MERSİN HALKEVİ ŞEREF DEFTERİ

defter.jpg

MERSİN HALKEVİ / MERSİN KÜLTÜR MERKEZİ – Sayfa 121 – 137   “Kitabın başına dönmek için bu satırı tıklayınız…

Anılar, seçkiler.
İsmet İnönü 6 Ekim 1946
Mersin Halkevini zevk ile ve iftiharla gezdim. Bu ev halkevlerinin içinde bir incidir. Memleket ölçüsünde ehemmiyet ve kıymet kazanacaktır. Vali T. Sırrı Gür ve Mersinlilere bu Halkevi için tebriklerimi ve teşekkürlerimi yazmak ile bahtiyarım.
…….
Vali Tevfik Sırrı Gür
29 Ekim 1946 açış konuşması metni için bakınız I.bölüm …sayfa
…….
Galib Ecat Uzunhasanoğlu, 27 Kasım 1946 – Memleket Tiyatrosu sahibi ve müdürü.
Mersin Halkevi; değil yalnız Mersin’in bütün memleketin bağrına basacağı muazzam bir varlıktır. Bu örnek binada verdiğimiz dört beş temsilde kalplerimiz o gururla çarptı, göğüslerimiz kabardı. Böyle bir binayı yurda kazandıran sayın vali Tevfik Gür’ün, önünde eğilip ona; hem bir naçiz sahne adamı, hem de bir partili sıfatıyla teşekkür etmeyi borç biliyorum.
…….
Radyo Sanatkârları – 17 aralık 1946 – 19 aralık 1946
Cevdet Kozanoğlu, Refik Fersan, Fahire Fersan, Cevdet Çağla, Perihan Sözeri, Vecihe Daryal
Yurdumuzun Halkevleri arasında bir inci kıymetini taşıyan Mersin Halkevinde iki konser verdik. Bu arada daima bu muazzam yapının memleket ölçüsünde büyük bir kıymeti haiz olduğunu zevk ile ve iftiharla hissettik.
Böyle bir yapının müessisi sayın vali Tevfik Sırrı Gür’ü ve sayın Mersin halkını hürmetle ve candan tebrik ederiz.
…….
Münir Nurettin Selçuk – 18 ocak 1947
Güzel Mersin’de memleketimizin fikir ve sanat hareketlerinin lâyıkıyle tanıtabilmesi için çok güzel ve muhteşem bir zemin hazırlayan Halkevinde konserler verirken san’at hayatımın en heyecanlı dakikalarını yaşadığımızı ve bunun kurucularını da tebrik ve taziz ettiğimi de bildirmeyi bir vazife bilirim.
…….
Sadi Işılay – 18 ocak 1947
Mersin valisi Bay Tevfik Gür’ün yüksek hisleri ve kuvvetli iradesiyle vücuda getirilen ve Balkanlarda eşine güç tesadüf edilen Halkevi Binamızda göğsümüz kabararak verdiğimiz konserden duyduğum tahhasüratı hiçbir zaman unutmayacağım.
…….
Kâzım Karabekir – 8 şubat 1947
Büyük Millet Meclisi Başkanı
Pek değerli bir varlık olan Mersin Halkevini ziyaret ettim. Mersin halkına ve hele gençliğine çok faydalar sağlayacak olan bu kültür varlığına hayırlı hizmetleri başarmasını dilerim.
…….
Dr. Behçet Uz – 16 şubat 1947 – Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı
Yurdumuzun her yerinde görmek istediğimiz en güzel bir kültür varlığı. Gezerken içim, bu eseri meydana getirenlere minnet ve şükran duygularıyla dolu idi, var olsunlar.
…….
Devlet Konservatuvarı Sanatçıları – Ankara – 4 mart 1947
Mersin Halkevi’nde oynamak benim için hakikaten bir zevk oldu. Böyle güzel bir Halkevi’ne sahip olan Mersinliler ne kadar öğünseler yeridir.
Güzel Mersin muhteşem Halkevi’ne sahip. Ne kadar öğünsek yeridir. Bir gören bir daha görmek ister.
Sayın Mersin halkı, böyle sahne ile ne kadar övünseler haklıdırlar.
…….
Halim Ünsal – Işık teknisyeni
Yurdun en şirin köşesi olan Güzel Mersin kendine has bir Halkevi’ne sahip. Bu kültür ve irfan yuvası çalışkan Vali T.S.Gür’ün Mersinliler’e ve Türk milletine büyük bir armağanıdır. Bu armağanla bütün Türklük haklı olarak övünebilir.
…….
Carl Ebert, Walter Schlösinger, M.Tevfik Ararad, Tarık Levendoğlu, Cemal Reşit Rey
5 mart 1947
Mersin Halkevi’nin müstesna sahnesinde 1, 2 ve 4 mart 1947 akşamları Devlet Konservatuvarı Tatbikat Sahnesinin üç defa Madam Butterfly operasını temsil etmiş olmasından biz ne kadar saadet duymuşsak, bütün memleket ölçüsünde, bu dakika, biricik olan sahne ve salonu ile de güzel Mersin ondan çok fazla sevinip övünebilir. Ne mutlu böyle eserler yaratan şehre!
İmzalar
…….
Hasan Ali Yücel – 22 mart 1947
Ruh bedenle beraber doğar. Yapanlarını minnetle takdir ettiğimiz bu esere ruh verecekleri aynı duygu ile beklemekteyiz. Güzel Mersin’in şuurlu gençliği, Halkevlerinin liyakatlı sahibi olacaktır.
…….
Dr. Muhtar Berker – 14 nisan 1947
Yıllardan beri hasretini çektiğim ve daha temelleri atıldığı günlerden beri yapılışını sabırsızlıkla ve hayranlıkla takip ettiğim bu, büyük eserin bittiğini ve Mersin’in bağrında muhteşem bir kültür abidesi şeklinde yükselmiş olduğunu görmek benim için gerçek bir bahtiyarlık oldu. Yapıcı ve yaratıcı bir iradenin mahsulü olan bu güzel ve büyük eserin, memleketin kültür hayatında uzun zaman hayırlı hizmetler ifa etmesini candan temenni ederken, eserin vücuda gelmesi için hiçbir yardımı esirgemeyen Mersinli hemşerilerime ve eserin yapıcısı sayın İçel valisi sevgili kardeşim Tevfik Gür’e en samimi tebrik ve teşekkürlerimi sunarım.

