MERSİN’DE BİR İNGİLİZ AİLESİ

Rickards01.jpg

1880’li yıllara gelindiğinde doğu Akdeniz’in parlayan yıldızı Mersin gelişmeye, ilgi çekmeye devam ediyordu. Bu cazibeye kapılıp Mersin’e gelenler arasında bir İngiliz vardı: Henry Rogers Rickards. Eski Mersin kartpostallarında şimdiki Atatürk Evi ile batısındaki Vali Konağı arasında, denize nazır görkemli bir ev görürsünüz. Şimdi yerinde park ve Zübeyde Hanımın büstünün yer aldığı bu ev Rickards ailesine aitti. Şimdi hep birlikte bu ailenin ilginç öyküsünü okuyalım:
Rickards ailesinin geçmişi neredeyse 270 yıl öncesine kadar takip edilebiliyor. Kilise kayıtlarında kişilerin doğum, vaftiz, evlilik ve ölüm bilgilerinin düzenli şekilde tutulması buna olanak sağlıyor. İlaveten ailelerinin geçmişini merak edenlerin oluşturduğu soy ağacı internet siteleri de gerekli belgelere ulaşmak isteyenler için bulunmaz nimet.
Fransa’da 4 Nisan 1733 yılında dünyaya gelen Michel Ricart, Huguenot mezhebine mensuptu. Protestan bir inanış olan bu mezhebin mensupları dini baskılara uğruyorlardı. Bunu kabul etmeyen Michel Ricart İngiltere’ye göç etmek zorunda kalmıştı. Londra’da Mary Alder (24 Ekim 1743 – 17 Eylül 1816) ile evlendi, ardından adını değiştirdi; o artık Michael Rickards olmuştu. Bu evlilikten 7 çocukları oldu. Michael 1798’de öldü. Çiftin üçüncü çocuğu John Rickards 10 Ağustos 1772’de Colchester Essex kentinde dünyaya geldi. Yörenin köklü ailelerinden birine mensup olan Mary Selby ile evlendi. Mary ve John Rickards çiftinin 11 çocuğu oldu. Aile Colchester, Essex’de yaşıyordu.
Çocukların onuncusu Henry Selby Rickards 29.12.1814’de doğdu. Maceraperest bir kişiydi. Mısır’a gitti. Başarılı, çalışkan kişiliği ile kendini çevresine kabul ettirdi. 1841’de asil bir ailenin kızı olan Fatum Hanım ile yaşamını birleştirdi. Fatum hanımın prenses olduğu da rivayet ediliyordu. Henry geliştirdiği dostluklar ve çabaları ile yükselmeye devam etti, paşa rütbesine ulaştı. Artık Abdullah Paşa El İngilizi olmuştu! Çocuklarının isimleri doğu-batı kaynaşmasını yansıtmaktaydı : Emin, Horatio Alexander (nam-ı diğer Hafız), Fatma, Zöhra, Sarah (Sare), Esma, Amelia (Emel). Ailenin mutlu yaşamı Fatum Hanım’ın 1869’da ölümü ile gölgelendi. Henry İngiltere’ye, doğduğu kente döndü.
