DÜNYANIN EN ESKİ TERSANESİ / DANA ADASI – NEDİM ARDOĞA

dana-adası.jpg

…Dana Adası (ya da denizcilikteki adıyla Provencal Adası) ilimiz sahilindeki en büyük adadır. Gerçi balık ve deniz meraklıları tarafından oldukça iyi bilinir ama sahil boyunca kara yolculuğu yapanların gözlerinden saklanır. Çünkü genellikle deniz kenarından giden yol, Dana Adası’na yaklaştığında adayı saklamak istermişcesine sahilden uzaklaşır. Tekrar sahile yaklaştığında ise ada çoktan geride kalmıştır.

Adayı görmek için Mersin’den devlet karayoluyla batıya giderek, Taşucu ve Boğsak tünelini geride bırakıp, Akdere beldesinden 3 kilometre sonra, Işıklı köyü girişinde güneye sapmak gerekir. Bu noktanın Mersin merkeze uzaklığı 1 15 kilometre kadardır. Devlet karayolundan sonraki 7 kilometrelik yol yer yer bozulmuş olmakla birlikte, binek araçlarının rahatlıkla gidebileceği asfalt bir yoldur. (Yol zamanında Tisan tatil köyüne gidiyordu. Günümüzde Tisan’ın ayrı bir yolu var ve eski yol bu defa da Mavikent tatil sitesine ulaşıyor.) Devlet karayolu ile sahil arasındaki yolun yaklaşık olarak ortasında 275 metre yüksekliğinde bir geçide varılır. Bu geçidi aşanlar bütün güzelliği ile adayı karşılarında bulurlar.

Ada sahile paralel uzanan dik dörtken şeklinde bir adadır. Sahile paralel uzun boyutu 2800 metreye yakın olup, eni de ortalama olarak 1000 metre dolaylarındadır. Adayı sahilden ayıran 2300 metrelik boğaz Kargıncık Boğazı olarak bilinir. Üzerinde Afrodisiyas örenlerinin bulunduğu Ovacık Yarımadası ise Dana Adası’nın yaklaşk olarak 7 kilometre kadar güney batısında yer alır. Dana Adası dağlıktır. Dağ adayı bir baştan bir başa kat eden bir sırttır. Sırt batı kesimde 250 metreye kadar yükselir ve doğuya doğru yükseltisi azalır. Dağın yamaçları adaya yeşil rengini veren yoğun maki örtüsüyle kaplanmıştır. Ne var ki 2002 yılında kimi sorumsuz kampçılar adanın doğu kesiminde bir yangın çıkardılar. Yangın kısa sürede genişleyerek adanın üçte birinde bütün yeşil örtüyü yok etti. Aradan bunca zaman geçtiği halde ada hala kendini toparlayamadı.

Adada günümüzde herhangi bir yerleşim yeri yok. Oysa geçmişte Pithyussa olarak bilinen ada yerleşim yeriydi. Milattan önce 6. yüzyılda Babil’in savaşçı kralı Neriglissar bölgemize yaptığı seferde önce Kirşu’ya (yani Aydıncık-Gülnar arasındaki Meydancık Kale’ye), daha sonra da Dana Adası’na saldırmıştı. Neriglissar’ın yıllıklarında Dana Adası “deniz içinde bir dağ” olarak nitelendirir. Ada geç Roma ve Bizans çağında da meskûndu. Adanın daha sonraları Haçlı seferleri döneminde Fransızlar tarafından bir ticaret merkezi haline getirildiği anlaşılıyor. Adanın kuzey bölgesinde kilise, ev, mezar, su kemeri hatta bir hamam kalıntısı bulunması, adada bir dönem ciddi bir yerleşim olduğunu kanıtlar. Adanın karşısında ana karada da bazı benzer kalıntıların oluşu karşılıklı iki noktanın Kargıncık boğazından geçen ticaret gemileri için bir tür denetim noktası oluşturduğunu düşündürüyor.

Ada hakkında çeşitli kaynaklarda bazı bilgiler bulunmakla birlikte, yakın zamana kadar adanın daha eski tarihi bilinmiyordu. Bu yeni ve heyecan verici bilgiyi Yrd. Doçent Hakan Öniz’e borçluyuz. Bir su altı arkeologu olan Öniz, Dana Adası’nın ilk çağın en büyük tersanelerinden biri olduğunu ortaya koydu. Adada 274 adet çekçek yeri saptamış olan Öniz Hürriyet gazetesinin haberine göre şöyle diyor:

“Büyük ihtimalle aynı sene içinde aynı anda yaklaşık 274 gemiyi yapabilecek kadar dev bir tersane yapısını ortaya çıkardık. Dünyada benzeri yok. Dünyada arkeolojik olarak kanıtlanabilinen en büyük tersane. Tarihleme konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Büyük ihtimalle dünyadaki en eski tersane. M.Ö. 1200’de Geç Tunç çağında bu tersanenin kullanıldığını düşünüyoruz.”

Milattan önce 1200 yılı, yani günümüzden 3200 öncesi, Hitit İmparatorluğu’nun yıkıldığı tarihe denk geliyor. Hakan Öniz ada halkının Hitit İmparatorluğu’nu yıkan Deniz Halkları’nın önemli bir bileşeni olan Denyen halkı olduğunu düşünüyor. Bu bilgi son derece önemli bir bilgi. Çünkü ilk çağ tarihinin en önemli sorularından biri Deniz Halklarının kökenidir. Öniz’in bulguları büyük ölçüde Deniz Halklarının Anadolu kökenli olduğunu ileri süren Eberhard Zangger’in görüşlerine uymakta. Buna göre Deniz Halklarının gemileri de Dana Adasında üretilmiş olmalı. Belki de ilimizin bu az bilinen adası ilk çağın en önemli sorularından birinin yanıtı olabilir.

“DANA ADASI ” Başlığıyla yayınlandığı İçel Sanat Kulübü Aylık Bülteni 213. Sayısından Alınmıştır.

Top