KALEKÖY’DEKi KALINTILAR – Ergün LAFLI

……Kaleköy, bilindiği üzere, bugünkü Mezitli’nin 3 km. kuzeyinde bulunan, bu beldeye bağlı bir köydür. Söz konusu kalıntılar köyün en batısında, köy ilkokulunun ve mezarlığının güneyinde, yüksekçe bir yerde bulunmaktadır. Kalıntılar daha önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi, bir yapı kalıntısı ve o’nun çevresine dağılmış yapı blokları şeklindedir. Söz konusu yapının kuzey-güney uzantısındaki uzunluğu 15 m.’ye yakındır. Doğubatı uzantısı, üzerindeki kalın moloz tabakasından ötürü ölçülemeyecek şekildedir. Yalnız kuzeybatı köşesi seçilebilmektedir. Bu kısım, yapıda en çok korunan kesim durumundadır. Duvarları oluşturan bloklar, düzgün kesimli kireçtaşı bloklardır. Duvarın en alt sırası, toprağın altında kalmış durumdadır. Bu halde korunmuş yüksekliğinin göründüğünden fazla olduğu düşünülebilir. Duvarı meydana getiren bloklardan bir kısmının, dış yüzlerinin çıkıntılı bırakıldığı görülmektedir. Yapının
üzeri, bugün molozlardan meydana gelmiş ve tepe halini almış kalın bir tabaka ile örtülüdür. Yapıdaki duvarların, yapının içine bakan yüzlerinin nasıl olduğunu bilmiyoruz. Fakat dış yüzü için, düzgün örgülü ve sıvalı diyebiliriz. Kalan kısımlarında duvar çok kalın gözükmektedir. Yapının çevresinde ve içinde yoğun biçimde tarım yapılmasına karşın, yapının planına ilişkin bir sonuç çıkartacak kadar bilgi elde edememekteyiz. Fakat batı yanda, tarla içinde in-situ olabileceğinden şüphelendiğimiz, üzerinde büyük olasılıkla sırasını belirten iki harfın bulunduğu, bir tambur vardır. Yivli olan tamburun çapı da bir hayli geniş olup, tahmini 78-80 cm. kadardır.
Kalıntıları incelerken yapıdan çok, ilgimizi çeken şey, çevrede dağılı olan bloklardır. Bunların çoğu yerli kireç taşı- mermerden yapılmış, ağırlıklı olarak aynı boyutlarda olan, devasa sayılabilecek sütun parçaları idi. Tamburlar çoğunlukta görülmektedirler. iki tambur tipi mevcuttur; bunlar yivli ve yivsiz diye 2’ye ayrılırlar. Korinth düzeninde yine büyük çaplı, 2’si korunmuş, diğeri ise iyice yıpranmış şekilde olan 3 başlık da vardır. Tamburlar ise toplam yedi tanedir. Bloklar arasında en ilginç olanı, üzerlerinde pamet benzeri, yaprağı andıran biçimde bir düzenlemenin yer aldığı, tam olarak ne olduğunu anlayamadığımız, kireç taşı ve geç karakterli bloklardır. Üç tanedirler ve birbirlerinin aynılarıdır. Kalıntıların hemen yanı başındaki, köy mezarlığında da bir çok blok mevcuttur. Bunlar arasında üzeri haçlı ve bir köşesinde bir harfin bulunduğu, küçük boyutlu mermer sütun, yine geç dönem yapılarına ait olabilecek türdeki küçük boyutlu granit-mermer sütun parçaları ve geç bir döneme ait sütun kaidesi ile astragal bantlı bir friz parçası vardır. Ama bizce bunlardan hiçbiri bu yapıda, bu devasa boyutlu sayılabilecek sütunların kullanıldıkları zamanda kullanılmış olmamalıdırlar. Çevrede yaptığımız gezilerde hemen yapının altında, kuru dere yatağının kenarında, birkaç duvar kalıntısı kalmıştır. Bu kısımda da çok ilginç bloklar mevcuttur.
Tüm bunlar bugüne değin pek bilinmeyen ve üstünde durulmayan önemli ve büyük bir yapının ve çevredeki kalıntıların işaretleridir. Yapının planını düşündüğümüzde elimizdekilerle şu an için bir şey söylemek mümkün değildir. Çünkü yapının hangi doğrultuda olduğunu bile anlayabilecek durumda değiliz. işlev için de bir şey söyleyemeyeceğiz. Fakat çevrede bulduğumuz geç orta çağ seramikleri bizi düşündürmektedir. Yapıda bulunan Korinth başlıkları ile tambur aşağı yukarı aynı dönemde birlikte kullanılmış olmalıdır. Stil bakımından başlıkları İ.S.2.3. yy. başlıkları olarak görmek yerinde bir tahmin olur kanısındayım. Bu büyük çaplı blokların işlevinin yapının ilk evresine ait olduğunu düşünüyoruz. Buna göre yapı belki birkaç sefer değiştirilerek kullanıldı. Tüm bunların yanında, diğer bir konu da bu yapının güneydeki Pompeiopolis kenti ile ilişkisi olup olmadığıdır.
Tüm bu sorunların çözümü için materyal toplayarak, çeşitli karşılaştırmalar yaparak ve çevre gezileri sürdürülerek çalışılması gerekir. Bu kalıntının en kısa sürede değerlendirilip tahripten kurtarılması gerektiği düşüncesindeyiz.
Ergün LAFLI : A.Ü., D.T.C.F.. Klasik Arkeoloii Anabilim Dalı IV. Sınıf
* Bu yazı  “İçel Sanat Külübü” Aylık Bülteni ” Kasım 1995 – 41. Sayı” sından alınmıştır.

Biyografik Bilgi

scroll to top