KAPTAN SİR FRANCİS BEAUFORT – W.MARTİN LEAKE- KONSOLOS JİLLE – 7.BL

Mersin-3.jpg

GEZGİNLER GÖZÜYLE MERSİN 2. BÖLÜMÜ

Kaptan Sir Francis Beaufort (1774-1857)
1812’de yöreye gelen Kaptan Sir Francis Beaufort, yerleşimin adını “Mersyn” olarak yazmıştır. Yöreye gelen diğer gezgin ve araştırmacılar ile Osmanlı arşiv belgelerinde de “Mersin” adına rastlıyoruz.Kaptan Sir Francis Beaufort
İngiliz denizci (sonra Amiral) Sir Francis Beaufort “Karamanya” kıyılarının haritasını çizmekle görevlendirilmiş; çok sayıda ressam, haritacı ve uzmanın da bulunduğu bir grupla 1811-1812 yıllarında güney kıyılarımızı, bu arada İçel kıyılarını çok yönlü incelemiştir.
Beaufort’un haritasında bölgemiz Karamanya sınırları içinde gösterilmiştir.

Haritadan detay: Mersyn

Haritadan detay: Mersyn

O sıralarda küçük bir yerleşim yeri olan bu köyün çevresinde gördüğü taş ve tuğla yapı kalıntılarından, eskiden burada bazı büyük binaların bulunduğuna tanıklık ettiğini; bunların Pompeipolis harabelerinden getirilmiş
olabileceğini yazmış, “Mersyn” isminin yerli halk tarafından verildiğini belirtmiştir.
“Pompeipolis’in doğusuna doğru yapay tümülüslere benzeyen bazı küçük tepecikler vardır; daha ilerde küçük bir ırmağın yakınında, kıyıdaki birkaç kulübeye yerlilerin “Mersin” adını verdiği yere geldik. Bu yerin hemen yanı başında bulunan birkaç iri taş ve eski kiremit, bir zamanlar burasının önemli bir yapının alanı olduğunu gösterir gibiydi. Fransız yapımı on sekiz paund’luk iki demir top kumsalda yatıyordu; bunları daha önceki Ağa’nın Mısır’ı boşaltmamız sırasında satın
aldığı ve Karaduvar yakınında bir kale dikmek için malzeme topladığı
söylenmekteydi; ancak işgüzarlık dolu bu gayret gösterisi karşılığında Babıâli onu kementle (yay kirişiyle boğmak anlamında SV) ödüllendirmişti.
Kıyıdan birkaç mil içerde, adı geçen ırmağın karşılıklı kıyılarında iki büyük köy vardır; Bunlardan biri olan Karahisar’da (Karaisalı olmalı) Türkler, diğerinde Rumlar oturur ve buraya Gavurköy denir.”
Amiral Beaufort haritalarından X no.lu pafta bize bilinenlerden farklı başka yeni bilgilere ışık tutuyor. Mersin limanı ile ilgili en eski kayıt tarihi artık 1811 olarak kayıtlara geçmeli. Bu harita üzerindeki yazıya göre “Mersin” sözcüğünün hemen üzerinde yer alan “Liman için yapılmış bir bina” ifadesi o tarihte Mersin’de bir limanın varlığını kanıtlar. Hemen altında deniz üzerindeki ifade ise buranın “Muhtemelen antik Zephyrium” ‘Zephyrium Körfezi’ olduğunu gösteriyor.Kaptan Sir Francis Beaufort 2
Haritaların Türkçe çevirisini yapan Nedim Ardoğa’nın dikkati çektiği gibi yukarıda verilen haritada yer isimleri, Türkçe isimlerin İngilizce olarak yazılışını veriyor. Ayrıca Müftü Çayı ağzı için de “Possibly the ant. Zephyrium – Muhtemelen antik Zephyrium” diyerek kentin antik şehir üzerine yapılandığını gösteriyor.
Haritada görülen Türkçe isimler şöyle: Kaptanın yazışıyla Mersyn (Mersin).
Kaptanın yazışıyla Karadouvar (Karaduvar). Kaptanın yazışıyla Kazalu (Kazanlı).
Kaptanın yazışıyla Yeni kioy (Yeniköy) .

William Martin Leake (1777 – 1860)
İngiliz topografya ve Antik Çağ uzmanı. 1824 tarihli haritasında, Mersin’in bulunduğu yerin “Zephyrium” olarak yazıldığı görülmektedir.

Fransız Konsolos Jille
Tarsus’un Fransız Konsolosu Jille’den öğrendiğimize göre 1830’larda sahilde Huğ denilen, çamur sıvalı, kargı ve sazdan yapılmış kulübelerle bir kaç da bina görülmekteydi. 1836 yılından sonra teknolojinin ilerlemesi ile buharlı gemilerin kullanılmaya başlaması daha büyük iskelelere ihtiyacı doğurmuş, sığ iskelelere imkân verebilen Mersin kıyısının önem kazanmasına neden olmuştur. Bu nedenle Gökçeli’ye bağlı bu köye büyük kayıklar ve küçük gemiler uğramaya başlar.

Top