrenemediği mahallesinde çocuklara,gençlere bir mekteb-iptidai kazandırmak amacıyle 5000 Lira bağış yapıp gayrımüslüm bir ailenin metruk konağının kamulaştırılarak “Gazipaşa İlkokulu”olmasını sağlıyan ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından imzalı bir Bakanlar Kurulu kararı ile teşekküre mazhar olan Mehmet Hadra olacaktır.
Hamamın adı “Hadra Hamamı”  olur.
“Hadra” hamamı yıllarca evlerinde banyoları olmayan Mersin’lilere hizmet eder,sağlık sunar, temizlik sunar. Bu hamam Mersin’deki gelinlerin kına töreni eğlencelerine mekan olur.Def darbuka sesleri karışır ince zılğıtların arasına ve kubbelerden 160 sokağa,oradan Mersin’e taşar..Mersin’e konuçlanmış Deniz Harb Okulunun ,Astsubay Hazırlama Okulunun, Mehmetçiklerin ihtiyaçlarını karşılar bedelsiz.
Kimbilir kaç Mehmetçik ilk kez tanışır bir Osmanlı Hamamının kubbeleri ile..
“Hadra”soy ağacının bireyleri”Öztep’ler,Işıktan’lar o hamamı taşırlar geçmişten geleceğe doğru,bir zengin ve onurlu kültüre sahip çıkarak.
Bu gerçek öyküyü anlatan “Cemile hanım”
Benim sevgili annemdir.
Ağustos 2006’da 90’a varan yaşlarında kaybettiğimiz.
Ve Hamam’ı inşa ettiren Hayırsever de O’nun dedesidir.
yani
“Hadra”,”Öztep” Işıktan” ailelerinin babası
Kayıkçı Kaptan Mehmet Hadra.
Bugün mezarı Mahmudiye Mahallesindeki 1.Endüstri Meslek Lisesi arsasındaki eski mezarlığın toprağına karışmıştır.

Hadra Hamamı (Evvelki - Önden)

Hadra Hamamı (Restotasyon öncesi – Önden)

Hadra Hamamı (Şimdiki - (Yandan)

Hadra Hamamı (Restorasyon sonrası – Yandan)

RAHMETLİ ANACIĞIM ADINA TEŞEKKÜR EDERİM.
Şimdi;
Kiremithane mahallesine,Gazipaşa İlkokulu ile Tahtalı cami arasındaki 160 Sokağa girin.
Sokağın başından 20m sonra harap,zavallı,çürümeye terkedilmişken Akdeniz Belediyesi mülkiyetine geçtikten sonra restore edilen hamamı inceleyin.
Ve kaldırımların altına gömülmüş kapının alnındaki
“bir yıldızı kucaklayan iki hilal”e dokunun.
Mersin’in “inkişaf”devirlerindeki kültürel beraberliğin sıcaklığını hissedin..
Hamam”a girin..
Kubbelerinde yoğunlaşan
Ve güvercin seslerine karışan,
O eski Mersin’e özlem şarkılarını dinleyin..
Evet şimdi..Şimdi.
Hadra Hamamı’nın Akdeniz Belediyesine mülkiyetini sağlayan Kiremithane mahallesi eşrafı Sn.Burhan Kanun’a ve ilk restorasyonu başlatan CHP’li Belediye Başkanı Sn.Kenan Yücesoy ve restorasyonu tamamlayan BDP’li Belediye Başkanı Sn.Fazıl Türk’e rahmetli anacığım adına ve HADRA ve ÖZTEP ve IŞIKTAN ve KUTLU aileleri adına teşekkür ediyorum.

VAHAP KOKULU (HADRA HAMAMI KAPISINDA)

VAHAP KOKULU (HADRA HAMAMI KAPISINDA)

İktisatçı. Solist, korist, sunucu, prog.cı. Sanat derneklerinde yönetici. Mersin ve Mersinli-ler sevdasıyla "Şurup Tadında" yazar.

scroll to top