EK 1 – MERSİN HALKEVİ VE SEMİHİ VURAL – Celal Soycan

Doğan-Akça2.jpg

MERSİN HALKEVİ / MERSİN KÜLTÜR MERKEZİ – Sayfa 138 – 140   “Kitabın başına dönmek için bu satırı tıklayınız…

14 Haziran 2006 Hürriyet Gazetesi Çukurova Eki – Sinan Tanyıldız Köşesi
Türkiye’de kentleşme sürecinin, ardında yeterli yazılı kaynak bırakmadan sürdürüldüğünü bilirsiniz . Bu nedenle, kuşak geçişleriyle kentsel bellek giderek zayıflar, olanı bilmeyen insanların da olmakta olanı anlaması olanaksızlaşır.
Hele Mersin gibi görece yeni kentlerde, zaten sınırlı sayıdaki kent yapılarının korunmasında temel güçlük, kentle kurulamayan bu ilişkidir. Hem Mersin’in başlangıçtan bugüne süregiden özel öyküsünü hem de oluşmakta olan yeni süreci anlamamıza yardımcı olacak dokular, yapılar, kişiler ve kurumlar önemli ölçüde yazılı kaynak yokluğundan öylece beklemekte ve giderek zamanın hükmü gereği geri çekilmektedir.
Bu yapıların arasında hemen herkesin oy birliğiyle öne çıkaracağı Mersin Halkevi, yani şimdiki Mersin Kültür Merkezi, hem yapılış öyküsü ve yapı özellikleriyle, hem de kendi kimliğine soğurduğu kent tarihiyle özel bir anlama sahiptir. Ne yazık ki bu anıtsal yapı, bugüne kadar yerel ve merkezî idarenin yeterli/ gerekli yazılı kaynak üretmemesi nedeniyle genç kuşakların bilgi ve ilgi alanından kaymıştır. Oysa bir başına bu yapı, bütün bir Cumhuriyet tarihinin kuruluş öyküsünden öylesine sayfalar barındırır ki, siyasal, toplumsal, yönetsel, kentsel ve ekonomik bir yığın sorunu öğrenmek ve oluşan nice sorunu da anlamak için bu yapıdan öğrenilecek çok şey var.
Bu amaçla yazılı kaynak arayanları bekleyen sıkıntıyı söylemek bile gereksiz: Sınırlı belge dışında, dizgeli bir araştırma yapılmamıştır. Henüz hayatta olan kişilere dayalı tanıklıklar gerekli özenle taranamamış, kayda alınamamıştır. Görsel malzemeler dağınıktır ve özellikle bu yapı odağında konuşulabilecek nice yan öykü, örneğin Mersin Opera ve Bale’sinin çevresinde görece modern döneme ilişkin oluşumlar üst üste yığılı beklemektedir.
* * *
Mersin’li Mimar Semihi Vural, öteden beri kentsel oluşumlara, yönelimlere, dinamiklere sistematik yaklaşımlar getiren çalışmalar içindedir. Özellikle tarihsel dolayımı da gözeten ve günceli oradan anlayıp etkilemeye çalışan aydın kimliği yanında, akademik kariyeriyle beslenen bilimsel ölçütleri buradaki herkes ve hepimiz için ders niteliğindedir.
Yukarda kısaca değindiğim Mersin Halkevi Binasıyla ilgili dizgeli kaynak yokluğu , Semihi Vural’ın da uzunca süredir çalışmasını buraya yoğunlaştırmasına neden olmuş ve sonuçta çok önemli bir kentsel süreci öncesi ve sonrasıyla açığa çıkaran önemli bir yapıt elde edilmiştir.
Semihi Vural, Mersin Halkevi odağındaki bütün olguları, olayları, kırılmaları, kişisel ve kurumsal tarihleri içinden okuyarak, eldeki tanıklıklara yeni ve çok özgün tanıklıkları ekleyerek neredeyse Mersin’in kentleşme sürecini bir bütün olarak yeniden kurgulamamıza olanak vermiştir. Görsel malzemelerle zenginleştirilen bu çalışma , öylesine yan öykülerle ama ana konudan kopmadan beslenmiştir ki, yapıtın kuru bir anlatı ötesine geçerek bugüne ilişkin nice olguyu bütünlemesi sağlanmıştır. Halkevi, Kültür Merkezi, Opera ve Bale mekânı dönemlerindeki olaylar, emek veren kişiler ve kurumlar, ustalar, sürece katılan ve artık gölgede kalmış adlar, olaylar öylesi bir özenle işlenmiş ve birbirine bağlanarak verilmiştir ki, bir yandan hayata daha saygıyla bakmaya çalışıyorsunuz, bir yandan da insan emeğine dönük bu vefalı araştırmaya ve yazarın zihinsel yapısına hayran oluyorsunuz.
Yazarın donanımı ve eğitimi, Mersin Halkevi’nin kentle bütünleşen öyküsünü, gerekli mimarlık kültürü içinden de anlamamızı sağlıyor. Ölçüler, mekan çözümlemeleri, gününün olağan koşullarının ötesini zorlayan çözümler okura kendini hemen teslim ediyor. Ayrıca, yapının ortaya çıkış süreci, sonrasındaki olaylar toplumsal dolayımı içinden ve öylesi doğru fragmanlarla verilmiştir ki, bir yandan bütün bir Cumhuriyet Tarihinin dramatik özetine ulaşıyorsunuz, bir yandan da Mersin tarihinin ekonomik, dinsel, kültürel ve siyasal örgüsü içinden bugüne ilişkin dersler çıkarıyorsunuz.
* * *
Sevgili Semihi Vural’ın bu önemli çalışması şu anda basım aşamasında. O hâlâ yeni belge ve bilgilerle kimi küçük boşlukları doldurmaya çalışıyor ya da bunları ana metne eklemeyi sürdürüyor. Yaşadığı kenti tarihsel , kültürel, siyasal, toplumsal sevinçleri ve acıları içinden anlamak, tanımak ve sevmek isteyen her Mersin’li hemşeriye büyük duygular armağan edecek bu yoğun emek ürünü çalışmanın, hak ettiği özenle kitaplaşacağına inanıyorum. Sevgili Semihi Vural ise, daha şimdiden herkesi ve hepimizi, bu kenti daha bir anlayarak sevmemize neden olacak eseriyle kendisine borçlu bırakmıştır. Sağolsun. CELÂL SOYCAN.…………Kitabın devamı için bu satırı tıklayınız……………………..Doğan Akça

Biyografik Bilgi

scroll to top