……….
Rüknettin Nasuhioğlu – Kocaeli Valisi – 18 kasım 1947 (Mersin eski valisi)
Vaktiyle vazife gördüğüm bu vilayeti dokuz sene sonra tekrar ziyaret etmek fırsatını buldum. Aziz halkını selamlarım.
Aziz meslektaşım Tevfik Gür’ün büyük emeği ve dikkati ile meydana gelen Halkevini tahassüsle gezdim. Aziz meslektaşımı ve Halkevi mensuplarını ve Mersinlileri tebrik ederim.
…….
Tevfik Sırrı Gür – İçel eski ve Kastamonu valisi – 21 kasım 1947 – …veda yazısı.
Halkevlilere veda ve ülkü, milli kültür için hayırlı çalışmalar temenni ederim.
…….
Nurettin Sevin – 21 şubat 1949 – Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü –Ankara –
Asuman Korad, Jale Ayata, Ekmel Hürol, Haldun Marlalı, Kemal Bekir, Heyecan Başaran, Fevziye Özbayer, Nihat Akçan, Vedii Cezayirli, Ferhan Tanseli, Muzaffer Arkan,
Mersin’in güzel Halkevi’nde verdiğimiz temsiller Devlet Konservatuvarı tarihine iyi bir hatıra olarak geçecek ve bize gösterilen dikkat ve alâkanın heyecanı daima içimizde yaşayacak.
…….
Sadi Tek –– 21 şubat 1951 (Aktör, yönetmen)
Büyük insan, büyük vatansever, büyük devlet adamı olarak hayran kaldığım Tevfik Sırrı Gür’ün göz kamaştıran ve baş döndüren bu eseri, kadirbilir Türk milletinin sinesinde, kendi aziz ismi ile beraber bir iftihar abidesi olarak yaşayacaktır.
Beylerbeyi Sahne Sanatkarları Deneği Başkanı

