MERSİN DEVLET HASTANESİ 5/6 –

MERSİN-DEVL.-HAST.-191.jpg

Kitabın baş tarafına ulaşmak için bu satırı tıklayınız……………………………………………………. 

BİZİM KONSEY SALONUNUN HALLERİ 

Dr. AYŞE VURAL MERSİN DEVL. HAST. 187
Her sabah servise çıkmadan, olmazsa olmaz, uğramadan geçemeyeceğimiz bir yer…
*Gözlerde sabah mahmurluğu veya gece nöbetinin
yorgunluğu ile “günaydın “diyen bir dolu ses. Güzel
arkadaşlarımın sesi.
*Elinde, evden çıkarken kahvaltı etmeye vakit bulamayan birisinin, elindeki poğaçayı veya simidi ortaya koyarken çay söyleyip buyurun diyen neşeli sesi…
*İşte; geceden galip çıkan futbol takımının, fanatik taraftarlarının, karşı takımdan olanlara takılan sözleri…
*Bazılarımızın mutlaka içtiği “Tarsusi” sabah kahvesi…
* Akşam grup halinde “sineksiz” gidilen yemeğin sabah yapılan kritikleri…
*Hanımların bir araya gelip yaptıkları “yemek tarifi” sohbetleri.
*Bir köşede internetten borsayı takibedenlerin hararetli tartışmaları.
*Okunan gazete haberlerinin yorumları.
*Hastane yönetiminin eleştirilmesi, haklı haksız yaptırımların tartışılması.
*En çok korkulan “rotasyonların gelmesi”. Evini, ailesini, muayenehanesini, nasıl ayarlayıp gideceği soruları ve çevreden gelen öneriler
*Öğlen yemeğinden sonra, sabah polikliniğinden yorgun düşenlerin, öğlen arası tatlı kestirmeleri…
*Fıkracı arkadaşların bazen ortaya bazen de gizli gizli anlattıkları fıkralar.
*Kapı önüne yığılan randevusuz ve zamansız doktor soran, bir çay içmeye zaman bırakmayan hastaların püskürtülmesi.
*Yeni alınan evler, değiştirilen arabalar, çıkılacak tatiller.
*Tıp camiasından kayan, emekli olan arkadaşların anılması.
*Aramıza yeni katılanların ifadelerinin alınması.
*Yeni doğan bebeklerin heyecanı-tebrikler.
*Tayini çıkanların, emekli olanların buruk hüznü…
*Sınava giren çocuklarımızın aldıkları sonuçların heyecanla beklenmesi.
*Daha sayamayacağım nice sevinçli hüzünlü günler.
*İşte bizim 30 m2’lik konsey salonundaki kısıtlı yaşamımız.
Her şeye rağmen 41 senelik meslek hayatımın 20 senesini geçirdiğim Mersin Devlet Hastanesi benim için dostluğun, yardımlaşmanın, sevginin yuvası olmuştur. Bundan sonraki yıllarda da böyle devam etmesi dileği ile…
20 Ağustos 2009 – Dr. Ayşe Vural – Fizik tedavi Uzmanı

2004 Yılı Ağustos ayı itibariyle Başhekimlik görevi Murtaza Büyükkınacı‘ya devredilmişti.
1953 yılında Mersin’de doğan Murtaza Büyükkınacı 1977 yılında Ankara Tıp Fakültesini bitirdi. 1982 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde ihtisasını tamamlayarak Dahiliye Uzmanıoldu. 14.10.1985 tarihinde Mersin Devlet Hastanesine tayin oldu. Uzun yıllar Mersin Devlet Hastanesinde Baştabiplik görevinde bulunan Dr. Murtaza Büyükkınacı’nın görev yaptığı yıllara ait anıları var.

Dr. MURTAZA BÜYÜKKINACI’NIN MEKTUBU
“Göreve başlamam hayli sancılı olmuştu, ancak 36 yaşında Mersin Devlet Hastanesinin en genç baştabibi olmuştum. Bu benim adıma onur verici olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı hastaneleri içinde ilk Bilgisayarlı Tomografi cihazını 5 Eylül 1991 tarihinde hizmete açmıştık. Sanayi ve Ticaret Bakanı Mersin milletvekili Rüştü Kazım Yücelen açılış kurdelesini kesmiş ve cihazımız Mersinlilere hizmet vermeye başlamıştı.

