CUMHURİYET ÖNCESİ MERSİN’DE EĞİTİM – H. Şinasi DEVELİ

Katolik-Kız-Koleji-Talebeleri.jpg

Katolik Kız Koleji Talebeleri

Osmanlılar döneminde özellikle Sıbyan Mektepleri ve Medreselerde tedrisat din ağırlıklı idi, Çocuklar arasında doğru dürüst okuyan yoktu ve okur yazar oranı % 2-3 dolaylarındaydı. Son dönemlerde Batı yönünde gelişim sağlama gayretleri de büyuk güçlüklerle karşılaşıyordu.
Bu konuda vereceğimiz bir örnek sahifelerle yazı yazmayı gerekli kılmayacak kadar çarpıcıdır. “Tahsin Efendi Paris’te eğitim görmüş yetişkin bir kişidir. Kendisi yeni kurulan Darülfünunla (Üniversite) tayin edilir. Birgün ders anlatırken bir fanus içerisine bir güvercin koyar. Bir süre sonra güvercin ölür. Tahsin Efendi bununla canlıların havasız yaşamayacağını göstermek istemiştir. Fakat yobazlar feryad ederler. Canlıları dirilten de, öldüren de yalnız Allah’tır. Bunun aksini iddia eden dinsizdir buyrulur. Bu feryada kulak verilir ve Darülfunun kapatılır, tabii Tahsin Efendinin işi de sona erer.’
Bu konuda daha hayli örnek vardır. Daha yenilerde 1924 yılında Arap harflerinin T.B.M. Meclisinde kaldırılması tartışmaya açılınca yuhalama ve gürültüler kopmuştur. Bu konuda konuşmak isteyen Şükrü Saraçoğlu susturulmuştur. Bu husus ayrı bir yazı konusu olduğu için bu iki örnekle yetiniyoruz. Cumhuriyetten önce, eğitim yönünden Mersin pek de iyi durumda sayılmazdı. Hatta azınlıklar nüfus itibariyle daha az olmalarına rağmen okul ve okuyan yönünden Türklerden daha ileri durumdaydılar.

Şimdi Cumhuriyetten önceki Mersin’de Eğitimin durumunu en küçük dereceli mekteplerden başlayarak açıklamaya çalışacağız.

1) SIBYAN MEKTEPLERİ MAHALLE MEKTEPLERİ – İPTİDAİ OKULLAR

A) SIBYAN MEKTEPLERİ :

