GÜNEŞ SİNEMASI – GÜNDÜZ ARTAN

Sinma-e1382428763908.jpg

Mersin’de sinema açılması oldukça eski yıllara rastlar. Şimdiki Kurum Sinemasının yerindeki ve Rumlar tarafından işletilen ilk sinema, işgal yıllarında çalıştığına göre 1910’lu yılların sonlarında açılmış olmalıdır. “Sinema Pate” yaz aylarında (daha sonra Millet Bahçesi’nin kurulduğu yerde) yazlık sinema olarak da hizmet vermiştir. Piyano ile müzik eşliğinde gösterilen sessiz filmler, Mersin’de kültür hayatını etkilemiştir. Atatürk’ün Mersin’i ziyaretinde Silifke’den istettiği bilgilerin, 25 Ocak 1925 gecesi bu sinemada film seyrederken kendisine iletildiği yazılmıştır. (Atatürk Silifke’de. İzzet Aslan)
1930’Iu yılların ortalarında Mersin sosyetesinin sinemaya ilgisini gören Toros Oteli sahibi Mösyö Dakat; Dr. Abdullah Ersoy, Yakup Ersoy kardeşlerin ve Mithat Toroğlu’nun ortaklığıyla yeni, modern ve İstanbul’dakilerden farksız bir sinema inşaatına başlar. İsviçreli bir mimarın yaptığı Güneş Sineması, 1939 yılı başında tamamlanır.
Açılışta oynatılan ilk film, birkaç ay önce vefat eden Atatürk’ün cenaze töreniyle ilgili haber filmidir. Mersinli’ler hıçkırıklar, gözyaşlarıyla izlemişlerdir.
Güneş Sineması gerçekten lüks bir sinemadır. Işık sistemi gizli bir düzenlemeyle yapılmıştı. Salon; tavan ve kolonlarda Japon kartonlarıyla gizlenen ışıkların yansımasıyla aydınlatılıyordu.
Sahneyi çevreleyen beyaz, mavi, kırmızı ampuller, çalan gonka uyarak yanıyor; bu sırada salonu aydınlatan ışıklar sönüyordu. Birinci gonkta tavan ve kolonlardaki ışıkların bir bölümü sönüyor, sahne çevresinde bir sıra beyaz ampuller yanıyordu. İkinci gonkta ışıkların bir bölümü daha sönerken kırmızı ampuller, son gonkta da salonun tüm ışıkları sönünce yanan mavi ampullerle sahnenin çevresindeki üç sıra tamamlanıyordu.
Fransız bayrağındaki renklere benzeyen bu ışık düzeni, bazı dikkatli kimseler tarafından Ankara’ya duyurulmuştu. Parti Genel Sekreterinin telefon emriyle bu renklerin kaldırılması istenmişti. Bunun üzerine mavi ampuller sökülmüş; kırmızı, beyaz ampullerle devam ettirilmişti.
Bize bu bilgileri veren Sayın Prof. Dr. Uğur Ersoy, (Yakup Ersoy’un oğlu) Fransız bayrağı düzeniyle suçlanan Mösyö Dakat’ın, ikinci Dünya Harbi’nin son yıllarında gittiği Suriye’de, AIman’larla işbirliği gerekçesiyle ingilizler tarafından tutuklandığını ilginç bir not olarak belirtmektedir.
Sinema kaloriferle ısıtılıyordu. Koltuklar bordo renkli deri kaplıydı. Salonun arka tarafında localar vardı. Sinema salonunun arka tarafını çevreleyen iki kat balkondan birinci kat balkonun biletleri pahalıydı. Her gün 18.00’de matine, 21.00’de suare oynardı. Filmin ilk günleri “altı matinesinde” Mersin sosyetesi, kokteyle gider gibi giyimleriyle, hemen hemen belirlenmiş koltuklarda yerlerini alırlardı.
Filmden önce “Dünya Havadisleri” gösterilirdi. İkinci Dünya Harbi yıllarında Basın Yayın Genel Müdürlüğünce hazırlanan bu filmlerde Müttefiklerin propogandası yapılırdı. Ara sıra çocuklar için çizgi film de gösterilirdi. İpek Film ile anlaşması olduğundan İstanbul’da gösterilen filmler bir ay sonra Mersin’e gelirdi.
Sinema binasının terası yazlık sinema idi. Sinema tutkunu Mersin’liler, dik merdivenlerine katlanarak yaz-kış demeden seçme filmleri izlemeye koşarlardı.
1950’Ii yılların başındaki değişim rüzgarlarından Güneş Sineması da etkilenmiştir. Mösyö Dakat’ın Suriye’den dönmeyişi üzerine öteki ortaklar sinemanın işletmesini, Kurum Sinemasının işletmecisine devrederler. Yeni işletmeci “fazla masraflı” gerekçesiyle önce kalorifer yerine salona soba kurar, gizlenmiş ampuller yerine görünen ampuller taktırır. Yeni seyircilerin kesip parçaladığı deri koltuklar yerine tahta koltuklar konur. 1960’Ii yıllardan sonra filmlerin kalitesi bozulur. 1970’Ii yılların sonunda sinema yıktırılır ve yerine iş hanı yaptırılır. Böylece Güneş Sineması da “bir varmış, bir yokmuş”lardan olur.
*Bu yazı  “İçel Sanat Kulübü” Aylık Bülteni “Ocak 1997 – 55. Sayı” sından alınmıştır.

Mersinde Sinemalar Konusunda Doğan AKÇA’nın yazısı için bu satırı tıklayınız.

Mersin sinemalarına oldukça geniş bir yer verilmiş olan Mehmet KAYADELEN’in “Soğuksu Cad”. yazısı için bu satırı tıklayınız. 

Mersin Sinemaları başlıklı Şinasi DEVELİ nin  yazısı için bu satırı tıklayınız 

Biyografik Bilgi

scroll to top