MERSİN DEVLET HASTANESİ 1/6 –

MDH.jpg

Asırlık Sağlık Çınarı
Mersin Devlet Hastanesi (KİTABIN TAMAMI BU SİTEYE AKTARILMIŞTIR)
100 yaşında
Semihi Vural 2009

Sahibi ve Sorumlusu : Dr. Suat Özer Öner
Hazırlayan : Semihi Vural
Karikatürler : Semih Poroy
Genel Koordinatör : Arife Ünüvar
İletişim : Dr. Ayşe Vural
Röportajlar : Arife Ünüvar
Fotoğraflar : Dr. Turhan Sezer – Kanşav Şahin
Eski fotoğraflar : Ali Merzeci – Hayrullah Ergun – Semihi Vural
Teknik Destek : Mustafa Eser
Kitap Dosyası : Tuncer Özmen
Düzeltmen : Meriç Alkan
Sayfa Düzeni : Burçin Keseci
İç ve Dış Kapak Çizimleri : Ertan Aykın
Yapım : Yasemin Helvacı – Erilya Tasarım
Baskı : Irmak Matbaası
Yayın Tarihi : Aralık 2009. Mersin

ERİLYA TASARIM
Kültür Mh. Cengiz Topel Cd. No:10 Çamlıbel /Mersin Tlf: 0 324 238 0 532 – Faks: 0 324 238 0 552 bilgi@erilyatasarim.com
* Bu kitabın yayın hakları Mersin Devlet Hastanesi ve Semihi Vural’a aittir. İzin almak kaydıyla alıntı yapılabilir.

Katkı Sağlayanlar:MERSİN DEVL. HAST. 103
Av. Şinasi Develi
Dr. Ayşe Vural
Dr. Ahmet Arslan
Dr. Halil Yılmaz
Dr. Özcan Özçürümez
Dr. Hüseyin Şendağ
Dr. Adnan Akıncı
Dr. Süleyman Öztan
Dr. İrfan Aydın
Dr. Necati Kıralp
Dr. Tahsin Ütsükarcı
Dr. Tülin Göçmen
Dr. Harun Özmen
Dr. Kadir Kokulu
Dr. Yılmaz Aksoy
Dr. Aydın Ege
Dr. Tuba Seki
Dr. Necdet Keykubat
Dr. Oğuz Kardaş
Dr. Yılmaz Tezcan
Dr. Taner Bayraktaroğlu
Dr. Tufan Ünal
Dr. Seyyan Güngör
Dr. Murtaza Büyükkınacı
Dr. Yavuz Gözükara
Dr. Adil Bayram
Necdet Keykubat
Gültekin Arsoy
Tülin Baysal
Ali Aytuğ
Esra Topçu Korkut
Zahide Taşkın
Ayşe Tekten
Sadık Attila
Nihat Taner
Necdet Canaran
Ahmet Pazar
Necmettin Eser
Tolga Ünlü
Tülin Ünlü
Yurdanur Sönmez
Siren Yılmazer
Güller Karadağ
Nazmi Bayrı
Vahap Kokulu

Kitap Çalışma Komitesi:
Dr. Suat Özer Öner
Dr. Tuğba Seki
Dr. Tülin Göçmen
Dr. Harun Özmen
Müdür Yardımcısı Arife Ünüvar
Müdür Yardımcısı Tülin Baysal

Dijital Taramalar:
Bilgi İşlem: Alaattin Köse
Kanşav Şahin – Timuçin Tunçdemir
Tıbbi Sekreter: Şerife Okur Eringen

Türkü Araştırma:
Ali Çağlar

Semihi Vural
1942 İstanbul doğumlu.
1967 Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu, Yüksek İç Mimarlık mezunu.
TRT İstanbul, Trabzon, Çukurova Radyolarında yayın ve bakım teknisyen
1976 Mersin’e yerleşti. İç Mimarlık Bürosu, Mobilya Dekorasyon Atelyesi
1988 Eski Mersin Yapıları projesi, Sokak Sergisi
1989 İçel Sanat Kulübü kurucu üyesi. Kurucu başkanı
1990 Mersin Kültür Merkezi Derneği kurucu üyesi.
1992 İSK Bülten/dergi yayını
1994 Mersin Üniversitesi Öğretim Görevlisi
1997 İçel Vali Danışmanı. Cumhuriyetin 75. Yıl projeleri;
Kitap ve NK. Güzel Sanatlar Lisesi proje yönetmeni.
2002 ME.Üniversitesinden emekli oldu.
2002 Mersin, Uluslararası Müzik Festivali kurucu üyesi
2003 Mersin Urartu Günleri projesi sorumlusu
2004 Yapı Kredi Sırtı Dağ Yüzü Deniz Mersin kitabı, bölüm yazarı
2005 Aydın Doğan Mersin Sanat Sokağı projesi
2007 Mersin Halkevi Binası Kitabı projesi
2008 Masalını Boyayan Ressam – Doğan Akça Kitabı projesi
2009 Asırlık Sağlık Çınarı, Mersin Devlet Hastanesi 100 Yaşında Kitabı projesi
Evli. Ayşe Vural. Bir erkek çocuk (Sinan), bir kız torun (Mavi), sahibi.