Mekatib-i Sıbyaniyye mektepleri eğitimin ilk verildiği kurumlardı. SIBYAN çocuklar anlamındadır ve SÜBİ’nin çoğuludur. Daha ziyade Cami yakınlarında kurulurlar ve ümmet eğitimine dayalı eğitim verirlerdi. Her mahalle ve köy’de veya icabına göre iki mahalle veya köyde en aşağı bir Sıbyan Mektebi kuruluyordu. Mekteplerin yapım onarım giderleri ve hocaların maaşları mahalle veya köy halkı tarafından karşılanıyordu. Bunlar para olarak varlıklarına göre veya un, yağ, sabun, bulgur, yumurta gibi yiyeceklerden odun kömür gibi şeylerden oluşabiliyordu. Para ile yardımda miktar bir kuruştan oniki kuruşa kadar değişebiliyordu.
SIBYAN Mektebi’nde öğretim suresi dört yıldı. Bu sürede gereken bilgiyi alamayan çocuk en çok yedi yıl daha devam edebilirdi. Eğer bu süre içinde de başarılı olamıyorsa ailesinin talebi ile mektebe devamına izin verilirdi. Her yıl sınıf geçme diye bir konu yoktu. Dört yıl sonunda imtihan yapılırdı. Başarılı çocuklar imtihanla Rüştiye’ye alınırdı. Sıbyan mekteplerinde kız ve erkek çocuklar birlikte okurlardı. Şayet bir köy veya mahallede iki Sıbyan Mektebi var ise, birisi kız mektebi olarak ayrılırdı. Ancak öğretmenin kadın veya bulunmadığı takdirde yaşlı erkek olması gerekirdi. Mektepte öğretmenden başka bir de Kalfa olurdu. İmkan varsa bir de yazı hocası görevlendirilirdi.
Sıbyan Mekteplerinde dersler; Elifba, Kur’an Tecvit, (Kur’an-ı Kerimi usulüne göre okuma dersi), İlm-i Hal (Din kurallarını öğrenme), Türkçe Ahlak, Muhtasar Osmanlı tarih ve coğrafyası gibi dersler görülürdü. Öğretimde temel ezberdi.
Talebe gerek dinen, gerek aklen fena bir harekette bulunursa falaka ile cezalandırılırdı. Erkek çocukların sopa ile ayaklarına vurulurken kız çocuklarına falaka cezası ellerinde vurulmak suretiyle infaz olurdu.
Falakadan başka cezalar da uygulanırdı. Talebe mektep kapısının önünde bir süre oturmaya mecbur edilirdi. Kış aylarında bu ceza oda kapısı önünde gerçekleştirilirdi.
Talebe kitabını küçük bir rahle üzerinde okurdu. Hoca dersin disiplinini elindeki uzun bir sopa ile temin ederdi.
Sıbyan Mektebini düzenleyen kurallar Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile düzenlenmişti.
Mersin’deki Sıbyan Mektebi’nin ilki şimdiki Eski Caminin kuzeyinde Vakıflara ait Mersin’in en eski binalarından birisinde açılmıştı. Bu binada yıkılmadan önce Son Haber Gazetesi idarehanesi bulunmaktaydı. Daha sonra mektep, yakın zamana kadar Mersin Vakıflar Müdürlüğü binası olarak kullanılan ve bir süre önce yanan binaya taşındı. Bu binada önceleri Mersin Rüştiyesi bulunuyordu. Sıbyan Mektebi buraya taşındıktan sonra ismi CAMİATİK İPTİDAİ MEKTEBİ oldu.
Sıbyan Mektepleri tanzimattan sonra yenileşme hareketleri sırasında da devam etti. 22.03.1926 tarihinde tamamen kaldırıldı.
Mahalle Mektepleri de Sıbyan Mektepleri gibiydi. Yine halkın yardımı ile yaşayabilen, denetimsiz, din ağırlıklı mekteplerdi.

B) İPTİDAİ MEKTEPLER

1876 Tarihli Osmanlı Anayasası’nda “Osmanlı efradının kaffesince tahsili maarifin birinci mertebesi mecburi olacak, bunun derecat ve teferruatı nizama mahsus ile tayin kılınacaktır” hükmü bulunuyordu. 1329 (1913) yılı 23 Eylül’ünde yayınlanan yüzbir Maddeden ibaret (Tetdrisat-ı İptidaiye Kanunu Muvakkati) ile bütün vatandaşların okur-yazar olması öngörülüyordu. Bu kanun, İlköğretime ait kuruluşları a) Ana Okulları, b) Sıbyan Mektepleri, c) El işleri ve Sanat Mektepleri olarak üç sınıfa ayırmıştı.
İptidai Mektepler genel ve özel idi. Genel olanların kuruluşları; Devlet, Vilayet, Liva, Kaza, Nahiye, Köy veya Mahallece temin ediliyordu. Özel kuruluşların giderleri kişiler, toplum veya cemiyetler tarafından karşılanırdı. Her köy veya mahallede en az bir iptidai Mektebin bulunması zorunluydu. Buna imkan bulunmazsa, birleşerek bir müşterek mektep yapacaklardı. Ancak bunun için Tedrisat-ı İptidaiye Meclisi’nin kararı ve Vali’nin onayı gerekiyordu. Genelde bu mekteplerde kız-erkek karışık okuyordu. Ancak bir köy veya mahallede okuyacak kız talebelerin adedi elliyi geçmişse orada bir iptidai Mektep açılması şarttı. İptidai Mekteplerin tahsil süresi, Tedrisat-ı İptidaiye Kanunu’nu muvakkati yayınlandığında dört yıl idi. Daha sonra süre altı yıla çıkarıldı. Bu süre ikişer yıllık üç devreye ayrılıyor ve dersler ona göre tertipleniyordu. Bu kanun, ana mektepler açılmasını da öngörüyordu. Eğer ayrıca bir ana mektep açılmış değilse, beş altı yaşındaki çocuklar için Sıbyan Mekteplerine bir Sıbyan sınıfı açılması öngörülüyordu.
İptidai Mektepler de temel dersler yanında resim-iş, beden terbiyesi, müzik gibi dersler de okutulmaktaydı. 1924 yılında yayınlanan Tevhidi Tedrisat Kanunu ile iptidai Mektepler ilkokul olarak değiştirilip yeni esaslara bağlandı.
Mersin’deki İptidai Mektepler

