HAGİOS GEORGİOS KİLİSESİ – ALİ MURAT MERZECİ

Kilise.jpg

19. YÜZYIL MERSİN’İNDEN ANITSAL BIR YAPI;
HAGİOS GEORGİOS KİLİSESİ – ALİ MURAT MERZECİ

Bugün Mersin kent merkezinde İstiklal ve Silifke caddelerinin arasında, yüksek binaların arasına sıkışmış, son zamanlarda bir beyaz eşya ve ayakkabı çarşısı halini almış olan eski bit pazarı ya da resmi adıyla Zafer Çarşısı aslında Mersin’in en güzel yapılarından birisi olan Hagios Georgios Kilisesi idi. Modern Mersin’in kurucusu Kostantinos Mavromatis arafından Hagios Georgios’a adanarak 1885 yılında yaptırılan çift çan kuleli ve merkezi büyük kubbeli yapı, döneminde kentin en büyük yapısıydı. Eski Mersin fotoğraflanda bu yapıyı sıkça görürüz.

Aziz Georgios’un Canavarı Öldürmesi. Tahta üzerine boya resim. 33.80×42.15cm (Ayasofya Müzesi İstanbul)

Aslen Kapodokyalı olduğuna ve 4. Yy’da taşamış Roma Ordusunda yargıç, subay olarak görev aldığına inanılan Georgios, Suriye taraflatında Lydda şehri yakınlarında gölde yaşayan bir canavarın halkı tehdit ettiğini ve halkın rahat yaşayabilmesi için kendisine, her gün bir gencin fidye olarak verildiğini, o gün de sıranın kralın küçük kızında olduğunu öğrenir. Halkı kurtarmaya karar verir ve bir mızrak darbesiyle canavarı öldürür. Halk, Georgios’un gösterdiği bu mucize karşısında Hristiyan dinine geçer ve o günden sonra Georgios’un canavarı yenme• sahnesi Hristiyanlığın, Pagan dünyasına ve iyiliğin kötülüğe karşı zaferini simgeler. Bu aziz 13.yy’dan bu yana İngiltere’nin koruyucusudur.

Lozan Anlaşması gereği yaşanan büyük mübadele sonrasında Mersin Rum cemaatinin Yunanistan’a göç etmesi, Hagios Georgios Kilisesini cemaatsiz bırakmıştı. 1923’den sonra kilise önce camiye çevrilerek Zafer Camii adını aldı. Ancak nufusu on bin civarında olan kentte camii sayısı da fazlaydı. Bir süre sonra tiyatro ve sinema salonu haline getirilen yapı sahipsiz günler geçirdi ve 1944 yılında yıktırıldı.

Günümüze anıtsal iki kapısı dışında hiç bir malzemesi ulaşamamış kilisenin ancak fotoğrafları sayesinde bilgi sahibi olabiliyoruz. Kilisenin ilk yapıldığı şekliyle kare planlı çan kulelerinin bir büyük dört küçük piramidal

Külah ile zenginleştirildiği, ancak 1910 yılından sonraki fotoğraflarda bu kısımların tamamen kaldırılarak, ikiz kemerlerin taşıdığı küçük kubbelere dönüştürüldüğü görülür.

2002 yılı başlarında Camişerif Mahallesi 5225 sokak 44 numaralı iki katlı evin sokak kapısından avluya giden taşlığın hemen kenarında üç adet yöre taşından yapılmış bitkisel bezemeli büyük kemer parçalarının duvarın yapımında kullanıldığını fark ettik. Bu malzemelerin konut mimarisine ait olamayacağı aşikardı. Anılan ev ve çevresinde aynı yıllarda yapılan bir çok yapıda da metruk yapılardan getirilen devşirme malzeme kullanıldığı görülüyordu. Anılan evin günümüzde yaşayan mirasçıları, bu taşların babaları tarafından kırklı yılların sonlarında kilise yıkıntısından getirildiği yönünde beyanları oldu.

1910’lu yıllarda Hagios Georgios Kilisesi

Kilisenin yıkımı esnasında çıkan malzemelerin o dönemde yapılmakta olan resmi yapılarda kullanıldığı bilinmektedir. Muhtemelen kilisenin zemininden sökülen mermer levhalar ile kuzey cephesinde bulunan mermer sütunlar, bu gün Mersin Kültür Merkezi olarak hizmet vermekte olan eski Halk Evi binasının inşaatında kullanılmıştır. Bunun dışında yapıda kullanılmış olan yöresel kireç taşlarının bozulmadan sökümü ve tekrar kullanımı akılcı değildir. Belki daha sonra Tevfik Sırrı Gür Lisesi adını alacak olan Mersin Lisesinde kullanılmış olmalıdır. Zira bu yapı moloz dolgu ve kırık taş kullanılmak suretiyle yapılmıştır. Eski Mersin’in en güzel yapılarından birisi olan Hagios Georgios ömrü sadece 59 yıl sürebildi.

İçel Sanat Kulübü Bülteni Ocak 2003 sayısından alınmıştır.

Biyografik Bilgi

scroll to top