  Sağlık sorunlarım nedeniyle emekli olmak zorunda kaldım. (Dr. Murtaza BÜYÜKKINACI)

Sağlık sorunlarım nedeniyle emekli olmak zorunda kaldım. (Dr. Murtaza BÜYÜKKINACI)

Şu anda poliklinik binasının arsası (2604 metre kare) Mersin Belediyesinin uhdesinde idi. Başkan Sayın Kaya Mutlu’nun da izniyle Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı merhum İsa Öner’in yanına gittik. Tüm masraflar dahil 39 milyon liraya İsa Öner Bey bizzat şahsi parasından ödeyerek tapuyu Bakanlığımız adına almıştır. 2001 yılında açılışı yapılarak bu ek poliklinik binamız hizmete kazandırılmıştır.
Ardından 2004 Temmuz ayı itibariyle önce MR, Spiral Tomografi hizmete girmiştir. Radyasyon Onkolojisi ve Nükleer Tıp Merkezini kurduk. Kanserli hastalar artık Adana, Ankara, İstanbul’a gitmiyordu.
2005 yılında İSO9001-.2000 belgesini aldık. 20 yataklı Cerrahi Yoğun Bakım ve Koroner Yoğun Bakımı kurduk ve hizmete açtık. Tüm bu işleri yaparken severek ve şevkle çalışıyordum. Ancak ciddi bir sağlık problemi de yaşadım. 2007 yılında emekli oldum. “Mersin Devlet Hastanesi Baştabibi ve tüm çalışanlarına saygı ve selamlarımı sunarım ”
Mersin Devlet Hastanesi, Sağlık Bakanlığı’nın “Sağlıkta Dönüşüm Programı” adı altında; kaliteli hizmet sunumunu amaçladığından yatak sayısını 2008 yılında 570 e, daha sonra 500 e düşürerek kaliteli hizmet vermeye devam etmektedir.

MERSİN DEVLET HASTANESİ – KALİTE YOLCULUĞUMUZ MERSİN DEVL. HAST. 189
Hastanemizde Ocak 2005 tarihinde Kalite Yönetim Sistemleri Danışmanlık ve Eğitim hizmetleri satın alınmıştı. Temel amacımız hizmet kalitemizi artırmak ve hasta memnuniyeti odaklı hizmet üretmekti.
2005 yılında İSO 9001:2000 Sistemi çalışmalarıyla başlayan bu serüvenle, yaklaşık kırk kişilik bir komite kuruldu; hastanenin misyon, vizyon ve politikaları belirlendi.
Kalite konseyi İç Hizmet Yönergesini hazırladı. Burada amacımız; tüm birimlerde Kalite Yönetim Sistemini yerleştirmekti. İzlediğimiz yol haritası ise sırası ile şöyle idi:
Kalite konseyi kuruldu.;Eğitim Komisyonu, Müşteri Memnuniyetinin İzlenmesi Komisyonu, Kalibrasyon Komisyonu, Dokümantasyon Komisyonu, İç Denetim Komisyonlarını oluşturdu. Başhekimlikçe, araştırma geliştirme ve tasarım komisyonu kuruldu
Mevzuatlar çerçevesinde, Organizasyon şemaları belirlendi. Çalışanlar için görev tanımları ve çalışma talimatları oluşturuldu. Birimler hedefler belirlediler. Kalite birimi tarafından Doküman dosyaları birimlere ulaştırıldı. Kalite yolculuğunda, dokümanların güncellenmesi ve zamanında birimlere ulaştırılması, kalite çalışanların korkulu rüyası idi. Bu yolculukta bizi en çok zorlayan, bu gün ise gülümseyerek hatırladığımız hummalı bir telaştı. Bu zorlu çalışmada bizi en çok rahatlatan kurum içi intranet ağı ile dokümanlara ulaşabilmek oldu ki; o günlerde bu durum bizim için uzak bir hayaldi.
Yılda iki kez Yönetimi Gözden Geçirme Toplantısı yapıldı. Çalışanlar, KYS hasta hakları, iletişim gibi, eğitimler aldılar. Denetim komisyonu yılda iki kez denetim yaptı. Tespit edilen uygunsuzluklar için iyileştirme çalışmaları yapıldı.
Belgelendirme denetimi sonucu, 02 Haziran 2006 tarihinden itibaren İSO 9001:2000 belgeli hastane olduk. Günümüzde, kalite yönetim sistemi devlet hastaneleri için olağan hale gelmişse de, o dönemde bu belgeyi hak eden ilk 800 yataklı devlet hastanesi olmak küçümsenmeyecek bir başarı idi.
Kalite Geliştirme Daire Başkanlığınca yürütülen rehber ile çalışmalar detaylandırıldı. Kalite Konseyi, Kurum Performans ve Kalite Birimi olarak adlandırıldı.
Rehber ile Hasta, çalışan güvenliği ve memnuniyeti odaklı yaklaşımımız daha da önem kazandı Laboratuar, Yoğun Bakım, Görüntüleme, Ameliyathane, Diyaliz, Acil Servis, Ambulans, Eczane ve Klinik depolar, tesis güvenliğini v.b hizmetlerde kalite standartları sorgulanıyordu.
Hizmet Standartlarını kapsayan uygulamalar ile hasta ve çalışanların memnuniyetleri ölçülüyor, istek ve önerilere göre çalışmalar yapılıyor. Maliyet Analizine göre planlama yapılıyor ve tüm bilgiler elektronik ortamda takip ediliyordu.
Modern dünyanın yönetim biçimi olan Toplam Kalite Yönetimi, neredeyse bir asırlık geçmişe sahip Mersin Devlet Hastanesi çalışanları olarak bizleri, dinamik, bir o kadarda heyecan verici, uzun soluklu yolculuğa çıkarmıştı. Bugünde 4 yılı geride bıraktığımız kalite yolculuğumuz aynı heyecanla devam ediyor…
Kurum Performans Kalite Birim üyeleri; Uz.Dr. Tülin GÖÇMEN, Uzm.Dr. Nevin VURAL, Hastane Müdürü Gültekin ARSOY, Başhemşire Esra KORKUT, Müdür Yrd. Tülin BAYSAL, Müdür Yrd. Arife ÜNÜVAR, Eczacı Ayşe BULUKLU, Mühendis Zeynep YILMAZ’a ve emeğini, desteğini ve yüreğini esirgemeden bu yolculukta bizimle yürüyen Mersin Devlet Hastanesi çalışanlarına TEŞEKKÜR EDERİM.
Uz. Dr. Tuğba SEKİ – Kurum Performans Kalite Birim Başkanı