Semihi Vural
Kültür Mahallesi 4304 Sokak Safa Ap. No. 1 D. 1- MERSİN
Tel: 237 38 27 – 478 30 03 – Cep: 0536 984 80 89
semihivural@mynet.com
semihivural@gmail.com

Mersin Devlet Hastanesi İletişim BilgileriMERSİN DEVL. HAST. 105
Mesudiye Mah. Kuvayi Milliye Cad. No: 32, 33050/MERSİN
Tel : 0324 336 39 50
Fax : 0324 336 02 56 / 0324 336 66 44
e-postalar:
bashekim@mersindevlethastanesi.gov.tr
kalite@mersindevlethastanesi.gov.tr
www.mersindevlethastanesi.gov.tr

İÇİNDEKİLER
15 Başlarken
16 MERSİN VE SAĞLIK Mersin Diye Bir Yer
18 Mersin’in Konumu
19 Atatürk’ün Mersine Gelişi
21 Sağlıkla İlgili İlk Bilgiler
22 Mersin Modern Bir Hastane Binasına Kavuşuyor
25 CUMHURİYET DÖNEMİ Hastanemize Doğru
30 1934 Memleket Hastanesi
32 Cumhuriyetin İlk Örnek Doktorları
41 Mersin Devlet Hastanesi’ne Doğru
48 1960’lı Yıllarda Mersin Devlet Hastanesi
49 1973 İçel İl Yıllığında Mersin
49 1980’li Yıllarda Mersin
51 Yeni Hastane Binası Yapılıyor
58 Mersin Devlet Hastanesi Yeni Hizmet Binası
61 Mersin Devlet Hastanesi Açıldı
76 Yıl 1994 – MERSİN ARTIK METROPOL
77 1999 Yılında Mersin Devlet Hastanesi
88 Onlar
91 Bizim Konsey Salonunun Halleri
94 Kalite Yolculuğumuz
95 Yıl 2009 – MERSİN DEVLET HASTANESİ
99 Başhekimle Röportaj
102 Zaman Dizini
109 Mersin Millet – Memleket Hastanesi Hekimleri ve Başhekimleri
132 Kaynakça
136 Fotoğraf Albümü

SAĞLIK BAKANININ MEKTUBU
Ankara – Eylül 2009
SAĞLIK BAKANI  RECEP AKDAĞGöreve geldiğimizde sağlık alanında çözüme ulaştırılamamış birçok sorun ile karşılaştık. Bu sorunların çözümü için, koruyucu sağlıktan, tedavi hizmetlerine ve sağlık işletmeciliğine kadar çok yönlü bir program olan “Sağlıkta Dönüşüm Programlını hayata geçirdik.
“Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile biz sağlık hizmetlerinin nasıl verilmesi gerektiği konusundaki zihniyeti değiştirdik Bütün icraatlarımızın merkezine insanı yerleştirdik ve hizmet felsefemizi önce insan diyerek ortaya koyduk.
İnsanımızın adil, hakkaniyetli, etkili ve hızlı bir sağlık hizmeti almasının bir lütuf değil hak teslimi olduğunun bilinci ile hareket ettik. Bu sayede, vatandaşlarımızın sağlık hizmetinden memnuniyet oranı 2003 yılında %39 iken bu oran 2007 yılında %66,5’e çıkmıştır.
Sevindirici olan bir husus da, Türkiye’nin sağlık hizmetlerine erişim ve kalite açısından, Dünya standartlarını yakalar bir düzeye gelmesi ve diğer ülkelere “iyi bir uygulama” örneği teşkil etmesidir.
Yerel yöneticiler vatandaşların sağlık sorunlarını en iyi bilen kişiler olarak çözümde anahtar rol üstlenmektedirler.
Merkezde planladığımız her detayı, yerelde Memurundan, ATT’sine, Paramediğinden Ebesine, Hemşiresinden Doktoruna kadar bütün sağlık çalışanlarımız, Sağlık Grup Başkanlarımız, Başhekimlerimiz, İl Sağlık Müdürlerimiz sahiplendi ve sahada hayata geçirdi. Bu anlamda, mevcut başarılarımızda yerel yöneticilerimizin ve sağlık çalışanlarımızın katkısı büyüktür.
Bu uzun soluklu ve meşakkatli, bir o kadar da gurur verici “insanımıza hizmet” yolunda alacağımız daha çok mesafeler vardır. Biz, bütün zorlukları sağlık çalışanlarımızla birlikte aşarak yolumuza devam edeceğimize inanıyoruz.
Mersin Devlet Hastanesi’nin kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla hazırladığı bu kitapta, sağlık hizmetlerinin geçmişten günümüze geçirdiği evreleri görecek ve sağlıkta yaşanan çarpıcı değişimlere tanık olacaksınız.
Bu konuda emeği geçen mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor, gayretlerinin devamını diliyoum.
Prof. Dr. Recep AKDAĞ Sağlık Bakanı