CAMİATİK İPTİDAİ MEKTEBİ:
Mersin’in ilk Sıbyan mektebidir. Mersin Rüştiyesi bulunduğu binayı terkedince, mektep buraya taşınmış ve Camiatik iptidai Mektebi adını almıştır. Eski Cami bitişiğindeki yakın zamanda yanan binada bulunuyordu.
HAMİDİYE İPTİDAİ MEKTEBİ:
Mersin mutasarrıfı Cemal Bey’in gayreti ile İslam Cemaati tarafından yaptırılmıştır. Arsasını Müftü Sıddık Efendi bağışlamıştır. Müftü Köprüsü’nün hemen sağ başında birara karakol olarak da kullanılmış olan binada bulunuyordu. Mersin’in kız-erkek birlikte ders gördüğü ilk muhtelit mektep budur.
KIBRIS İPTİDAİ MEKTEBİ:
Soğuksu Caddesi’nde eski Yahudi Havrası bitişiğinde, bir ara Necati Bey ilk Mektebi ve daha sonra Akdeniz Koleji olan ve şimdi yerinde bir apartman yapılmış olan binada eğitim vermekte idi.
ŞÜKRANİYE KIZ İPTİDAİ MEKTEBİ:
Şimdiki Halk Bankası arkasında bir binada eğitim veriyordu.
MADERİ VATAN İPTİDAİ MEKTEBİ:
Şimdiki Borsa Sarayı’nın bulunduğu binada eğitim vermekteydi. Bu bina yeni Halkevi binası yapılıncaya kadar Mersin Halkevi binasıydı.
NÜMUNE İPTİDAİ MEKTEBİ:
Şimdiki Kayatepe İlkokulu. Burası 1897 yılında inşa edilmiştir. Bir ara Mersin Rüştiyesi bu binada eğitim vermekteydi. Ancak Fransız işgali döneminde İşgal Kumandanı Binbaşı Anfre mektebi kapattı ve bir süre sonra 01.02.1919 tarihinde tekrar açılmasına izin verildi. 1922 yılında mektebe Şehit Halil adı verilmişti. İstiklal Harbi’nden sonra, Garp Cephesi Karargahı’nın bulunduğu yerin adı olan Kayatepe adı verildi.
KIZ İPTİDAİ MEKTEBİ:
Mahmudiye Mahallesi’ndeki bu mektep Mersin’deki nadir kız okullarından birisidir. 1897 yılında Kız Mektebi olarak inşa edilmiş, daha sonra Kız Rüştiyesi olmuştun Cumhuriyetten sonra İnönü İlkokulu olarak eğitimi sürmüştür.
CUMHURİYET ÖNCESİ MERSİN’DE EĞİTİM (3)

