KEŞŞİK – DEĞİŞİK – EMİŞİK — Sıtkı SOYLU

koy.jpg

MUT YÖRESİ FOLKLORUNDAN ÜÇ GÜZEL SÖZCÜKLÜ ÜÇ GÜZEL GELENEK
KEŞŞİK – DEĞİŞİK – EMİŞİK
Her geleneğin bir mantıklı doğuş nedeni, devamlılığını sağlayan sosyal veya ekonomik etkenleri vardır.
Bahsedeceğimiz  üç gelenekte bu çerçeve içinde doğmuş ve varlığını sürdürmektedir.
Üç güzel sözcükle yaşayan bu üç geleneğin temelinde aynı güzellik ve incelik vardır.
Şimdi  bunları  sırayla aktaralım.
KEŞŞİK veya KEŞİK
Sürü hayvancılığının dışında kalmış ve köylerde ailelerin süt, yoğurt, yağ, çökelek, peynir gibi ihtiyaçları  için beslediği birkaç küçükbaş hayvanları bulunur.
Bunlar köy içinde ve çevresinde otlatılır.
Yavrularıyla birlikte otlatıldığı için, sağım zamanı dışında yavrularının  emişmesini önlemek için bunların memeleri bir kese içine alınıp, iplerle bağlanır. Bundan dolayı da, bunlar genel olarak (KESEBİCİK) diye tanımlanır.
Sayılan çok az olan bu hayvanların otlatılmasının aileye her gün yük olmaması için güzel bir işbirliği geleneği kurulmuştur,
Beş-on aile kendi aralarında bir işbirliği yapar ve her gün bir  aileye otlatma sırası gelir.
Böylece hem çoban masrafından kurtulmuş, hem de mal sahibi oldukları  için daha iyi otlatılmış olurlar.
KEŞİK veya KEŞŞİK, sadece hayvan otlatılmasıyla sınırlı değildir.
Ekin derilmesi, deste çekilmesi, üzüm kesilmesi, mısır tanelenmesi, küncü (Susam) çekilmesi vb. gibi alanlarda da komşular  arasında KEŞŞİKLEME veya KEŞİKLEME yapılır.
DEĞİŞİK
Bu gelenekte  de ürün değerlendirilmesinde işbirliği gerçekleştirilir.
Birkaç küçük baş hayvan veya ineğin sütünü tam değerlendirmek mümkün olmaz. Çünkü 10-15 kilo civarında bir sütün yağ-peynir yapılması günlerce zaman alır.  Bu zaman ısrafının dışında bunların bozulmadan korunması da ayrı bir sorundur.
Örnek olarak tuluma basılacak peynirin fazla eşkimemesi gerekir.
Halbuki 10-15 kilo günlük sütün peynir çalınıp tuluma basılması için haftalara ihtiyaç vardır. Böylece bir günlük peynir ile yirmi günlük peynirin aynı tuluma basılması olayı ortaya çıkar ki, bu da peynirin bozulmasına neden olur.
Yağ-için de durum aynıdır.
Bir yayık dolusu yoğurdu biriktirmek günlerce beklemeyi gerektirir.
İşte bu sakıncayı ortadan kaldırmak için komşular arasında bir dayanışma oluşturulur.
8-10 komşu kendi arasında kurduğu dayanışmaya DEĞİŞİK denir.
Ailenin süt verimine göre, bir veya iki gün komşuların sütü bir evde toplanır.
Sütler, (ÇETELE) denen bir ağaç çubuk üstüne yapılan kertik veya çentikle ölçülür. Sabit bir kapta  yapılan bu ölçümle her aile aldığı kadar sütü DEĞİŞİK sırası bitince diğer komşulara aynen vermiş olur.
Değişik sırası gelen aileye bir günde 100-150 veya daha fazla süt toplanır.
Sütler zamanına göre ya yağ yapılır, yada peynir çalınıp tuluma aynı tazelikte basılır  ve obruklanır.
Böylece aile her gün  yoğurt-peynir çalmak, yağ çıkarmak telaşından kurtulmuş, hem de aynı tazelikteki ürün ile kışlık ihtiyacını zamanında karşılamış olur.
Bir sağım sezonunda her aileye iki veya üç DEĞİŞİK sırası gelir. DEĞİŞİK sırası bitince de zaten süt azalmıştır  ve ancak günlük ihtiyacı karşılayabilecek kadar sağım yapılabilir.
EMİŞİK
Süt çağında küçük çocuğu olan kadınlara (EMZİKLİ) denir.
Bazı kadınların sütü ya çok az olur, ya da herhangi bir nedenle kesilir. Süt çoğaltmak  için  birçok pratikler geliştirilmiştir.
Buna rağmen sütü yavrusuna yetmeyen anne, samimi olduğu bir yakını veya akrabasından  çocuğunu emzirmesini ister. Şayet süt fazla ise bu istek genellikle anlayışla karşılanır.
Aralarında ancak gün veya hafta, nadiren ay farkı olan ve aynı annenin emzirdiği bu çocuklara (EMİŞİK) denir.
EMİŞİK  yani süt kardeşi olan bu çocuklar, aynı batından gelen çocuklar gibi kardeş sayılır. Bazı noktalarda ikiz  ilgisi görürler.
EMİŞİKLER, birbirleriyle evlendirilmezler .
İşte bu evlilik engeli koyan gelenekten yola çıkarak bazı kadınlar, müstakbel evlilikleri önleyici tedbiri de bulmuş olurlar.
Günümüzde bilimsel olarak kanıtlanmış olan akraba evliliğinin sakıncalarını Anadolu köy kadınları gayet iyi bilmektedir.

Yakın akrabalarında yaşıt çocuğu  olanlarla, ileride bir akraba evliliği emrivakisi ile karşılaşmak istemeyen kadınlar bilinçli olarak karşıt cinsten olan çocuğu emzirerek bunu önler.

Aynı metodla, hoşlanmadığı, ileride bir akrabalık kurulmasını istemediği ailelerin çocuklarını aynı emrivaki ile yani çocuğu emzirmek suretiyle engelleyen bilinçli Emzikti kadınlar vardır.

*Bu yazı  “Mersin Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü Yayın Organı” olan “İÇEL KÜLTÜRÜ”  Mayıs  1992 – 21. Sayısından alınmıştır.

Ziya Aykın

Ziya Aykın

Biyografik Bilgi

scroll to top