VALİNİN MEKTUBU
Mersin – Ekim 2009
MERSİN VALİSİ HÜSEYİN AKSOYSağlık, bir ülkenin gelişmişlik düzeyi ile toplumsal refah düzeyinin ölçümünde temel göstergelerden biridir. Toplumsal alanda ve insan hayatında çok önemli olan sağlık hizmeti verilirken yetişmiş insan gücü kadar kullanılan teçhizatın yeterliliği de önem taşımaktadır.
Ülkemizde sağlık hizmetleri alanında, hastaneler ana kurumlar olup teknolojik gelişmelerin sağladığı yeni teşhis ve tedavi yöntemleri nedeniyle sağlık kurumları sürekli geliştirilmesi gereken yerler arasındadır.
İlimizin ilk hastanesi olan Mersin Devlet Hastanesi de bu anlayışla Devlet vatandaş işbirliği ile adım adım geliştirilmiş, vatandaşımızın katkıları ve idealist hekimlerimizin özverili çabalarıyla bugüne gelmiştir.
1930 lu yıllarda iki-üç servis ile hizmet veren hastaneye 1934 yılında Özel İdare tarafından Kadın Doğum Hastalıkları Bölümü ile Verem Pavyonu’nun eklendiğini, 1938 yılında Mersin Belediyesince 10 yataklı Zührevi Hastalıklar Bölümünün ilave edildiğini görmekteyiz. 1938’de 50 yatak kapasitesi ile hizmet veren hastanede yalnızca Dahiliye, Kulak-Burun-Boğaz, Cerrahi, Bevliye ve Kadın Doğum servislerinde daimi doktor bulunmaktayken bugün 506 yatak kapasitesi, 144 Uzman Hekim, 41 Pratisyen Hekim ve 21 Diş Hekimi ile komşu illere de hizmet veren tam teşekküllü bir hastanedir.
Elimizdeki eserde yalnızca “Mersin Devlet Hastanesinin öyküsünü değil, Mersin’in de geçmişten bugüne sağlıkta gelişim öyküsünü görmekteyiz. Semih’i VURAL araştırmacı kimliği ve titizliği ile “Mersin Devlet Hastanesi”ni incelerken dönemin önemli olayları ve tarihte iz bırakmış şahsiyetlerini de ustalıklı bir örgü ile öyküye dahil etmiştir.
Dr. Cenap ŞEHABETTİN, Dr. Reşit GALİP ve Prof. Dr. Muzaffer AKSOY gibi gerek kendi alanında gerekse başka alanlarda öne çıkmış önemli tıp adamlarının ilimizde görev yaptığını da yine bu eserden öğrenmekteyiz.
Başta Semih’i VURAL olmak üzere Mersin için önemli bir kuruluşun tarihini kitap/aştırarak önemli bir kültürel hizmeti yerine getiren yayın ekibine teşekkür ediyor, bu tür çalışmalarının devamını diliyorum.
Hüseyin AKSOY Mersin Valisi