MERSİN DEVL. HAST. 190
YIL 2009
MERSİN DEVLET HASTANESİ
14 Mart 2009 Tıp Bayramı
Doç. Dr. Taner Bayraktaroğlu
Sağlık haftası kutlamaları çerçevesinde ’14 Mart Tıp Bayramı’ nedeni ile burada toplanmış bulunuyoruz. Sizleri saygıyla selamlıyorum.
NEDEN  14 MART GÜNÜNÜ TIP BAYRAMI OLARAK KUTLUYORUZ ?
14 Mart 1827 yılında Tıphane ve Cerrahhane açıldıktan sonra modern tıp eğitimine yönelme başladı. Özellikle 14 Mart 1919 tarihinde İstanbul’un işgaline karşı, Tıp Fakültesi öğrencileri protesto gösterileri yaptı. Bu tarih Tıp Bayramı olarak kutlanmaya başlandı. Böylece ‘Tıp Bayramı’, tıp mensuplarının yurdu savunma hareketi olarak başlamıştır.
DÜNYADA TIP BAYRAMI KUTLANIYOR MU ?
Dünyada benzer kutlamalar farklı tarihlerde yapılmaktadır. ABD’de ameliyatlarda genel anestezinin ilk defa kullanıldığı 30 Mart 1842 tarihinin yıldönümü, Hindistan’da ünlü doktor Bindhan Chandra Roy’un doğum ve ölüm yıldönümü olan 1 Temmuz günü “Doktorlar günü” olarak kutlanır.
TÜRK TIBBININ GELDİĞİ NOKTA NEDİR ?
Kurtuluş savaşı öncesi ve sonrası zorluklar ve yokluklar içerisinde büyük bir özveri ile elektrik, antibiyotik bulunmadığı günlerden bugünlere geldik. Robotik cerrahi yapılan teknoloji üssü gibi ameliyathanelere geldik. Yine de büyük bir özveri ile mesleğini yurdun dört bir yanında zorluklara rağmen yürütenler vardır. Özel hayatımızdan verdiğimiz ödünlerle meslek aşkını kaybetmeden görevimizi yürütmekteyiz.
HİZMETTE HANGİ NOKTADAYIZ ?
Türkiye’nin son yüzyıl içinde değişen ve yeniden ortaya çıkan yüzü ile eğitim öğretimin artışıyla tıpta ihtisaslaşmalar belirginleşti ve sayısı arttı. Herhangi bir ihtisas konusunda yurtdışına bağımlılığımız azaldı. Hatta yurt dışından insanların sağlık hizmetini ülkemizden alacağı düzeye geldi. Sağlığın önemini ve Tıp Bayramının anlamını ifade eden, Kanuni Sultan Süleyman’ın şu anlamlı sözünü söylemek istiyorum.
“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.”
Sonuçta Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması yönünde anlamı bulunan ve bütünlüğümüzü ifade eden bir oluşumla ortaya çıkan 14 Mart Tıp Bayramı’mızı kutlar, saygılar sunarım.