2) RÜŞTİYE MEKTEPLERİ

Sıbyan Mektepleri’ndeki eğitimin yeterli olmaması nedeniyle, Osmanlılar döneminde maarif işlerini yöneten Meclis-i Vala kararı ile Sıbyan Mektepleri üzerinde eğitim verecek mekteplerin açılması öngörüldü. Bu mektepler rüşt yaşına gelmiş çocuklar için, 2.inci Mahmut zamanında düşünülmüştü. 500 hanenin bulunduğu her Şehir ve Kasaba’da Rüştiye Mekteplerinin açılması zorunlu kılınmıştı. Büyük şehirlerde ayrıca Kız Rüştiyeleri açılması da gerekiyordu. Buralarda aslolan kadın öğretmenlerin bulunmasıydı, mümkün olmaz ise, yaşlı erkeklerin öğretmenliğine izin veriliyordu.
Rüştiyeler, bugünün Orta Okullarına tekabil etmektedir.
İlk Rüştiye 1858 yılında İstanbul’da açılmıştır. 1859 yılında da, ilk Kız Rüştiyesi açıldı.
Rüştiyeler genelde altı yıllık öğretim veren mekteplerdi. Mersin Rüştiyesi dört yıllıktı. Mersin Rüştiyesi’nde talebe mevcudu 40-80 arasında devamlı değişiyordu.
Mersin Rüştiyesi’nde okutulan dersler Arapça, Farsça, Tarih-Coğrafya, Hesap gibi derslerdi. Tabi Din dersleri esas dersti.
Mersin Rüştiyesi’nin yıllara göre durumunu Adana Vilayet Salnamelerinden şöylece takip edebiliriz.
1290-(1874) Yılında: Rüştiye’de 45 talebe okumaktadır. Öğretmen Muhammet Efendi adında bir zattır. Mersin bu tarihte Kaymakamlıktır ve Kaymakam Galip Beydir.
1292-(1876) Yılında: Talebe mevcudu 42 dir. Öğretmen Ahmet Efendidir. Ve ayrıca Mustafa Efendi adında bir de BEVVAP (l) vardır. Mersin Kaymakamı bu tarihte Mahmut Raşit Beydir.
1294-(1878) Yılı: Talebe adedinde, öğretmen ve Bevvap’da bir değişiklik olmamıştır.
1286-(1880) Rüştiye de talebe mevcudu bu yıl 24’e düşmüştür. Öğretmenler Ahmet ve Mustafa Efendilerdir. Mersin Kaymakamı Abdülaziz Bey adında bir zattır.
1297-(1881) Talebe mevcudu 21’e düşmüştür.
1308-(1892) Mersin artık Kaymakamlık değildir. Bir derece ilerlemiş ve LİVA olmuştur. Mutasarrıf Behçet Beydir. Rüştiye’nin talebe adedi de 80’e yükselmiştir.
1309-(1893) Mutasarrıf Fahim Paşadır. Muallim Ahmet Hamdi Efendi, Bevvap Hacı Ali’dir. Talebe adedi 40 dır.
1312-(1896) Mersin Rüştiyesi Nümune Mektebi olarak inşa edilmiş olan bugün Kayatepe Mektebinin bulunduğu binaya taşınmıştır.
1313-(1897) Mersin’de ikinci Rüştiye olarak Kız Rüştüye Mektebi açıldı. Bu bina Cumhuriyetten sonra İnönü ilk Okulu olan Mahmudiye Mahallesi’ndeki binadır.
1319- (1903) Mersin Rüştiyesi’nde Fransızca da okutulmaktadır. Fransızca hocası Ali Rıza Efendi’dir. Mutasarrıf Ali Galip Paşa, ve Rüştiye muallimi evveli İbrahim Etem, Muallimi Sani, Ahmet Efendi’dir. Talebe adedi 90 dır.
1320-(1904) Mutasarrıf Nazım Paşadır ve Nazım Paşa Mersin Eğitimine büyük iyilik getirmiştir. Daha önceleri Mekteplerin giderleri zorlukla karşılanmakta devlet ve halk yardımı yetersiz kalmakta idi. Nazım Paşa (2) Mekteplerin tutarlı ve devamlı bir gelire kavuşması için yaptırdığı bir otel (3) binasının gelirini, yakın zamana kadar Postane binası olarak kullanılan binayı ve inşa edilen bir iskelenin gelirlerini Mekteplere tahsis etmiş ve bu suretle Mersin Eğitimine unutulmaz yarar sağlamıştır.
Mersin Rüştiyesi birkaç yıl daha hizmet verdikten sonra yerini, Mersin İdadisine bırakmıştır.