BAŞHEKİMİN MEKTUBU
Mersin – Kasım 2009
DR. SUAT ÖZER ÖNERHekim olarak bizim iki değer yargımız vardır; özgürlük ve herkesin yaşam hakkına saygı. Özgürlük bizler için bir yaşam biçimidir. Kişiler arasında hiç ayırım yapmadan herkesin yaşam hakkı için uğraş vermek biz hekimlerin hizmet tutkusunun temel direğidir. Sağlıklı yaşam nedir? Yaşam içerisinde modern tıp insanlara ne kadar faydalı olabilmektedir. Tıp mensupları birçok hastalığı tedavi edebi İseler de, yalnızca sağlık kurumlarının ve çalışanlarının kalitesinin, sayısının, standartlarının artırılması, iyileştirilmesi ile bireyin sağlıklı yaşama kavuşması mümkün olmayacaktır. İnsanın ailesi, okulu, sosyal çevresi, iş ortamı, yaşadığı şehrinde sağlıklı bir yapıda olması gerekmektedir. Günümüzün insanı sanki yapay bir yaşama zorlanmakta, kendi içsel gücüyle ayakta kalabilmeyi unutmuş bir durumda yaşamaktadır. Tüm sağlık problemlerini yalnızca sağlık kurumları ve ilaç kullanarak gidereceğini zannetmektedir.
Başarılı ve sağlıklı olabilmenin bedeli olarak fiziksel ve ruhsal açıdan omuzlanmak istenen yükler, bedenlerimiz için kaldırılamaz hale geldi. Bunun sonucu olarak bağışıklık sistemimiz çöküyor, bedenimiz kronik hastalıklara açık hale geliyor. Dönüp doğaya, yaşam kalitemize bakmak ve doğanın dengesinden yararlanmak pek az kişinin aklına gelmektedir. Sağlıklı olmak için önce kişinin kendi kafasının, vicdanının, ruhunun sağlıklı olması gerekmektedir.
Türkiye’deki sistem, sağlık problemlerini çözerken, elindeki hekim ve sağlık çalışanlarını da en iyi şekilde kullanmalıdır. Sistemin aksayan yönlerini çözecek olan yine hekimler ve sağlık çalışanları olacaktır. Tıp doktorlarının da birer insan oldukları unutulmamalı, bireysel hatalar tüm doktorlara yüklenmemelidir. Hekimler hastaların sağlığı için canla başla çalışmaktadırlar. Buna rağmen çeşitli nedenlerle hastalar kaybedilmektedir. Doğum kadar ölümde hayatın bir parçasıdır. Herkesin, hepimizin elbette bir ölüm sebebi olacaktır.
Tıbbiyeli geleneğine sahip çıkarak ve Mersinlilerle birlikte el ele daha sağlıklı günler için hizmet vermeye devam edeceğiz. Saygılarımla.
Dr. Suat Özer Öner
Kişisel Bilgi :
*18.04.1966 / Niğde
*Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı
*Dip.No: 600 TC. Sağlık Bakanlığı sicil No: 43001
*Evli (Dr. Asuman Öner), Bir çocuk
Eğitim ve Askerlik :
*1972 -1983 İlk, Orta, Lise eğitimi Niğde
*1983 – 1989 Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezuniyet
*1989 -1992 Şanlıurfa-Harran, Bolu-Merkez, Mersin-Mezitli Sağlık Ocaklarında pratisyen hekim
*1992 – 1997 Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Anestezi ve Reanimasyon AB. Araştırma Görevlisi
*1997 – 1998 Tarsus Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı
*21.07.1998/21.11.1999 263. Dönem Yedek Subay Dağ ve Komando Tugayı ds. Kt. 30 Yt. Syy. Crh. Hst. Bştbp.liği – HAKKARİ’de Anestesi Uzmanı
*1999 – 2000 Adana Doğum ve Çocuk Hastanesinde Anestezi ve Reanimasyon uzmanı
*05.01.2001 – 2005 Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Adana Araştırma ve Uygulama Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon AB. ‘da öğretim görevlisi
*19.04.2005 Şanlıurfa / Suruç Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı
*02.05.2005 Tarsus Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Baştabip
*14.03.2007 Darfur/Nyala-Sudan Kızılay gönüllüsü olarak 1 ay görev aldım.
*15.05.2007 Mersin devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Baştabip
Kişisel Yayın ve Bildirimler:
*H. T. Kızıltan, M Baltalı, D Koca, S Öner, M Şener and A Taşdelen. Reduced Jugular Venous Oxygen Saturation during rewarming from deep hypothermic circulatory arrest: cerebral overextraction ? Cardiovascular Sugeryjune 2003; 11 (3): 213-7
*Tuna N, Koca D, Öner S Ö, Kızıltan HT, Derin Hipotermik Sirkülatuar Arrest uygulanan bir olguda jugular bulbus kateterizasyon ile serebral monitorizasyon.
*Diyaliz Transplantasyon ve Yanık. 1999;11:68-72
•Tuna N, Koca D, Öner S Ö, Noyan T. Problemli bir hava yolunun retrograd teknik ile entübasyonu (olgu sunumu). Anestezi dergisi 2000;8:229-301
*A Bilen, D Kılıç S Ö Öner, N Tuna, A Türköz Timektomi Uygulanan Myastenia Gravis’li Olguda Laringeal Maske. Anestezi Dergisi 2004;12(2):150-152
*S Ö Öner, E Tercan, A Boyacı, H Velibaşoğlu, ÖErsoy, A Esmaoğlu. Çocuklarda Postoperatif Analjezi için Bupinakain – Klonidin ile Kaudal Blok Uygulaması.
Türk Anest Rean Cem Mecmuası 2000;28:33-37
*A Esmaoğlu, Ö Ersoy, A Boyacı S Ö Öner. Epidermolisis Bülloza (vaka taktimi). Cerrahi Tıp Arşivi 1996;1(1):39-41
*H. Yavuz, A N Erkan, S Ö Öner, F Kıroğlu. Nazal Entübasyona bağlı retrofaringeal disseksiyon; (Olgu sunumu).
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi; 2005;1:91-94
*S Ö Öner, Ş Akın, N. Tuna, M. Şener, A. Dönmez, Kas gevşeticisi kullanmadan yapılan Laringoskopi ve Entübasyonun Göz İçi Basıncı ve Hemodinami üzerine etkileri. Mersin -Yurdışı kongre bildirisi 3 adet, yurtiçi kongre bildirisi 13 adet.

