MERSİN YOĞURT PAZARI – H. Şinasi DEVELİ

Yoğurt-Pazarı.jpg

YOĞURT PAZARI, Mersin’in Köy oluşumundan beri mevcut olan önemli bir semtimizdir. Bildiğimiz kadarı ile YOĞURT PAZARI’nı zamanın büyük toprak sahiplerinden ve çiftçilerinden Hacı Yakup Ağa bağışlamıştır. Hacı Yakup Ağa, Milli Mücadelede büyük hizmetleri geçmiş, Mersin Kaymakamlığı ve Belediye Reisliklerinde bulunmuş, Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Başkanı Hacı Bey olarak anılan Ömer Lütfi Kutay’ın babasıdır.
İlk yıllarda YOĞURT PAZARI etrafı murtluklarla çevrili, kışın sular altında bir alandır. Ayrıca denize de çok uzak değildir. Şimdiki Hastahane Caddesi o tarihlerde bir yanı kavak ağaçlarının sıralandığı ve yanlarından sular akan arkları olan basit bir yoldur.
Köylüler, Yörükler her türlü el dokuması, kıl, aba, deri, yün, testi, çömlek gibi mallarını burada satar veya başka mallarla trampa ederlerdi. Mersin’de ilk defa mevcut beş çeşmeden bir tanesi de meydanın biraz kuzey doğu yönünde idi. Mersin, 1852 yılında köylükten çıkıp nahiye olduğunda ilk nahiye Müdürü Mustafa Bey’in 1912 yılında yanan nahiye müdürlüğü dairesi bu civarda idi. Alan civarı yavaş yavaş pek sağlıklı olmasa da yapılanıyordu. YOĞURT PAZARI’nın kuzeyi, yeri bağışlayan Hacı Yakup Ağa ile Müftü Abdullah Efendi’nin arazileriydi. Doğu yönü Eski Cami’nin devamı ve Bezmialem Valide Sultan Vakfına ait arazi idi. Burada barakadan demirci dükkânları ve bu tür satış yerleri bulunuyordu. Güney kısmındaki dükkânların önemlisi bir Tahmisçi dükkânıdır. Burada taş dibekte dövülen kuru kahve satılmaktadır. Yine bu yönde Ali Efendi adı ile anılan bir han vardı. Daha sonraları burası bir ara devlet dairesi ve hapishane oldu. Mersin’de YOĞURT PAZARI’ndan başlayan alışveriş yerleri zamanla yayılmaya başlamıştır. 1880 tarihli Adana Vilayet Salnamesi Mersin’in çarşılarının gayet muntazam ve ticaretin öneminden bahsediyordu. 1886 yılında Adana Mersin Demiryolu hizmete girmiş ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odası kurulmuştur. 1890 tarihli Salnameye göre bu tarihte Mersin’de 85 mağaza,5 kahvehane vardır. 1892 tarihli Salname ise artık dahili pazar emtiası olan buğday, arpa, deri, mercimek, susam gibi malların ihraç emtiası olduğunu ve Mersin’e muntazam seferli gemilerle dış ülkelere sevk edildiğini yazmıştır.
Zamanla doğu yönü zahire dükkânları, güney yönü emlaki milliye satışından Lokantacı Cemal efendiye geçip kahvehane ve lokanta haline gelmiş, kuzeyi mal sahiplerince mağaza ve eve dönüştürülmüş ve böylece Mersin’in merkezinde önemli bir mahal halini almıştır. YOĞURT PAZARI bugün olduğu gibi eskiden de birçok yolların birleştiği bir merkezdir.
En önemlisi meydanın ortasından geçen ve adını Yoğurt Pazarı’ndan alan PAZAR CADDESİ’dir. Bu kadim Tarsus-Silifke yoluydu. Aynı zamanda Mersin’in ilk önemli geçit yeridir. Bugün adı “Mücahitler Caddesi” olarak değiştirilen Pazar Caddesi, 12 Eylül Askeri Yönetim döneminde Osmanlı Bankası civarında kapatılmış, eski hapishane binası da yıkılarak Jandarma Dairesi’ne eklenmiş ve çıkmaz sokak durumuna gelmiştir. YOĞURT PAZARI’nın batı yönüne açılan bugünkü Silifke Caddesi’ne bir ara MOSKOVA CADDESİ veya MOSKOVA ÇARŞISI da denilmiştir. Caddenin kuzey köşe başında Mavromat’ye ait binada Rus Konsolosluğunun bulunması caddeye bu adı verdirmiştir. Bir dergide (1) yayınlanmış olan birkaç tüccar ilanında bunu görmek mümkündür. Bu dergiden aldığımız birkaç örneği zikredebiliriz.
“Ali Fils De Mehmet, Moskow Tcharchu”
“Tchollak Hassan Oglou Osman Oglou Hassan Rue Moskow”
“Antonnio Ricciavi Et Fils Moskow Tcharchu”
Bu sonuncusu Hamam Sokağı’nın karşısında köşe başında bir makarna fabrikası idi ve biz küçüklüğümüzde burada makarnanın nasıl yapıldığını izlerdik.
YOĞURT PAZARI’nın bu yönde bir ortodoks ve diğer bir yönde Katolik olmak üzere iki Ermeni Kilisesi bulunuyordu. YOĞURT PAZARI bir pazar yeri olmanın dışında idam cezalarının infaz edildiği yer olarak da bilinir. Cezaların hapishanelerde ve insanlara açık olmayan yerlerde yapılmasına başlanmadan önce idamların büyük kısmı burada infaz edilmiştir. Benim tespit edebildiğim altı idam cezasıdır. Bir idam cezasının da Soğuksu Caddesi ile Silifke Caddesi’nin birleştiği yerde infaz edildiğini biliyorum. Cezalar sabaha karşı infaz edilir ve üzerine suçunu gösteren bir yafta yapıştırılmak suretiyle öğle sonuna kadar asılı durumda bırakılır ve insanların bundan ders alması beklenirdi. YOĞURT PAZARI’nda 1950 yılından sonra bir ara Belediyece dükkânlar inşasına tahsis edilmek istenmiş ise de halkın tepkisi bunun gerçekleşmesine imkân bırakmamıştır Zaman içerisinde meydanda ufak tefek değişiklikler yapılmış ise de, park vasfını korumuştur. Mersin Belediye Meclisi alana, Muammer Aksoy adını veren bir karar kabul etmiştir. Ancak yine Yoğurt Pazarı olarak anılmaya devam etmiştir.
YOĞURT PAZARi’nın son aldığı şekil geçen ay bitirilmiştir. Akdeniz Belediyesi’nin kararı ile kuzey yönündeki yol kapatılıp, çiçek bahçesi haline getirilmiş, içerisini şelaleyi andıran bir tesis ve güney yönüne cep otoparkı yapılmış, çiçeklik tanzimi ile banklar konulmuştur. Ayrıca görüldüğü gibi bir de saat kulesi eklenmiştir.
YOĞURT PAZARI’nın son şekline olumlu ve olumsuz eleştiriler yapılmaktadır. Civar esnaf, meydanın aftında bir umumi helâ yapılmasının iyi olacağı yönünde görüş bildirmiştir. Son şeklinin iyi olduğunu söyleyenlerle iyi olmadığını söyleyenlerin fikirlerine saygı duymakla beraber, takdirini hemşehrilerimize bırakıyoruz.

İçel Sanat Kulübü Aylık Bülteni 59. sayısından alınmıştır.

Biyografik Bilgi

scroll to top