3) MERSİN İDADİSİ

Rüştiye Mektepleri çoğalıp okuyan talebe adedi artınca bir üst derece mekteplerin açılması da zorunlu hale gelmiştir. 1869 yılında yayınlanan MAARİF-l UMUMİYE NİZAMNAMESİ’ne göre dört yıllık Rüştiye Mekteplerinin üzerine üç yıllık bir orta öğretim kuruluşuna gerek görülmüştür. Nizamname, idadi Mekteplerini şöyle tanımlamaktadır. “İDADİ MEKTEPLERİ Rüştiye’yi bitirmiş olan İslam ve diğer Müslüman olmayan sınıfların çocuklarını alan ve bunları bir arada talim ettiren kuruluştur.”
1000 haneyi geçen, hal ve mevkileri itibariyle gerek görülen kasabalarda birer idadi Mektebi açılması yine adı geçen Nizamnamede öngörülmüştür. İdadi Mektepleri Vilayet Merkezlerinde Rüşti ile birlikte yedi, Sancaklarda (Mersin gibi) Rüştiye ile birlikte beş yıllıktır.
İdadiler Yüksek Öğretim için talebe hazırladıkları gibi, serbest meslekler, mahalli ve resmi hizmetler için de memur yetiştiren kuruluşlardı. Orta Öğretim basamağının üst sınıfını teşkil etmek üzere yalnız vilayetlerde olmak kaydıyla SULTANI Mektepleri de kuruldu. Bu mekteplerde Rüştiye’den sonra altı yıllık bir tahsil öngörülüyordu. İlk üç yılında İdadillerde okutulan dersler, ikinci üç yıllık dönemde Türkçe, Arapça, Farsça, Fransızca, Milletlerarası Hukuk, Tarih, Cebir Hendesi, Kimya gibi dersler okutuluyordu. Mersin’de ilk idadi, Mersin Rüştiyesi’nin 1909 yılında idadiye dönüşmesi ile vücut bulmuştur. Mersin İdadisi 1919 yılına kadar öğretime devam etti. Ancak Mersin Fransızlar tarafından işgal edilince, İşgal Kumandanı Binbaşı Anfre’nin emri ile mektep kapatıldı ve mektep müdürü Nazmi Bey Mersin’den sürgün edildi. İşgalden sonra, İdadi şimdiki Özgür Park civarında Sursok’lara ait bir binada yeniden öğretime açıldı. Bu defa Mektebin içkiye düşkün muhasebecisi Emin Efendi’nin dikkatsizliği nedeni ile üç katlı bina tamamen yanması ile mektep yine kapandı.
Bugün de bu semtin adı, Yanık Mekteptir. Mersin İdadisi hakkında, o tarihlerde bu mektepte okumuş olan rahmetli Sait Merze ve Mehmet Akdoğan beylerden oldukça ilginç bilgiler almıştım. Okudukları dersleri ve hocalarını rahatlıkla hatırlıyorlardı.
Mektepte Türkçe, İmla, Tahrir, Kompozisyon, Cebir, Hendese, Tarih, Coğrafya, Arabi, Farisi, Din Bilgisi, İlmihal, Tevhit, Ticari Muhasebe, Malumatı Ticariye, Emteayı Ticariye, Muhaberatı Ticariye, Malumatı Hukukiye, Resim, Terbiyei Bedeniye, Hıfzısıhha, Fransızca gibi dersler okutuluyormuş.
Tarih, Coğrafya derslerini Fehmi Bey, Ticari hususatı Mazhar Hasan Bey, Hukuk ve Türkçe Derslerini Dr. Reşit Galip Bey, Muhasebeyi Rasim Bey, Din dersini Hadımlı Ahmet Efendi, Türkçe yazıyı Süleyman Vahit Bey, Hıfzısıhha dersini Dr. Hıfzı Muhtar Bey, Fransızcayı Selman Bey, okutmakta imiş. Mektep yandıktan sonra talebeler bir süre yabancı mekteplere devam etmiş (5) bir kısmı boşta kalmıştır. Mektebin tekrar açılışında görev bir ara Latin Kilisesi kuzeyindeki bir binada, bir ara Ziya Paşa Gazinosu’nun üst katındaki binalarda yerine getirilmiştir.
Gerek idadi ve gerekse Sultaniler 1923 yılında kaldırılarak yerine üç yıl süreli Lise’ler konuldu.