BU KİTAP NASIL HAZIRLANDI ?
MERSİN DEVL. HAST. 1122007 yılında göreve başlayan Başhekim Dr. Suat Özer Öner; geçmişten günümüze Devlet Hastanesini anlatan bir kitap çalışması yapılmasını ister. Dr. Ayşe Vural’ın eşi İç Mimar – Yazar Semihi Vural’ın kapısı çalınır. Ve böylece Mersin Devlet Hastanesinin sözde 75.yıl serüveni başlamış olur.
Heyecan verici bu projenin etrafında birleşen bir avuç insan, hummalı bir o kadar zevkli bir çalışma başlatırlar. İçtenlikle bu çalışmayı gündemde tutan Arife Ünüvar, Tülin Göçmen, Tülin Baysal, Tuğba Seki, Harun Özmen kitabın ilkeleri ve teknik yapısı konusunda planlama yaparlar.
Dosyalar, kaleme alınan yazılar gözden geçirilir, eksik ve gerekli olacak bölümler saptanır. Mersin için kaleme alınmış kaynaklar incelenir, tozlu raflardan bilgiler gün ışığına çıkarıldıkça 75 yıllık hastane tarihinin aslında 1908’de temellerinin atıldığı gerçeğine ulaşılır. Karşımızda bir asırlık koca bir çınar durmaktadır, heyecan kat ve kat artmıştır.
Mersin Devlet Hastanesinin eski, yeni tüm çalışanlarının bu kitaba destek vermeleri için fırsat sağlanır. Geçmişten geleceğe bir anı kitabı olması yanında okuyucuya kaynak bilgilerin sunulması ve bir Mersin kitabı olması için yeni bölümler eklenir. Can sıkıcı bir temaya eğlenceli bir sunum sağlamak için usta çizer Semih Poroy ve Ertan Aykın’dan destek istenir.
Turan Sezer Mersin Devlet Hastanesini yeniden fotoğraflar.
Röportajlar Arife Ünüvar tarafından gerçekleştirilir. Dostlara yapılan çağrılardan fotoğraf arşivi sağlanır. Kitabın fotoğraflanmasında tüm arşivini sunan eski Mersinin görüntülenmesini sağlayan Ali Murat Merzeci ve Hayrettin Ergun kartpostal koleksiyonundan destekler alınır ve Mustafa Eser tüm fotoğrafların taramalarını yapar.
Ortaya çıkan eserin kurumumuz adına gurur verici bir çalışma olduğu düşüncesi ile anıları, fotoğrafları, hizmetleri, değerli fikirleri ile emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz.
Mersin Devlet Hastanesi Kitap Komitesi