…….
Avni Dilligil – 21 şubat 1951 (Aktör, yönetmen)
Bizim tiyatroyu en çok memnun eden, hayran bırakan keyfiyet, Mersin’in böyle eşsiz güzel olduğu kadar tiyatoro denilen sanata imkan veren bir mekânın varlığıdır. Bu güzel eseri muhafaza ve siyaset edenlere içten bağlılıklarımızı arz ederim.
…….
Hanri Atat – Mersin Kültür Merkezi Derneği Başkanı – 23 eylül 1996
Vali sayın Tevfik Gür zamanında çok büyük çabalarla iki yıl içinde bitirilen bu güzel binayı yıllar geçtikçe maalesef koruyamadık. Harabe haline gelen bu binanın restoresi on yıldan fazla sürdü. Binanın yanından her gelip gidişimizde bu kötü görüntü bizi çok üzüyordu. Benim gibi aynı üzüntüyü duyan dostum Kudret Ünal’la konuşarak bu binanın restoresini en kısa zamanda nasıl bitirir, hizmete açarız diye bir dernek kurmaya karar verdik. Bizim gibi düşünen ve bu bina için aynı üzüntüleri duyan bir avuç dostlarımızla birlikte Kültür Merkezi Derneği’ni kurduk. Sn İrfan Solmazer başkanlığındaki bu derneğimiz Kültür Bakanlığı’yla iletişim kurarak büyük çalışmalar yaptı. Binanın restoresini bitirdik. Yurt dışından ses ve ışık düzenini getirerek operaya hediye ettik. Binamız ilk açılışı sırasında sahneye konan Madam Butterfly ile kaç yıl sonra açılışının yapılması beni son derece duygulandırdı. Maddi ve manevi katkılarımızla kurduğumuz bu derneğin başkanlık görevi sonradan bana verildi. Başkanlık görevine geldikten sonra kültür ve sanat olaylarının Mersin’de bir çığ gibi büyümesine katkıda bulunmaya çalıştık. Kültür Merkezi Derneği olarak Sanat Kulübü, (İçel Sanat Kulübü daha önce kurulmuştu. S.V.) Konservatuvar derneği, Filarmoni Derneği gibi derneklerin kuruluşuna yardımcı olduk. Bu arada çok büyük bir eksiğimizin olduğu ortaya çıktı. Resital için Mersin’e gelen büyük sanatçıların konser verebileceği bir piyano yoktu. Dernek başkanı olarak bu büyük ihtiyacımızı karşılamak için hemen kampanya açarak yurt dışından, Japonya’dan YAMAHA marka, liste değeri (105,000 dolar) kıymetinde bir konser piyanosu aldık ve hizmete sunduk. Şu anda sanatsever bir Mersinli olarak bu kültür ve sanat ortamının oluşmasında ve büyümesinde birazcık katkım olmuşsa bana ne mutlu.
Temennim bu güzel binamızın korunması ve “Atatürk’ün düşündüğü şekilde” kültür ve sanat olaylarının devam etmesidir.
…………………………………………………………………………………………………………………………..

Özdemir İnce – 13 haziran 2001
Mersin Halkevi yaşıyor.
Bu anıt yapı açıldığı zaman ilkokul (Kayatepe) öğrencisiydim.
Üçüncü sınıf. Daha sonra tiyatro ve sinema seyircisi olarak her hafta birkaç kez geldim. Yaz aylarında yalınayak, kütüphanesine gelip kitap ve dergi okurdum.
Bu anıt yapı benim için hep Cumhuriyet’imizin simgesi oldu. Anıtkabir’den sonra bence, biz Mersinliler için kutsal bir mekandır.
44 yıl 6 ay 11gün süren bir ayrılıktan sonra Mersin’e dönüp bu anıt yapıyı, bu simgeyi dimdik ayakta bulmak bedeli ölçülemez bir mutluluktur.
Burada, Mersin Halkevi’nin yaşadığını görmek heyecan verici, inanç tazeleyici!
Bu yapı içinde sanat için yapılanları görünce Mersinli olmanın sevincinin boş bir hayal olmadığını gördüm.
Mersin! Ellerinden öperim.………….Kitabın devamı için bu satırı tıklayınız……………………..

Ziya Aykın

Ziya Aykın

Biyografik Bilgi

scroll to top