4) MEDRESELER

Mersin’de ilk Medrese Hamidiye Mahallesinde 1882 yılında açılmıştır. Medrese nedeniyle mahalleye bir ara MEDRESE MAHALLESİ adı da verilmiştir Bir diğer Medrese Camişerif Mahallesi’nde Mığrıbi Camii karşısında İlyas Efendi adında bir zat tarafından kurulan Medrese’dir Genelde Medreseler Cami civarında kuruluyordu, Mersin’dekiler de öyle olmuştur.
Mezitli’de, Burhan Köyü’nde ve Bekirde’de Medreseler vardı. Burhan Köyü Medrese’sinde 20, Mezitli Medresesi’nde 15 ve Bekirde Medresesi’nde ise 6 talebe bulunuyordu. Öğretim programları bakımından Medreseler, Şeriat hükümlerine göre tedrisat yapan dinsel eğitim kurumları idi. Medresede ders gören talebelerin yiyip, içme, yatmaları devletçe karşılanırdı. Ders veren hocalara Müderris adı verilirdi. Dersler, Felsefe, Hikmet, Belagat (Güzel söz söyleme sanatı) Mantık, Sarf-Nahiv (dil bilgisi) Tefsir, Hadis, Fıkıh gibi derslerdir. Tanzimatta Medreselere dokunulmadı. Abdülhamit döneminde Medrese okuyanların askerlikten muaf tutulması Medreselere ilgiyi arttırdı.
3.3.924 tarihinde kabul edilen Tevhidi Tedrisat Kanunu ile Medreseler kapatıldı.
Kapatıldığı tarihte memlekette 429 Medrese ve 18.000 talebe bulunuyordu. Osmanlılar’da Medreselerin değişik türleri vardı.
a) Medresetülirşat: Vaiz, Hatip, İmam yetiştirilmek üzere açılan Medresetül vaizin ile Medresetül Eimme Ve’l Huteba Medreselerinin birleşmesi ile kurulan Medrese.
b) Medresetülkuzzat: Kadı yetiştirmek üzere kurulan Medrese. Burada şerli yargılama usulü, Mecelle-i Ahkamı Adliye gibi dersler okutuluyordu.
c) Medresetülmütehassisin: Konuları üzerinde uzman yetiştiren Medreselerdi.