TEŞEKKÜRLER
Önce, 20 yılını Mersin Devlet Hastanesi’ne adayan eşim Dr. Ayşe Vural’a…
En önemli kaynak yine Av. Şinasi Develi ağabeyimizin kitapları oldu. Kapak tasarımlarına Ertan Aykın çizimleri hayat verdi. Güller Karadağ Yeni Mersin Gazetesi arşivini taradı. Mustafa Eser tüm fotoğrafları iyileştirdi. Mersin Devlet Hastanesi çalışanları özveriyle bilgi sağladı. Tuncer Özmen, Nihat Taner, Nazmi Bayrı, ilk okuma ve düzeltmeleri yaptı. Meriç Alkan son düzeltme ve düzenlemeleri yaptı. Tüm arkadaşlarım gönüllülük esasına dayalı, imece yöntemini benimsediler.
Sonuçta Mersin’in 100 yıllık bir sağlık tarihi de ortaya çıkmış oldu.
Özveriyle çalışan tüm dostlarıma bir kez daha teşekkür ederim.
Semih’i Vural, Ekim 2009

Atatürk 17 Mart 1923 tarihinden 14 yıl sonra, Mersinlilere söylev verdiği Millet Bahçesi'nin karşısındaki; Vali Konağı'na gelişi. Sağında Sabiha Gökçen, Solunda Mersin Valisi Rüknettin Nasuhioğlu. Millet Bahçesi şimdi, Cumhuriyet Alanı.

Atatürk 17 Mart 1923 tarihinden 14 yıl sonra, Mersinlilere söylev verdiği Millet Bahçesi’nin karşısındaki; Vali Konağı’na gelişi. Sağında Sabiha Gökçen, Solunda Mersin Valisi Rüknettin Nasuhioğlu. Millet Bahçesi şimdi, Cumhuriyet Alanı.

Türk Vatandaşının sağlığı ve sağlamlığı, her zaman üzerinde dikkatle durulacak milli meselemizdir. M. Kemal Atatürk.

BAŞLARKENMERSİN DEVL. HAST. 116
Kentte yaşayan herkes yaşadığı kentin birkaç ana yapısı ile mutlaka bir ilişki kurmuştur. Valilik, belediye, okul ve hastane yaşamın olmazsa olmazlarıdır.
Günde 24 saat kesintisiz çalışarak, binlerce insanın derdine derman bulmaya çalışan Hastanemizi tanıyor muyuz?
Dr. Ahmet Pazar ‘in ilettiği bir fıkra ile söze başlayalım:
Temel ağır bir ameliyat olacaktır. Hazırlıklar tamamlanır, altı kişilik ameliyat ekibi operasyon öncesi ameliyat elbiselerini giyinir, birbirlerine başarılar dileyip Temel’e doğru ilerlerler.
Narkoz verilmeye başlamadan önce Temel kafasını kaldırır ve seslenir: “Boşuna maske takmayın daaa. Hepinizi taniyrum”.
Bu “cephe”nin “nefer”lerini tanıyor muyuz? Adları bilinen ya da “adsız kahramanlarını da şükranla analım, kayıt düşelim dedik.
Tıp mensubu duygusaldır, hamuru insan olan sanatçıdır; zaman zaman müzisyen, zaman zaman ressam, karikatürist, fotoğrafçı, edebiyatçıdır. Anıları “travmatik”tir, iz bırakır.
Biz de bazı arkadaşların bu kısa tarih akışı içinde anılarına, öykülerine bolca yer verdik. Ümidimiz bu kitabın bir başlangıç olması, bu sağlık çınarı üyelerinin, gelecek kitaplar için notlarını biriktirmesidir. Keyifle okumanız dileğiyle…

MERSİN ve SAĞLIK
MERSİN Diye Bir Yer
Bugün bir dünya kenti olmak için uğraş veren Mersin ve sağlık hizmetleri’nin geçmişten günümüze geçirdiği evreleri, o dönemlerden edinilen bilgiler ışığında sunmaya çalışacağız. Bugünü anlamak için geçmişteki Mersin’e bakmakta yarar var:
1870’li yıllarda, Doğu Bilimcisi Charles Victor Langlois bölgede oldukça geniş araştırmalar yapmıştır. Buralardan söz ederken,
“Mersin’e giderken, Yumuk Şatosu solda kalır, bir Türk köprüsünden geçildikten sonra Mersin şehrine vardır. Bu adda sahilde başka şehirler de vardır. Mersin, Alize rüzgârlarına açık olmakla birlikte bu bölgenin en büyük iskelesidir.“demektedir.
1875 baharında Edvin John Davis, arkadaşı Ancketill ile birlikte deniz yoluyla Mersin’e gelir. 2 harita, 14 resim çizer. Mersin’le ilgili olarak;

Bir zamanlar Hükümet Konağı olan bina günümüzde İl Sağlık Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir.