ESRA TOPÇU’NUN MEKTUBU
Başhemşire
Yıllar önce küçük bir çocukken rahmetli babamın elinden tutup, soğuk ve kasvetli binanın loş, bir o kadar da ilaç kokulu koridorlarında geçerken beyaz formalı hemşirelerin bana sıcak gülümsemesi bir anne şefkati ile benimle ilgilenmeleri bu korktuğum binaya karşı bende bir sempati oluşturmuştu.
Sene 1999 aradan yıllar geçmiş artık bende umutsuzlara umut olan bu binada şifa ağacının yapraklarından biri olarak çocuk kliniğinde çalışmaya başladım. Minik bedenlerin umutsuz yolculukların umuda dönüşmesine yardımcı oluyor, tıpkı yıllar önce bana yaptıkları gibi onların şifa ve şefkat bekleyen yüreklerine dokunuyordum. Bundan da gurur duyuyordum.
2005 yılından bu güne ise bu kocaman labirent gibi koridorlu binada yönetici olarak çalışıyor, hastanemize müracaat eden bütün yorgun ve hasta bedenlere daha iyi hizmet vermek için çabalıyorum.
Büyük bir sağlık ordusunu bünyesinde barındıran Mersin Devlet Hastanesinin güler yüzlü ve özverili çalışanları ile daha nice uzun yıllar kaliteli ve güvenilir hizmet vereceğimi bilmek beni mutlu ediyor.
Sağlıklı; sağlık dağıtmak için sağlıklı yarınlar dileğiyle….

İYİ Kİ DOKTOR OLMUŞUM …
TÜLİN GÖÇMEN’İN MEKTUBU
Başhekim Yardımcısı
Tıpta bir söz vardır… ‘HASTALIK YOK, HASTA VARDIR’ diye… Kalın kalın kitaplarda, onlarca sayfa, tek bir hastalık anlatılır da anlatılır… Ama karşına öyle bir hasta gelir ki… Hiçbirine uymaz, hiçbir şeye benzemez… Çözebilmek için uğraş dur o zaman… doktorluğun zorluğu ve zevki de budur belki de! Zamanla birlikte ve zamanla yarışarak hastalığı teşhis edebilmek ve hastayı tedavi edebilmek kadar insanı mutlu edebilen çok az şey vardır. Hele bir de hasta ve hasta yakınlarının gözlerindeki sevinci, sevgiyi, teşekkürü, minneti görebilmek… İşte buna paha biçilemez!
Birçok mesleğin zevkli olduğu ve insanı mutlu ettiği söylenebilir tabi ki! Ama hiç biri ve hiçbir şey… Sabah vizite çıktığında… Seni görür görmez yüzü aydınlanan… Gözlerinin içi gülen… Bazen bir – iki şey sormak için heyecandan kelimeleri birbirine dolandıran ve her şeyden önce, sana güvenen ve seven hastaların samimiyetini hissedebilmekten daha mutlu edemez.
Hangi sistemde olursa olsun, bazı mesleklerin ana yapısı değişmiyor… İşte doktorluk böyle bir meslek ve amaç ne pahasına olursa olsun Y-A-Ş-A-T-M-A-K…
İyi ki doktor olmuşum ve iyi ki böyle hissedebilen arkadaşlarım var ve iyi ki varsın Mersin Devlet Hastanesi…
Göğüs Hst. Uzm. Dr.Tülin GÖÇMEN

Dr. SUAT ÖZER ÖNER
Mersin Devlet Hastanesi Başhekimi
Röportaj: Arife Ünüvar
2009 yılının sonuna doğru Mersin Devlet Hastanesi

Sayın Başhekim Suat Özer Öner, Mersin Devlet Hastanesi hakkında bilgi verir misiniz?
“Mersin Devlet Hastanesi; 2009 Eylül ayı itibariyle 506 yatak, ortalama 1695 personel ile 259.195 acil poliklinik olmak üzere ortalama 889.938 hastaya poliklinik hizmeti, 39.312 ameliyat ve 27.736 hastaya yataklı tedavi hizmeti vermektedir. Bunlarla birlikte yatak işgal oranımız; % 71,89 ve ortalama hastanede kalış gün sayımız ise; 5,9 gün olarak gerçekleşmiştir.
Şu anda 144 uzman hekim, 42 pratisyen hekim ve 21 Diş hekimi olmak üzere toplam 207 hekim ile hizmet sunmaktayız. Hekimlerimizin yüzde 80’i tam zamanlı; yüzde 20’i ise yarım zamanlı hizmet vermekteler.
Yaptığımız çalışmalar ile hasta memnuniyetlerinin 2009 Eylül ayı itibariyle, yüzde 93,6’ya çıkarmış, bununla beraber Kurum Performans Katsayısımız ise yüzde %91’e ulaşmıştır.”
Mersin Devlet Hastanesi 2009 yılı itibariyle 6 yataklı Yanık Ünitesi ve Korner Anjiografi ünitesi de hizmet çeşitliliğini artırmış tam donanımlı bir devlet hastanesi olarak hizmet vermektedir.MERSİN DEVL. HAST. 194

