MERSİN URAY CADDESİ – 44. BL.

U-Ray.jpg

Uray Caddesi (*)
Mersin Garı’nın önünden, yani istasyondan başlayarak önce güneye yönelen cadde, geniş bir yay çizerek, denize paralel olarak Gümrük Meydanı, şimdiki Uluçarşı’ya ulaşır. Bu cadde boyunca Fransız işgali sırasında döşenmiş bir dekovil hattı (hafif raylı sistem) vardı. Hat Gümrük Meydanı’ndan bir “U” çizerek aynı raya geri bağlanırdı.

Renklendirilmiş Kartpostal. Ray Döşeli Hayrettin Ergun Arşivi.

Renklendirilmiş Kartpostal. Ray Döşeli Hayrettin Ergun Arşivi.

Uray Caddesi’nin Tanzimat Fermanı’yla başlayan hareketliliği; iskelelerin cazibe merkezi haline gelmesi, kıyıya yakın olan bu caddeyi zorunlu olarak geliştirmiştir. Caddede önce depolar, hanlar, gemi acenteleri, gümrük binaları ile ithalat ihracat yapan pek çok uluslararası firma çalışmaya başlar. Akabinde hükümet konağı, belediye, vergi dairesi gibi yönetim kurumları da Uray Caddesi’nde yerlerini alırlar. Caddede yapılar genellikle kesme taştan yapılmıştır. Binaların büyük çoğunluğunun mimari ifadesi, malzeme ve fonksiyonu Avrupai izler taşısa da, evlerin konum ve yapısında, Osmanlı ve Selçuklu izleri görülür.

“…Kent dokusunun geleneksel Osmanlı yerleşimlerden farklı olmasının nedeni de Tanzimat sonrasında çıkan ve yeni yapılan inşaatlarda uyulması gereken kuralları belirten Ebniye Nizamnameleridir. Yapılarla ilgili düzenlemelerde kâgir binaların yapılması teşvik edilmiştir. Ahşap yapılara göre kâgire daha çok sınır değeri verilmeye başlanmıştır. Yangın sonrası durum değerlendirmesi yapan idareciler ızgara plan sistemi kurmaya çalışıyorlar, buna göre yangın yeri haritaları ciddi şekilde uygulamaya konulup, kâgire dönüşü hızlandırmıştır. Ebniye nizamnamesi ile geleneksel malzeme taşa dönüşüyor. Bu nizamname ile yollar genişletiliyor. Düzenlemeleri yapan komisyonun adı ıslahat-ı Türk’tür. Yanan bölgelere birer parsel karakol ve okul yerleri ayrılıyor. Bacaların yüksek olması saçakların sacla kaplanması gibi kurallar getiriliyor.” (İTÜ Sözlük’ten)

“O dönemde alışverişlerini Uray Caddesi’nde yapan vatandaşlar Millet Bahçesi’nde dinlenir, Garden Parklarda dans ederlerdi. Tenis  kortlarında tenis oynanır, ticari sohbetler bu caddede koyulaşır, dostluk kahveleri bu caddede içilirdi. O dönem inşa edilen Azak Han, Taş Han, Hükümet konağı, Sursok Han, Ziraat Bankası, Karaman Bankası, Merkez Bankası, Osmanlı Bankası, Selanik Bankası Latin Kilisesi ve Maroni kiliseleri bugün bile dönemin ruhunu hüzünlü bir şekilde bize hatırlatan başyapıtlardır.” (Meltem Ahatoğlu makalesinden. Bkz: http:// yurthaber.mynet.com/makale-haberleri/mersin-o-guzel-gunlerine-doner-mi—311#sthash.IG7Aljan.dpuf)

1974 Mimar Şevki Vanlı’nın planlamasına göre; “sit alanı” kararı olan bölgede, Uray Caddesi boyunca sağlı sollu pek çok dini ve sivil mimarlık örneği yapılar iyi korunmuş durumdadır. Uray Caddesi’ne açılan sokaklarda orta kalitedeki, halen işlevini sürdüren, pek çok işyeri ve konut bulunmaktadır. Bu cadde, yüzyılı aşkın süredir çevre ekonomisine ve ticaretine yön veren çekirdek bölgedir.

Özgün mimarisiyle Latin Kilisesi, restorasyonu yapılan Mersin Orta Okulu, Mağazalar Karakolu, Taş Han, Eski Topaz binası caddenin kurtarılmış yapılarıdır.

“Tarihe Gülümseyen Mersin” projesi kapsamında da, eski Ziraat Bankası, eski Vilayet Konağı gibi birkaç yapının restorasyonu sürdürülmektedir.

Fotoğraf Hayrettin Ergun Arşivi

AYRICA BU SİTEDE YER ALAN 

(*) Çan’dan Hilal’e Anıtsal yol Uray Caddesi başlıklı Vahap Kokulunun yazısı için bu satırı tıklayınız.

Top