Bir zamanlar Hükümet Konağı olan bina günümüzde İl Sağlık Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir.

Mersin’in 1800’lü yılların başlarında sıtmaya yakalanmamak için kaçanların barındığı, kazıklar üzerinde yükselen bir kaç kulübeden ibaret küçük bir yerleşim yeri iken, özellikle Kırım Savaşı’ndan sonra büyük bir gelişme göstererek Kilikya Bölgesi ürünlerinin ihraç edildiği zengin bir liman kenti haline geldiğini anlatır.
Edvin John Davis, notlarında kıyıdan uzakta demirlemiş pek çok teknenin bulunduğundan, kıyıya doğru alabildiğine uzanan tarım arazisinden, kentin kuzeyden atla yaklaşık iki saatlik uzaklıktaki Toros dağları ile kuşatıldığından söz eder. Ayrıca Gözne, İçme gibi mesire yerlerinden bahseden Davis, kentte sıtma ve dizanteri salgının yaygın olduğuna dikkati çeker. Çeşitli ırktan insanların alışveriş yaptığı çarşıları, Adana eski Valisi Halil Paşa’nin yaptırdığını söylediği “kare biçimli kireç taşından” kaldırımlı sokakları ve çok sayıdaki güzel taş evleri ile gelişmiş, küçük bir kent olarak nitelendirmiştir. Kentteki Rum kolonisinden söz eden Davis, Rum ve Hıristiyan Araplar’ın okullarını gezdiğini, iki kilise gördüğünü, kentte bir hastane bulunduğunu yazar. (Ancak hastaneden söz eden başka kaynağa rastlanmıyor.)
1901 nüfus sayımında Mersin’in nüfusu 23. 443 olmuştur. Hükümet Konağı yapılmış, 3 camii, 4 sübyan mektebi, 1 kız okulu, 1 rüştiye, 1 postane, 2 otel, 3 hamam, 4 han, 5 kilise ve 1584 hane sayılıyor. Buna 12 ülkenin konsoloslukları da eklenmelidir. 15 kahvehane, 5 çeşme, 3 değirmen, 1 fabrika ile çeşitli atölyeler vardır ama bir “hastane”den söz edilmez. (Düyun-u Umumiye yetkilisi Fransız Vital Cuinet’nin notlarından)

1890'lı yıllarda Mersin Denizden Görünüm

1890’lı yıllarda Mersin Denizden Görünüm

1 Ocak 1910 günü gemi ile Mersin’e gelip ilk ayrıntılı bilgi veren Tanin Gazetesi yazarı Ahmet Şeriftir. …Vapura gelen karayağız, tuhaf bir şekilde Arapça konuşan kayıkçılar, bir çekirge kadar çevik, kayıktan kayığa sıçrıyor; vapurun merdivenlerine, halatlarına sarılarak yukarı çıkıyorlardı.
…Mersin’e çıktığımda, bizim o kadar alışık olmadığımız bir hayatın başlamakta olduğunu anladım. …Kalabalık sokaklarda çeşitli şekil ve kıyafette, birbirine benzemeyen lisanlarla konuşan örnekler görülüyordu. …Mersin’in bir caddesi hariç, diğer sokakların durumu dar ve pis, çamurdan girilemeyecek gibi. Hele Girit Mahallesi bütün bütüne iğrenti vericidir. İncelenen yüzlerin sarı rengine, vücutlarının yapısına göre burada da sağlık pek ucuzdur diyebilirim. Yalnız şu kadar fark ki, Mersin’in hasta ve sefil çehresi düzgün sürülmüş ince bir maske altında saklanmak istenmemiştir.
Mersinlilerin hastalıklı hallerini tanımlayan yazar,
(sığır vebası, karantina ve baytarlıktan ayrıntılı bilgiler verse de) Mersin’e dair bir sağlık kurumundan söz etmez. Tarsus ve Adana notlarında şöyle yazar: ...Trenin geçtiği arazide boş bir karış toprak görülmüyor.
…Mersin, Adana’dan çok Suriye’ye, Beyrut’a ait bir şehirdir. Burada hayatla ilgili çalışmalar artar. İnsanların daha çok uğraştıkları, hayatı kazanmak için daha çok koşuşturdukları gözlenir. Fakat bu çalışmalar asıl Mersin’in değildir. Oradaki yabancıların, birçok seneler önce beş parasız gelip, bugün zengin olan adamların hareketidir.
Mersin’in ilerlemesi, ne halkın isteği, ne de hükümetin çalışması ve teşviki ile meydana gelmiş değildir. Aksine, bu ilerleme ortamın izniyle tabii bir şekilde meydana gelmiştir. Ve hep yabancıların lehine, yerlilerin aleyhinedir; dışarıdan gelenler kazandıkça, yerliler ve hak sahibi olanlar kaybetmiş ve Mersin, Mersinlilerin zararına ilerlemiştir.