6) MERSİN’DE YABANCI MEKTEPLER

Osmanlılarda yabancı Mektepler, Misyonerlerin ve dini kuruluşların desteği ile kurulmuş oldukları için yönetimleri de Ruhani Meclislerin veya Misyoner teşkilatlarının yönetiminde idiler. Azınlıkların dışında ilgili devletlerce kurulmuş olan mekteplerin finansmanı bu devletlerce karşılanmakta idi.
Mektep adedi artışı yönünden Amerikalılar önde idiler. 1869 yılında Amerikan Mekteplerinin adedi 21 iken, 1900 yılında bu rakam 417 ye çıkmıştır. Talebe adedi 17556 olup, ekseriyetini Ermeniler teşkil ediyordu. 1915 yılına kadar Osmanlı Devleti’nin yabancı mektepler üzerinde fazla bir müdahalesi görülmemiştir. Mekatib-i Hususiye Talimatnamesi bu tarihte yayınlanınca Türkçe ve Türk Tarih Coğrafyası derslerinin okutulması mecburi kılındığı gibi, bu derslerin Türk öğretmenlerce okutulması da keza mecburi olmuştur Ayrıca bu tür mekteplerin açılması için ruhsat alınması mecburiyeti de getirilmiştir.
Lozan Antlaşması’na kadar Osmanlı topraklarındaki yabancı okulların adedi şöyle idi.
Fransız okul adedi 72
İngiliz okul adedi 83
Amerikan okul adedi 465
Avusturya okul adedi 7
Alman okul adedi 7
İtalyan okul adedi 24
Rus okul adedi 44
Iran okul adedi 2
Yunan okul adedi 3
Adana Vilayeti merkez ve bağlı kaza ve Livalarda 3 Erkek, 3 Kız Okulu ve bir adet de Sanat Okulu bulunuyordu.
Yukarıda belirtilen okulların içerisinde Kiliselere bağlı olanların hariç tutulduğunu sanıyoruz.
Mersin’deki duruma gelince:
Genelde nüfus itibariyle fazla olmamalarına rağmen, yabancılar mektep bakımından Türklerden daha şanslı durumdaydılar.
Mersin’deki Mektepleri şöylece sıralayabiliriz.

A) KATOLİK OKULLARI : 1854 yılında Cappuchins ve Marist Rahiplerinin yönettiği Katolik Erkek Koleji öğretime açılmıştır.
1887 yılında St. Joseph Rahiplerinin yönetimi altında Katolik Kız Koleji öğretime açılmıştır.
B) RUM ORTODOKS MEKTEPLERİ :
Erkek Rum Ortodoks Mektebi, şimdiki Özel İdare İşhanı’nın bulunduğu binanın yerindeki binada öğretim görevi yapıyordu. Rumlar Mersin’den gittikten sonra burası önce Mersin Orta Mektebi, daha sonrada Cumhuriyet İlk Mektebi olmuştur.
Rum Ortodoks Erkek Mektebi 8 sınıflı idi ve beş öğretmen görev yapıyordu. 1905 yılında 120 talebesi vardı. Tedrisat Yunancaydı, Türkçe ve Fransızca yabancı dil olarak okutuluyordu. Ayrıca Beden Eğitimi dersi de vardı.
Mektebin yıllık 360-400 Türk Lirası tutarındaki giderleri, Rum Kardeşlik Cemiyeti’nce karşılanmaktaydı.
Rum Ortodoks Kız Mektebi :
Okulun adı (Mavromation Partena Gogogion)du. Binası Aya Georgies Kilisesi karşısında, Rum zengin Mavromati’ye aitti. Yedi sınıflı olan Mektepte 200 kız talebe okumaktaydı, Mektebin ayrıca Yuva bölümü de bulunuyordu. Mektep Müdürü dışında dört öğretmen görev yapmakta idi. Tedrisat Yunanca’ydı, yabancı dil Fransızca idi. Mektebin bütün giderlerini Mavromati karşılamaktaydı. Cumhuriyetten sonra bu bina Mersin Çankaya ilk Mektebi olmuştu. Benim de 1928-1930 döneminde okuduğum bu mektebin, mermer havuzlu, keza merdivenleri mermer olan güzel bir bahçesi vardı.
Hıristiyan Köyü Rum Ortodoks Mektebi :
Şimdiki Osmaniye Mahallesi tamamen Rumların yaşadığı bir bölgeydi. İlk ve Orta bölümleri olan bu mektepte de kız erkek karışıktı.
Bu mektebin giderlerini de Mavromati karşılıyordu. (6)
C) ERMENİ MEKTEPLERİ :
İki Ermeni Mektebi vardı ve talebe mevcudu elli kadardı. Bunların dışında bir de Arap Mektebi bulunuyordu.
AMERİKAN (Misyoner) KOLEJLERİ
Mersin Amerikan Koleji :
Yatılı Erkek Koleji idi. 5.2.1891 yılında tedrisata başlamıştı. Şimdiki Tekel Binası’nın bulunduğu yerde idi. Mektebin ayrıca bir de Protestan Kilisesi bulunuyordu. Bu mektebin öğretmenlerinden Muallim Cebra yakın zamana kadar Mersin’de ikamet ediyordu, daha sonra Beyrut’ta öldü.
Cumhuriyetten sonra Mersin Amerikan Koleji kapatıldığında, Amerika’nın Türkiye’deki Sefiri Amiral Bristol, Milli Eğitim Bakanı’nın Mektep kapatma yetkisi olmadığını, kararın değiştirilmesini Başbakan İsmet İnönü’den talep etmiş, İnönü verdiği cevapta; Başka hiçbir ülkenin izin veremeyeceği derecede faaliyet gösteren mekteplerin Türkiye’de bulunduğunu, dini propagandaya göz yumulamayacağını, bir mektebin yasalara uygun hareket edip etmediğini saptayacak makamın Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu buna hariçten müdahalenin mümkün bulunmadığını beyan etmiş ve Mektep açılmamıştır.
Esasen 1918 yılı Temmuz ayında bir gece yarısı Mersin Limanı açıklarında bir sandalda ele geçen içi belge dolu bir torba ile ilgili soruşturma yabancı okul yöneticilerinin casusluk işlerine de karıştıklarını açığa çıkarmış bulunuyordu.
Mersin’den başka Adana Vilayetine bağlı bir kaza olan Tarsus’ta da Amerikan Koleji 22.11.1888 tarihinde öğretime açılmıştır.
Yine bu tarihlerde Adana Merkez ve diğer kazalarında beş Amerikan Mektebi daha bulunuyordu.

