İNCE MEMED – Turan Ali ÇAĞLAR

adır-2.jpg

İNCE MEMED VE TÜRKÜLERİ
İnce Memed’i çoğumuz Yaşar Kemal’in romanındaki iyi yürekli eşkiya olarak tanırız. Bu romanın kahramanı olan İnce Memed, Kadirli’nin yaylalarındaki Değirmenoluk köyünde doğar. Çukurova ağaları ve Jandarma ile çatışıp durur. Y. Kemal, romanının 4. cildini bitirmesine karşın, İnce Memed’i halâ öldürtmedi. Oysa romanına esin kaynağı yaptığı gerçek İnce Memed, bundan yıllar önce Erdemli yaylalarında ölmüştür. Yaşam öyküsünü biraz açalım.
İnce Memed, Afyon’un Bolvadin ilçesinde doğmuştur. Babasının adı Veli’dir. Türkmenlerin, bir adı da “Haytalar” olan Saçıkaralı aşiretindendir. Doğum tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 1880-1885 arası tahmin ediliyor. Memed büyür, gelişir ve evlendirilir. Bir zaman geçtikten sonra Buhurcular aşiretinden Sultan adlı bir kıza gönül verir. Buhurcular, geçimlerini deve (buhur) kervancılığı yaparak sağlayan bir Türkmen aşiretidir. Yurt ve yaylak çatışmasından dolayı Buhurcular ile Saçıkaralılar birbirlerini sevmezler. Sultan kızı, Memed’e bir türlü vermezler. Devir aşiret bağlılığı devridir. Yasaların pek işlemediği, sülâle gücünün etkin olduğu Osmanlı’nın karışık dönemleridir. Memed’in sülâlesi geniş değildir. Oysa Buhurcular geniş bir sülâledir. Memed bu kız için ne kadar uğraştıysa da alamaz. Memed’in babası; kavgadan uzak bir kişilikte olduğu için ve hır çıkacağını bildiğinde, bu ikinci evliliğe hep karşı çıkar.

O zamanlar, (II. Meşrutiyet sonrası) o yörede ünlü bir eşkıya vardı. Koca Mustafa denen bu eşkıyanın yanında her zaman 40-50 adamı bulunur. Afyon, Uşak, Denizli, Burdur ve Isparta yörelerinin en namlı eşkıyası bu Koca Mustafa’dır. O da, Saçıkaralı aşiretindendir. Gözüne kestirdiği her yeri basan bu eşkıya, kendi aşiretinden olanlara dokunmaz. Memed’i hısım sayıp, uzaktan da olsa tanıyan Koca Mustafa, Sultan’ı Memed’e bitirir.. Memed’in Sultan’ın hakkı olan tarlaları istemesi ile husumet büyür. Dirlik bozulur. İki aşiret arasında silahlar patlayıp, kan dökülür. Memed bundan sonra Koca Mustafa çetesine katılır. Köy basarlar, yol keserler. Sayısız kez Buhurcularla çatışmaya katılırlar. Memed, çok iyi silah kullanması ile ünlenir. O, attığı yerden vuran birisi olmuştur. Fakat onca gözükaralığına karşın ölçüsüz bir yürek yumuşaklığı taşır. Bir örnek olarak, Buhurcularla girdiği bir çatışmada etrafı sarılır. Kendini bir tepeye atarak direnir. Sabaha karşı aralarından sıyrılıp gidecekken, uyuduklarını gördüğü düşmanına kurşun sıkmaz.

Gel zaman git zaman, gözüpekliği ve dürüst davranışları ile herkes tarafından sevilir. Ünü her yere yayılır. Koca Mustafa’nın en güvendiği adamdır. Ne var ki, bu çete artık kötülüklerini arttırmaya başlar. Önceleri bastıkları köylerin varsıllarının mallarını yağmalarken şimdi kadın kaçırmalar, adam öldürmeler çoğalır. Memed, bu işlere karşı çıkar, fakat Koca Mustafa ve adamlarına engel olamaz. içlerinde Koca Mustafa’nın dayısının da bulunduğu, bu işleri sevmeyen yedi kişi, gidişatı beğenmediklerini söyleyerek gruptan ayrılırlar. Kurtuluş Savaşı günlerine gelinmiştir. Kuvayı Milliye’nin, düşman orduları dışında, yerli eşkıyalarla da çarpıştığı günlerdir. Memed’in ayrılışından birkaç gün sonra; Jandarma gücü, Buhurcular ile birleşip Koca Mustafa çetesini Dinar yakınlarındaki bir kayalıkta çevirirler. Çete burada tümüyle yokedilir. Koca Mustafa’nın katılaşmış cesedi, Dinar Hükümet Konağı’nın duvarına, iki jandarmanın koluna yaslanarak, canlı teslim alınmış gibi resimleri çekilir. Bu tema, ince Memed türkülerinde sık geçer.