1890'lı yıllarda Mersin Denizinden görünüm,

1890’lı yıllarda Mersin Denizinden görünüm,

MERSİN’İN KONUMU
Mersin ilinin merkez ilçesi MERSİN kenti, Çukurova’nın batısında şirin bir yerleşim merkezidir. Doğusunda Deliçay, batısında Mezitli ilçesi (Soli-Pompeipolis antik kenti), kuzeyinde Çavuşlu (Osmaniye) mahallesi, güneyi engin deniz Akdeniz’le sınırlanır. İçinden geçen Müftü Deresi (Mersin Çayı) kıyıcığında ilk insan yerleşimi izlerine rastlanır. Yumuktepe, Mersin’in atasıdır. Mersin kenti ayrıca antik “Zephyrium” üzerinde, kıyı boyunca bir sahilde uzanır.
Bitek alüvyon yapı üzerinde kurulmuş olan şehir, aslında ilin yüzey olarak en küçük ilçesidir. (1772 km2).
Belediye sınırları içi 39.56 km2 dir. Ayrıca 67.643 km2 yi bulan mücavir alanı kazanmaktadır. 37 0-47′ – 30″ kuzey enlemleri, 34 0 – 20′ – 40″ boylamları arasındadır. Rakımı, kıyıda bulunması nedeniyle ortalama 10 m. denebilir.
Birinci sınıf tarım arazileri, çevresindeki doğal, arkeolojik, ekolojik zenginlikleri ile, turizm potansiyeli yüksek; Serbest Bölgesi, Doğu Akdeniz’in en büyük limanı, karayolu ağının içinde olması, demiryolu bağlantıları ile ulaşım olanakları yeterli olan kent, yüksek ticaret potansiyeline sahip bir metropol yerleşim merkezidir.

ATATÜRK’ÜN MERSİN’E GELİŞİ

Kendisine çiçek sunan çocukları seviyor.

Kendisine çiçek sunan çocukları seviyor.


İlk kez 5 Kasım 1918 tarihinde bir geceliğine Mersin’e gelen Mustafa Kemal Milli Mücadele hazırlıklarını başlatarak, “Gerçek mücadelemiz şimdi başlıyor” dedi.

İz bırakan ziyareti; 17 Mart 1923 tarihinde Mersin’e gelen Mustafa Kemal Millet Bahçesi’nde Mersinlilere hitabını şu sözlerle noktalamıştır: “Mersinliler, Mersin’in hakiki sahibi olunuz”.

Sait (Merzeci) ve Nezihe (Siren) adında İki öğrenci Gazi’ye ve eşine birer buket çiçek verdiler. Buketlere iliştirilen yaldızlı bir kartta şu sözler yazılıdır:

“Gazi Babamız Mustafa Kemal Paşa! Mümkün müdür düşman çıksın seninle başa? Aziz milletinle kahraman ordunla binler yaşa”

Bay Bovis tarafından çekilen Mersin'in ilk fotoğrafı. 1880'li yıllar. Alan şimdi Ulucami ve Uluçarşı. Görünen binanın sağ iki penceresi yerinde şimdi Akbank binası var.

Bay Bovis tarafından çekilen Mersin’in ilk fotoğrafı. 1880’li yıllar. Alan şimdi Ulucami ve Uluçarşı. Görünen binanın sağ iki penceresi yerinde şimdi Akbank binası var.

 

Kitabın 2. Bölümüne ulaşmak için bu satırı tıklayınız……………………………………………………. 

Biyografik Bilgi

scroll to top