Hastanemizde yaptığınız çalışmalarınız nelerdir anlatır mısınız?
“Gelişen ve değişen şartlar doğrultusunda hizmet kalitemizi artırmak ve hasta memnuniyeti odaklı hizmet üretmek için Temmuz 2005 yılında İSO 9001:2000 kalite yönetim sistemi çalışmaları başlatılmıştı ve Haziran 2006 tarihinden itibaren İSO9001:2000 belgeli hastane olarak hizmet sunmaya devam etmekteyiz.
Halen devam eden ISO Belgemize ilaveten tüm çalışmalarımız Sağlıkta Performans ve Kalite Yönergesi ve Hizmet Kalite Standartları rehber alınarak sürdürülmektedir.
Daha önceleri Mersin Devlet Hastanesi bünyesinde bulunan Diyaliz Ünitesi Yenişehir ilçesinde bağımsız bir binasına taşınmıştır ve burada 26 cihazla ayda ortalama; 1100 seans ile 80 hastaya hizmet vermektedir. Üç cihazımızda hastanemizde acil gelen ve yatan hastalarımıza hizmet vermektedir.
Yoğun Bakımlarımız, tıbbi cihaz donanımı olarak güçlendirilmiş, yatak kapasiteleri ise; Cerrahi Yoğun Bakım 12 yatak, Nöröloloji Yoğun Bakım 9 yatak, Dahiliye Yoğun Bakım 9 yatak, Koroner Yoğun Bakım 10 yatak; olmak üzere toplam 40 yatak kapasitesi ile çevre ilçe ve bölge hastanelerinden gelen hastalarımıza da hizmet verebilmekteyiz.
Bu yıl içerisinde ayrıca elektronik arşiv ve PACS sistemine de tam olarak geçmiş bulunmaktayız.
Hastanemizde ilk kez 18 Nisan 2008 tarihinden itibaren Koroner By pass, açık kalp cerrahisi uygulamalarına başlanmıştır. Bu hizmeti İstanbul Koşuyolu Kalp Damar Hastalıkları Hastanesi uzmanları ile birlikte yürütmekteyiz. Bu anlamda bu hizmeti başlatan Prof. Dr. Cevat Yakut ve Dr. Mehmet Balkanaya ve ekibine teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz.MERSİN DEVL. HAST. 195
Ayrıca; hastanemizde Organ ve Doku Nakli Koordinasyon merkezinin aktif olarak hizmet vermektedir. Amacımız; tespit edilen beyin ölümlerindeki organ bağış sayısını arttırmaktır. Hastanemizde düzenlenen bir etkinlikle beyin ölümü gerçekleşen hasta yakınlarımıza plaketler verilmiş ve bu kapsamda organ bağışına hem kamuoyunun dikkati çekilmiş, aynı zamanda toplum da bilgilendirilmiştir.”
Zor fiziksel şartlarda özveri ile gece gündüz çalışan ve çalışmış olan tüm sağlık çalışanlarına şükranlarımı sunarım. Bundan sonra da Mersin Devlet Hastanesi yeni sağlık kampusu alanında daha modern, büyük binalarında Mersinlilere hizmet vereceği inancındayım. Mersin Devlet Hastanesi Başhekimi olarak görev yapmanın gururunu zevkini sıkıntılarını yaşamamda bana destek olan tüm mesai arkadaşlarıma da tek tek teşekkür ederim.
Asırlık Bir Sağlık Çınarı Mersin Devlet Hastanesi 100 yaşında adlı kitabımızı hazırlamış olan yazarımız İç Mimar Semih’i Vural’a, Kitap Komitemize ve hemen her kesimden katkı sağlayanlara şükranlarımı sunuyorum.

SON SÖZ

İL SAĞLIK MÜDÜRÜNÜN MEKTUBU
Sağlık hizmetleri, bireylerin ve toplumun sağlığını korumak ve sağlık düzeyini yükseltmek amacıyla verilir. Sağlıklı toplum yapısına ulaşmak tarihin her döneminde, her ülkenin ortak amacı olmuştur.
Sağlıkla uğraşmak basit bir iş değildir. Bilgi, her meslek grubundan iyi yetişmiş sağlık personeli, yönetim becerisi, ekip zihniyeti, bir o kadar da finansman gerektirir. Toplumsal gelişmelere paralel sağlık hizmeti sunabilmek için insan gücü, bilgi sistemleri ve kurumsal açıdan radikal değişiklikler; sağlık alt yapımızda, örgütsel yapılanmamızda ve milli sağlık politikalarımızda değişimleri zorunlu kılmıştır. Zorunluluk, sağlıkta bir dizi dönüşüm projelerini beraberinde getirmiştir. Dönüşümün ruhuna ve gerekliliğine hep birlikte inandık, gönül verdik ve başardık. Ülkemize, insanımıza olan sevgimiz güç kaynağımızdır. İçtenlikle ifade edeyim ki, bu güç bizleri gelecekte de güzel işlerde beraber kılacaktır.
Dağ, deniz ve ova coğrafyasındaki, Türkiye’nin en güzel şehirlerinden MERSİN’de olmak, Mersin’de yaşamak gerçekten bir ayrıcalık. Bu ayrıcalık yaşadığımız şehri sevmemize neden olurken, sevgimiz de çalışmamızın itici gücünü oluşturuyor.
Mersin Devlet Hastanesi’ndeki geçmişten günümüze olan değişiklikler kentin sağlık tarihi açısından önemli bir durum. Hastanemizin ‘Hizmette 101. yıl’ adına hazırlanan kitabı okuduğumuzda -Nereden Nereye?-diyeceğiz. Okurken yer yer burukluk duysak da, Hastanemiz’in şu andaki konumu bizleri mutlu etmelidir.
Kitabın hazırlığında destek veren kişi ve kuruluşlara, Hastanemiz çalışanlarına teşekkür ediyor, çalışma istek ve azimlerinin devamını diliyorum.
Dr. Kadir Çağlar ÇATAK –

