HİCAZ DEMİRYOLU YAPIMINDA BÖLGEMİZDEN KATKILAR – GÜNDÜZ ARTAN

Belemedik-2.jpg

Çamalan’daki Alman Mezarlığı’nın yeni düzenlenmesi dolayısıyla 1 Haziran 2000 günü yapılan törene katılan Almanya Büyükelçisi Dr. Rudolf Schmidt, 2 Haziran’da Mersin’de basın toplantısı yaptı.
Alman Mezarlığı, Bağdat demiryolunun yapımında hayatını kaybeden Almanlar için yaptırılmıştır. 1980 yılında asker kemikleri İstanbul Tarabya’daki Alman mezarlığına taşındığı İçin son yıllarda bakımsız, harap haldeki Anıt-mezar yeniden düzenlendi.
Bağdat demiryoluna 1900’lü yılların başında eklenen, Adana-Medine arasındaki Hicaz demiryolunun
yapımında yöremizi ilgilendiren ilginç özellikler vardır. Günümüzde harap ve kullanılmaz haldeki Hicaz demiryolunun onarılarak, “Uçaktan korkan hacı adayları için hizmete sokulacağı” haberi birkaç ay önce Kurban Bayramı günlerinde gündeme gelmişti. Diyanet İşleri Başkanlığının başlattığı ve Suriye’nin, Ürdün’ün destekleyeceği bu girişim gerçekleşirse “Osmanlı’nın yâdigârı” hatta modern vagonlarla yapılacak yolculuktan Ürdün’lü, Irak’lı ve İran’lı hacıların da yararlanacakları anlaşılıyor (Hürriyet Gazetesi, 15 Mart 2000).
İstanbul’dan Bağdat’a uzanan demiryolu hattı Adana’dan geçiyordu. 1 870’li yılların ilk yıllarında başlanan ve Toros tünellerindeki güçlüklerle gecikerek İşletmeye açılan Bağdat demiryoluna eklenecek bir hat ile İstanbul’dan Medine’ye trenle Ulaşım fikri Abdülaziz zamanında düşünülmüş, hazırlanan projeler çok pahalı bir yatırım olduğu için vazgeçilmişti. 2. Abdülhamit’in 1900 yılında başlattığı Hicaz demiryolu Adana’dan Hama, Humus, Şam, Akabe’nin doğusundan Medine’ye ulaşan bir hattır. Müslüman ülkelerden alınan yardımlar ile özel kamu kaynaklarından toplanan gelirler “Hicaz Şimendifer Hattı İanesi” adı verilen bir fonda toplandı. Bangladeş’e kadar birçok Müslüman ülkenin yardımları olmuştur. Fakat sarf edilen paraları, Anadolu ve bölgemiz halkı sağlamıştır. Bedensel çalışmalar kadar altınlarını satarak toplanan yardımlarla 1907 yılında tamamlanarak hizmete giren 2.443 km. uzunluktaki Hicaz demiryolu, Mekke Şerifi Hüseyin’in 1915 yılında Osmanlı yönetimine karşı başlattığı ayaklanma sırasında İngiliz Binbaşı Lawrence’ın altın vererek kışkırttığı yerli kabileler tarafından tahrip edilmiştir. İstasyonlar, depolar ve Medine’deki görkemli İstasyon harap olmuş, lokomotifler ve vagonlar korunmadığı için iskelet haline gelmiştir.
Bütünüyle Osmanlı Devleti tarafından İç mali kaynaklarla finanse edilen Hicaz demiryolunun yapımında, para dışında malzeme bağışı ve “bedenen çalışma mükellefiyeti” ile “bedenen çalışmak istemeyenler için bedel-i şahsi ödenmesi” için çıkarılmış olan Nizamname uygulanmıştır. Bu nizamnamede “ 16-60 yaş arasında erkek nüfusun, yük arabası ve hayvanlarıyla birlikte her 5 yılda 20 gün yol inşaatında çalışmak zorunda” olduğu, bedenen çalışmak İstenmeyenlerin “bedel-i şahsi” ödeyerek bu mükellefiyetten kurtulabilecekleri; imam, papaz ve hahamlar, mektep hocaları, hastalar, silah altındaki asker ve subayların, sadece şahısları itibariyle muaf oldukları” belirtiliyordu. 1909 yılında yapılan bir değişiklikle “yük arabalarının kullanılması zorunluluğu kaldırılmış, yaş sınırı 18’e çıkarılmış, mükellefiyete İstanbul’da yaşayanlar da katılmıştır.” … Yardımda bulunanlara nikel, gümüş, altın madalyalar dağıtılmıştır.
Malzeme bağışı, ray döşemede kullanılacak travers konusunda yoğunlaşmıştır. 2m. uzunlukta, 20 cm. genişlik ve 1O cm. kalınlıkta, çam, meşe, akgürgenden kesilmiş traversler, en yakın iskelelerden gemilere yüklenerek Şam’a gönderilmiş, bu konuda Mersin İskelesi de kullanılmıştır. 1900 yılında Adana Vilayetinden 300.000 adet, (Mersin’den 1200, İçel sancağından 2760, Karaisalı (Adana)’dan 10.500 adet) toplanmıştır.
36 kalede metruk haldeki 824 balyemez topu İle 579.332 mermi eritilerek 3.800 ton demir ray yapılmıştır.
Kurban derileri, demir ve kömür yataklarının imtiyazları Hicaz Demiryolu Komisyonu’na hibe edilmiştir… Bağdat ve Hicaz demiryollarına iltisak (bağlantı) hatlarından en önemlisi 67 km.’lik Mersin-Adana hattıdır. İmtiyazı 1883 yılında verilen hat, 1885 yılında İngiliz-Fransız-Türk sermayesiyle kurulan “Mersin –Tarsus Adana Demiryolu Şirketi” tarafından yapılmış ve Ağustos 1886’da işletmeye açılmıştır. Böylece Mersin, Bağdat’a, daha sonra da Medine’ye bağlanmış oluyordu. Mersin-Adana hattı daha sonra Fransızların denetimine girmiş, 1906 yılında Almanlara satılmıştır. İçel Sanat Kulübü Aylık Bülteni 92. sayısından alınmıştır.
Sitemizde aynı konuda başka bir yazı için Semihi Vural’ın, Pamuğun Çocuğu Mersin kitabına bakınız.

Biyografik Bilgi

scroll to top