(1) BEVVAP. Mektep çocuklarını evlerine götürüp getiren mektep hademesidir.
(2) Nazım Paşa büyük şair Nazım Hikmetlin dedesidir. Mevlevidir. Birçok eserleri bulunmaktadır. Selanik’in son Valisidir.
(3) Maarif Oteli
(4) Dr. Reşit Galip Bey Atatürk’ün Mersin’i ilk ziyaretlerinde Türk Ocağı Reisi olarak Millet bahçesinde güzel bir konuşma yapmıştı. 1932 yılında Milli Eğitim Bakanlığı görevinde bulunmuş ve bu görevinde Köy öğretmenlerine sağladığı kurslarla eğitime yararlı olmuştu.
(5) Merhum Mehmet Akdoğan da Okul yanınca Mersin Amerikan Koleji’ne devam etmiş ve Protestan talebelerle birlikte, Mektebin Kilisesi’nde ayine katılmaya zorlandığını bana ifade etmişti.
(6) Mavromati Mersin’den dışarı gidip tekrar döndüğünde bütün Ortodoks Kiliselerinin bu dönüşü Çan çalarak kutladıklarını, o devri yaşamış kişilerden dinlemiştim. Cemaatine bu derece hizmet veren bir kişiye bu vefa hissi fazla sayılmamak gerekir.

KAYNAK :
1) Türkiye’de Modern Eğitimin doğuşu ve gelişimi.1773 – 1923. H. Ali Koçer
2) Türkiye’nin Eğitim Çıkmazı ve Atatürk, ihsan Başöz
2) Milli Eğitimle ilgili söylev ve demeçler H. Ali Yücel
4) Osmanlı’dan Günümüze Azınlık ve Yabancı Okulları. Dr. M. Hidayet Vahaboğlu
5) Anadolu’daki Amerika. Misyoner Okulları Dr. Uygur Kocabaşoğlu.
6) Meydan Larousse – Hayat Ansiklopedileri
7) Dünden Bugüne Mersin. 1886-1990 2.inci Baskı. Eğitim Bölümü,

İçel Sanat Kulübü Bülteni 64. Sayısından alınmıştır.

Biyografik Bilgi

scroll to top