 .                Çİzimler  : Ertan Aykın

. Çİzimler : Ertan Aykın

MERSİN DEVLET HASTANESİ’NİN ZAMAN DİZİNİ
*1826 yılında, Tarsus’ta yaşanan salgın sonrası 800 haneli bir köyün İmamı İbrahim Paşa’ya gelmiş ve “Köydekilerin hepsi öldü, tek ben kaldım, Caminin anahtarını buyurun Paşa Hazretleri “ demiş,
*1870’lerde Doğu Bilimcisi Charles Viktor Langlois bölgeyi tanıtır.
*1875 Edvin John Davis, deniz yoluyla Mersin’e gelir. Davis, Rum ve Hıristiyan Araplar’ın okullarını gezdiğini, iki kilise gördüğünü, kentte bir hastane bulunduğunu yazar.
*1892 yılında “Karantina” hizmeti veren bir kurum ve doktoru vardır.
*1892 de Dr. Ahmet Arslan’ın notlarına göre de “ilk tıbbi anlamda” hasta kabul ve bakımı başlamıştı.
*1893 tarihinde henüz bir sağlık kurumu yoktur. Bir Ermeni doktor Dr. Malis, Tarsus’ta hasta bakmaktadır.
*1891 yılı Belediye kadrosunda keza tabip kadrosu olsa da hekimi yoktur.
*1892 tarihinde Mersin Belediyesi’nin hekimi Salise (Binbaşı) rütbesinde Dr. Dimitraki Efendi, bulunuyor.
*1893 yılında da kolera salgını yaşanmıştır.
*1896 yılında “Kolera Salgını” nedeniyle Tarsus’a gelen Dr. Şerafettin Mağmumi gezi anılarında bahçe içinde 50 yatağı olan “gariban hastanesi” var diye yazar.
*1900’lerin başında Mersin’de bir “hastane kurulması” düşüncesi gündeme getiriliyor.
*1901 yılı nüfus sayımında Mersin’in nüfusu 23. 443 olmuştur. Hükümet Konağı yapılmıştır, fabrika ve çeşitli atölyeler vardır ama bir “Hastane”den söz edilmez.
*1903 yılında bir askeri hekim, Salise (Binbaşı) Cenap Sahabettin Bey’in adına rastlanır. Aynı tarihte Mersin Belediyesi’nin “tabip” kadrosu mevcuttur. Dr. Mehmet Cumali Efendi ve Dr. Dimitraki Efendi .
*1903 yılındaki resmi kayıtlarda, Tarsus’ta Gureba Hastanesi adında bir hastanenin mevcut olduğunu görüyoruz.
*1907 yılında Bugünkü Devlet Hastanesi yerinde inşaata başlanıyor. O tarihte Belediye Başkanı olan Hamit Hayfavi’nin ve halkın yardımları ile inşaat devam ediyor.
*1908 Temmuz ayında 500 Altın Lira sarf edilmek suretiyle bina tamamlanıyor. Hastanenin ilk açılışında 40 yataklı olduğu tahmin ediliyor. Şimdiki Devlet Hastanesi’nin yerinde bir “tedavi merkezi” kurulmuş görünüyor.
*1910 yılı 1 Ocak’ında Mersin’e gelen Tanin Gazetesi yazarı Ahmet Şerif; Mersin, Mersinliler’in zararına ilerlemiştir diye yazar…
*1919 yılı 1 Aralık’ta Fransızların Mersin’i işgal yıllarında, Mersin İdadisi Fransız Askeri Hastanesi’ne dönüştürüldü. Bu binayı Konstantin Mavromati yaptırmıştı. (Şimdiki Kayatepe İlköğretim Okulu)
*1920 – 20 Haziran da yaralı Türk askerlerinin tedavileri için, günümüze gelemeyen 10 yataklı bir hastane kuruldu.
*1921 – 5 Aralık tarihinde Dr. Reşit Galip Bey Mersin’de Hükümet Tabibi. Aynı zamanda Karantina ve Hapishane Tabipliği ile Gümrük Kimyager Vekilliği, Matbuat İstihbarat Mümessilliği görevlerini de sürdürdü.
*1923 yılının 17 Martında, Mersin’e gelen Atatürk “Mersinliler, Mersin’in hakiki sahibi olunuz” demiştir.
*1923 yılında Hastaneye Zührevi Hastalıklar için pavyon ilave edilmiştir.
*1924’de (1 Ocak) Serbest hekimlik yapan Dr. Reşit Galip Mersin’de mesleği ile ilgili hizmetlerini sürdürür.
