| AKDENİZ BÜYÜSÜ (ARŞT. ŞAHİN ÖZKAN) |
|
|
|
|
Eski Firavunlar devri Mısırlıları Batı Anadolu’lulara : “ Denizin yüreğinde yaşayan insanlar” demişlerdi. İsa’dan 4000 yıl önce yaşamış olan Sümerler’de Akdeniz kıyısında yaşayan dolayısıyla Batı Anadolu’lu insanlara : “ Denizin kıyısındaki güneş bahçesinde yaşayan insanlar “ diyorlardı. Homeros Akdeniz için “ şarap renginde deniz “ der.
Dünyanın en tuzlu denizi Kızıldeniz’den sonra Akdeniz’dir.Akdeniz’i ballandıra ballandıra layıkıyla Balıkçı’dan başka hiç kimse övemez. Onun sözcüklerinde sanki tılsımlı bir güler yüz var. İnsana çoşku veriyor: “ Akdeniz’in kumlarını kalın kaba kum, karıncabaş kum ve birde ince kum diye üçe ayırabiliriz.Kalın kaba kumun tanesi 1 mm.nin onda biri kadardır.Sert bir okşayışı sevenlerin kumudur. Bu, bir kumru kanadının serçe çarpışı gibidir. Karıncabaş kumun dokunuşu bir serçe kanadının insan tenine dokunuşu gibidir. Gelelim kumların en incesi ince kuma. “rıh” denilen bu ince kumun okşayışı gece kelebekleri pervanelerin ipekli kanatlarının dokunuşuna benzer. Bu ipince kum çok edepsiz, laubali bir kumdur. İnsanın olur olmaz yerlerine girerek okşar. Deniz banyosu vız gelir ona.Bikiniymiş, mayoymuş dinlemez,umurunda değildir onun. Hele rıh denilen bu kuş tüyü yumuşaklığının üstünde bir yürüyün,bu yürüyüş,insanı hoşlukla bir sevinç ve kahkaha seline çevirir. Eskiden mürekkepli yazılar,kurutma kağıdı yerine bu kumla kurutulurdu. Her ulus turistik tanıtım için ülkesinin güzelliklerini ve bu arada plajlarını över,bu doğaldır. Ama dünyanın hiç bir yerinde hatıra diye plajlardan 100 gram kum satın alınarak saklanmaz. Oysa Anadolu’nun plaj kumları, özellikle sarı kumlar turistler tarafından alınıp saklanmaktadır.Hatta kilolarca alanlar vardır. Buna örnek Gökova körfezindeki Antik Kedrai (Sedir) adasının kumlarıdır. (Kleopatra Plajı kumları) Akdeniz’in batısında oturan ve ayrı diller konuşan toplumlar Akdeniz’e “AK” ya da “DURU” adını takmışlardır. Türkçe AKDENİZ- Arapça “ BAHR-İ SEFİD” denir. Akdeniz, Berrak Deniz. Akdeniz, yılın bazı zamanlarında geceleri tamamiyle akkor ve saydamdır,aydınlıktır. Danseden sıvı bir fosfor denizidir sanki. Denize girerseniz,tüm bedeniniz, ışıklı bir maddeden yapılmış gibi parlaklaşır. Bu ışık yaşamın başlangıç gülümsemesidir. Bu en büyük saflıktır. Gerçektende sanat ve şiir evreninin herkese çevreye aşk ilan edişidir bu. Okyanus derinliğini andıran gökmavisini, Akdeniz’in sıcak,berrak sularında da görürsünüz.. SANKİ ANADOLU’NUN SOLUĞUDUR AKDENİZ ! Akdeniz’in büyülü tuzlu sularının köpüğünden AŞK VE SEVGİ TANRIÇASI AFRODİT DOĞMUŞ ve Akdeniz insanlarına SEVECENLİĞİ, SICAKLIĞI ve SEVGİYİ VERMİŞTİR. YAKAMOZLARI EN FAZLA OLAN DENİZDİR AKDENİZ.. Eskilerin BİZİM DENİZ dediği Akdeniz kıyıları boyunca dağlarda kaya denizlerinde çamlar,katranlar, sandal ve tesbih ağaçları, harnuplar,narlar, yemişli, yemişsiz sayılamayacak çeşitte “ maki” deiğimiz bitki örtüsüyle kaplıdır. “Araştırmacı Şahin ÖZKAN
|
.jpg)
ÖNERİLEN SİTELER
* AÇILIŞ SAYFASI ÖNERİSİ : ATATÜRK GÜNLÜĞÜ
* Uluslararası Çukurova Sanat Günleri Resmi Sitesi :
* Uluslararası Mersin Müzik Festivali Resmi Sitesi :