Memed, artık bu yörede barınamayacağını anlar. Eşkıyalıktan sağladığı paralarla, adı arananlar listesinde olan kardeşini yanına alarak Adana yöresindeki Saçıkaralı aşiretine sığınır. Kardeşini buralı bir kızla evlendirir. Memed ve kardeşi buraya gelirlerken, kuşaklarının arasında bol altın para ile gelmişlerdir. Bunu sezinleyen kayınbiraderleri, Memed’in kardeşinin parasını alarak öldürürler. Memed de kardeşinin katillerini öldürüp, Erdemli’nin ilemin köyündeki Saçıkaralılar Yörüklerine sığınır. Buranın aşireti onu saklar, korurlar. ince Memed adını unutturup, ona takma bir ad vererek ölünceye kadar içlerinde barındırırlar. Çocukları ilkokulu İlemin’de okur. Kışın İlemin’de yazın Sorgun yaylasında yaşar gider. Sonunda bu yaylada ölür. Mezarını bilen yoktur. İnce Memed ölünce, çocukları dayıları ile birlikte Ereğli köylerine göçerler. Birkaç yıl orada kalıp yetişkin olunca asıl memleketleri olan Bolvadin’e giderler. Eski topraklarını sahiplenip yerleşirler. Şimdi orada yaşamaktadırlar.

Memed öyküsünü ve türkülerini ilk derleyen Ruhi Su’dur. O’nun derlemesi olan ve İnce Memed öyküsüne içlerinde en uygunu olan aşağıdaki türkü; eşkıya Koca Mustafa’nın ağzıyla, Memed’e sitemli sözleri, Dinar’lı kadınlar tarafından yakılmıştır.
İnce İnce Memed ne yaptıydım ben sana?
İki kere everdiydim kesemden.
Eğer yerlerime sen vurulaydın.
Ölesiye yatamazdım tasamdan.

Buhurcular bölük bölük geldiler
Ak bağrımı hançer ile deldiler.
Konağın önünde resmim aldılar.
Ak kağıt üstünde tanıyın beni.

Şu Dinar’ın sıra sıra söğüdü
Biz giderken yapracığı göğ idi.
İnce Memed küçük idi büyüdü
Eyvah! İnce Memed vurdurdun beni.

Yüce dağ başında bir ulu kartal
Açmış kanadını dünyayı örter.
Bazı yiğit vardır, ölümden korkar
Ben korkmam ölümden, er geç yolumdur.

İnce Memed destanının en verimli araştırmacısı Saffet Uysal’dır. S. Uysal’ın Batı Anadolu’dan derlediği on kadar İnce Memed türküsü vardır. Bunların çoğu, İnce Memed’in ününden dolayı adının geçtiği fakat yaşam öyküsüne uymayan, ince Memed kimliğinden uzak türkülerdir. Bu türkülerden dört tanesinin bende de notaları var. Örneğin: Aydın yöresinden derlenmiş TRT, T. Halk Müziği repertuarı 1049 sırada kayıtlı, İnce Memed türküsü şöyle başlar:
İnce Memed de efem, martin takmış koluna
Salı da vermiş efem, hem sağına soluna
Nasıl da kıydın efem, şu güzelim canına
türkü devam eder…
Ruhi Su’dan dinlediği ince Memed türkülerinden etkilenen Yaşar Kemal, dört ciltlik İnce Memed destanını yaratır. Yaşam öyküsü pek benzemese de, roman kahramanı olan ince Memed’e, Adana yöresi ezgileriyle bir türkü yakılmıştır. Gerçek İnce Memed’in Jandarmayla pek işi yoktur. O, Buhurcular’la kavga eder. Romandaki İnce Memed ise ağalar ve Jandarma ile uğraşır durur. Aşağıdaki slogansı türküde bu ayrım iyice belirgindir:

Akmayı (çam sakızı) yandıran kavdır.
Demiri dövdüren tavdır.
Dayan İnce Memed dayan
Şimdi direnecek çağdır.

İnce Memed, Akgedik’ten gürledi
Jandarmalar kulak verip dinledi
Onyedi kurşunu yedi, ölmedi.
Dayan İnce Memed dayan, gidelim.

Kıratın boynunda püsküllü koza
Kan bağrım damladı çimene, toza
Kurtulursam eğer, sorarım size
Dayan İnce Memed dayan, gidelim.

Kaynaklar :
1- İnce Memed Üzerine Araştırmalar S. Uysal
2- Gökyüzü Mavi Kaldı. Y Kemal – S. Eyüboğlu
3- İnce Memed Romanları. Y. Kemal.
4- Ruhi Su türküleri
5- TRT Türk Halk Müziği Repertuarı kitabı.

İçel Sanat Kulübü Bülteni 66. Sayısından alınmıştır.

Top