*1924 – Şubat ‘ta Mersin Ticaret İdadisi’nde Tabiat Bilgisi Öğretmenliğine tayin edilir. Bir yandan da, Kızılay Yönetim Kurulu çalışmaları ve kurduğu Mersin Gençler Birliği gibi önemli sosyal çalışmalarını da yürütmüştür.
*1924 Başhekim Abdullah Ersoy, Op. Dr. Mahmut Ragıp Develi ve Göz Hekimi Dr. Muhtar Berker’dir.
*1924 yılında Mersin İl’i kurulur.
*1933 yılında çıkarılan 2197 sayılı kanunla İçel ve Mersin birleştirilir. Mersin İçel ilinin merkez ilçesi olmuştur.
*1925 yılında Dr. Muhtar Berker’in oğlu Feyyaz Berker Mersin’de doğmuş, Tarsus Amerikan Koleji orta kısmında okumuştur. Feyyaz bey halen Tekfen Holding A.Ş. yönetim kurulu başkanıdır.
*1929 yılında Dr. Kâşif Ömer (Baştuğ) Bey, Tarsus Memleket Hastanesinde Göz Mütehassısı olarak hizmet görmüştür. Haftada bir gün Mersin Devlet Hastanesinde hasta muayene ve tedavi etmiştir.
*1928 yılında Belediye Başkanı Mithat Toroğlu döneminde, Hastane Caddesi (Kuvai-Milliye) Lenz Şirketi tarafından asfalt kaplaması yapıldı.
*1932 yılında hastaneye “Verem Pavyonu” inşa ediliyor. Giderini Özel İdare karşılıyor. Gerekli tıbbi cihaz Verem Savaş Derneği’nden temin ediliyor.
*1934 yılında Memleket Hastanesi adını alır, Özel İdare tarafından Kadın – Doğum Hast.Bölümü eklenir.
*1935 yılında Dr. Kâşif Ömer Baştuğ, Mersin Maarif Müdürü Nahid Cemal Toker’in göz ameliyatını yapmıştır.
*1937 yılında Dr. Aslan Yakup Acil hastalara ilk kez 24 saat kapısını açan bir doktor olarak anılır.
*1938 yılında Hastane 50 yataklıdır ve Dahiliye, Kulak-Burun-Boğaz, Operatör, Bakteriyolog ve Göz Mütehassısı bulunmaktadır. Hastaneye Röntgen cihazı da alınmıştır.
*1938 yılında masrafları Mersin Belediyesi tarafından karşılanan 10 yataklı Zührevi Hastalıklar Bölümü ilave edilmiştir. İl bazında sekiz hekim ve iki diş hekiminin adları sayılabilir.
*1939 yılında Memleket Hastanesi’nde 11825 poliklinik yapılmış, 1546 kişinin yatarak tedavi gördüğü belirtilmiştir.
*19.01.1956 tarihinde ilk kez Devlet Hastanesi terimine rastlıyoruz.
*1947 Yılında Muzaffer Aksoy Mersin Devlet Hastanesi’nde çalışmaya başladı. 1957 yılında Beyoğlu İlk Yardım Hastanesi’ne atanıncaya kadar burada görev yaptı.
*1969 yılında Aksoy Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu’nun ilk Tıp Ödülü’nü aldı
*1981’de benzenin sağlığa etkilerini incelemesi nedeniyle, Sedat Simavi Tıp Ödülü’ne layık görüldü. 1984 yılında Prof. Dr. E. Vgliani ile Aksoy’a, benzenin toksik ve lökojenik etkisi üzerindeki çalışmalarından dolayı ilk Ramazzini Ödülü’nü verdi.
*1958 yılında bir laboratuar kurulması ve bir buzdolabı alınmasına karar verilir. Dr Cevat Dedeoğlu laboratuarı çalıştıracak ilk hekimdir.
*1 Nisan 1954 tarihinde İşçi Sigortaları Hastanesi, Mersin Çukurova Fabrikası Reviri’nde çalışmaya başladı.
*1 Ocak 1955’te İleriilkokulu arkasındaki Müzeyyen Turhan’a ait evde 20 yataklı bir Dispanser haline getirildi.
*1 Mart 1960 tarihinde Uray Caddesinde 60 yataklı Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesi, aynı yıl kendi binasına taşınıp 255 yatak sayısı ile hizmet vermeye başlamıştır.
*1968 yılında servisi kurulan, Ortopedi veTravmatoloji bölümüne. Dr. Özcan Özçürümez atanır.
*1970’lerdeki patlamaya hiçbir şekilde ayak uyduramayınca, sağlık hizmetlerinin etkinliği iyice azalmıştır.
*1970 Aralık ayında Devlet Hastanesi Bahçesi’ne yaptırılan bir binada “Kan Bankası” hizmete açıldı.
*1971 yılında yapımı başlayan yeni hastane binası bitmek bilmiyor.
*1973 yılında 400 yataklı olarak ihale edilir.
*1976 yılında Hastanede jenaratör yoktur. Çamaşır suyu dahi üretilir.
*1979 yılında tam gün yasası çıktığında 18 olan doktor kadrosu beş kişiye iner.
*1980’lerde, ekonomik açıdan ülkenin gelişkin illerinden biri olan Mersin’de sağlık düzeyi, çok düşüktür.
*1981 yılını şubat ayında Dr. Halil Yılmaz başhekimlik görevinden ayrılırken, görevi Özcan Özçürümez’e devreder.
*1982 – 24 Aralık tarihinde yeni Hastane binasının açılışı yapılır.
*1984 yılında açılışı yapılan sekiz katlı Mersin Devlet Hastanesi merkezi sistem tipine göre inşa edilmiştir.
*1985 – 25 Ekimde Diyabet Merkezi açılır. (3 Aralık 1993 te Diyabet Teşhis ve Tedavi Hastanesi oldu).
*1985 yılında İçel Sağlık Meslek Lisesi açılıyor. Kurucu Müdürü Nadir Baysal…
*1993 yılında Açılan Hemodiyaliz Merkezi Hemodiyaliz Derneğinin katkılarıyla kurulmuştur.
*2009 yılında Koroner Anjiografi Ünitesi açıldı. Yine 2009 yılı içerisinde elektronik arşiv ve PACS sistemine tam olarak geçildi.
*2009 yılı sonunda altı yataklı Yanık Ünitesi hizmete girdi.
*1994 Mersin Artık Metropol – Toroslar, Yenişehir, Akdeniz Mersin’in yeni ilçeleri var.
*1997’de Diyabet Hipertansiyon ve Obezite Merkezi adı ile açılmıştı.
*1998 yılında İlk Radyasyon Onkoloji polikliniği kurularak Kemoterapi hastalarına hizmet vermeye başlandı.
*1998 itibariyle Mersin Devlet Hastanesinde yatak sayısı standart 600, uzman hekim sayısı 128.
*1999 yılında Mersin Üniversitesi Araştırma Hastanesi açıldı. Mersin Devlet Hastanesinde görevli bir grup Doktor ME.Ü. Araştırma Hastanesinin çekirdek kadrosunda görev alıyor…
*25 Nisan 2000 tarihinde ME.Ü. Tıp Fak. Hastanesinde ilk açık kalp ameliyatı yapıldı.
*2002 Mart ayında Ek Bina hizmete girmiştir. Tüm donanımları Mersinliler tarafından sağlanmıştır.
*2004 Ocak ayından itibaren Sosyal Sigortalar Kurumu’nun hastalarını da kabulünden sonra poliklinik sayıları artmıştır. Yığılmaları önlemek amacıyla 28 olan poliklinik sayısı 37’ye yükseltilmiştir.
*2005 yılında Temmuz İSO 9001:2000 kalite yönetim sistemi çalışmaları başlatıldı Haziran 2006 tarihinde SO9001:2000 belgeli hastane olarak hizmet sunmaya devam ediyor.
*2005 yılında Nükleer Tıp Ünitesi Binası da yaptırıldı. Radyoterapi donanımı gerçekleştirildi.
*2008 yılı itibariyle 506 yatak, ortalama 1692 personel ile 322.658 Acil poliklinik olmak üzere yıllık ortalama 1.159.625 hastaya poliklinik hizmeti, 27.736 hastaya yataklı tedavi hizmeti vermektedir
*18 Nisan 2008 tarihinden itibaren Koroner By pass, açık kalp cerrahisi uygulamalarına başlanmıştır. Ayrıca; Hastanemizde Organ ve Doku Nakli Koordinasyon merkezimiz aktif olarak hizmet vermektedir.
*2008 Sağlık Müdürlüğünce ve ISO 9001:2000 denetçilerince yapılan denetimler başarı ile geçmiştir.

Kitabın 6. bölümüne ulaşmak için bu satırı tıklayınız……………………………………………………. 

MERSİN DEVL. HAST. 197

Biyografik Bilgi

scroll to top