Henry’nin yakın akrabası olan Catherine Rickards 1839’da Hove Sussex’de dünyaya gelmişti. Henry ve kendisinden 25 yaş küçük olan Catherine’in arasında duygusal bir yakınlık doğdu. Aile bu duruma sıcak bakmadı. Aşık çift ülkeyi terk edip Beyrut’a göç ettiler ve yaşamlarını birleştirdiler. Henry ve Catherine’in dört çocuğu olmuştu : Henry Rogers, Ernest Cyril, Edith Elfrida ve Frances Antonia. Henry iş hayatında başarılarını sürdürdü ve 14.1.1886’da 72 yaşında öldü. Catherine de eşinden üç yıl sonra, 1889’da yaşama veda etti. Görkemli mezarları Beyrut Fransız Evanjel Kabristanı’nda bulunmaktadır.Rickards Evi
Çocukların ilki Henry Rogers Rickards 1870 yılında Beyrut’ta dünyaya geldi. Babasının ölümünden hemen sonra, payına düşen mirası altına çevirdi. O yıllarda yıldızı hızla parlayan ticaret merkezi Mersin’e geldiğinde daha yirmi yaşında bile değildi… Çukurova’nın ve iç Anadolu’nun ürünlerini Mersin iskelelerine taşımak, ayni zamanda yurt dışından gemilerle gelen mamül maddeleri Anadolu’ya sevk etmek amacıyla kurulan Mersin-Adana demiryolu şirketine hissedar oldu. İyi bir yatırım yapmış, işlerini yoluna koymuştu. Sırada ev yaşamını düzene koymak vardı. Henry, Suriye’li Hristiyan bir ailenin 16 yaşındaki kızı Meryem ile evlendi. Henry Rogers sert, disipline düşkün ve mağrur tavırlı bir kişiydi. Bir ayağı aksadığı için lakabı “Topal İngiliz”di. 1939’da zatürreden öldü ve yeni açılan kent mezarlığına defnedildi. O son derece kozmopolit olan Mersin’de ilginç bir husus, yerleşik tek İngiliz ailesinin Rickards ailesi olmasıydı!Rickards03
Henry ve Meryem Rickards’ın dört çocuğu olmuştu. Aile Mersin’de yaşıyordu, ama çocuklarını eğitim için İngiltere ve Fransa’ya göndermeyi tercih etmişlerdi. Tek erkek çocukları William Rickards 1894’de doğdu. Babası gibi katı kuralları olan, egzantrik bir kişiliğe sahipti. Birinci Dünya Savaşına gönüllü olarak katıldı; Belçika’da, kanlı muharebelerin yapıldığı Ypres’de ve Passchendaele’de bulundu. Ona Mersin caddelerinde başında Panama şapkası, koltuğunun altına sıkıştırdığı İngiliz gazeteleri ile, çevresine bakmadan, bazen de görmezden gelerek yürürken tesadüf edebilirdiniz. İlginç huyları vardı. Her gün soğuk duş alırdı. Son derece dakikti; kalkma, yatma ve yemek saatlerine büyük titizlik gösterirdi. Akşam saat 9:00’da yatağa girerdi. Çalışmaktan hoşlanmaz, belli prensiplere ve inançlara katı bir bağlılık gösterirdi. Lefkoşa Mason locasında üstad mertebesine yükselmişti. İlaveten entellektüel, sosyalist bakış açısına sahip bir dernek olan Fabian Society üyesiydi.Rickards05
2. Dünya Savaşının hareketli günlerinde, Almanların Trakya’dan Türkiye’ye taarruz ihtimali güçlenirken, rakip gizli servislerin istihbarat çalışmaları yoğun bir şekilde sürmekteydi. Toros Ekspresi sahte belgelerle seyahat eden casusların mekanı olmuş, Mersin doğu Akdeniz’in Kazablanka’sına dönmüştü. İngiliz Braithwaite Builders firmasında sivil giyimli istihkam subayları görev yapıyor, müttefikler Mersin üzerinden Anadolu’ya ulaşmak için yolların ve köprülerin islahı, havaalanı olabilecek yerlerin belirlenmesi için çalışıyorlardı. Bu ortamda Mersin’deki Ingiliz Konsolosluğu’nun en güvenilir yerel bilgi kaynağı Llyod’s Mersin acentası bay William Rickards’dan başkası olamazdı. Ancak bu bilgilerin güvenilirliği bir süre sonra tartışılmaya başlandı. Ardından Llyod’s acentalık işini başkasına verince William Rickards küstürüldü.
Yaz günlerinde onu, Aşağı Gözne’de kızkardeşi ve annesi ile evinin terasında görürdünüz. Yaşamının ilerleyen yıllarında Mevlana’ya ve Mevlevi felsefesine merak sardı; hayır işlerine yöneldi. Birikimlerini yeğenleri ve fakir Türk çocuklarının eğitimi için harcamaktan zevk alıyordu. 1960’da öldüğünde bıraktığı mal varlığı son derece mütevazi idi.
Kızkardeşi Theodosia’yı Mersinliler “Madam Doşa“ olarak bilirdi. 1930’da gemi süvarisi olan İngiliz Henry Grigsby ile evlendi. Tek çocukları Patrick Aralık 1931’de Mersin’de doğdu. Henry 1933’te Hayfa açıklarında bir deniz kazasında boğuldu. Kırmızı yüzü, çilli yanakları ile Patrick hemen fark edilirdi. Futbol oynamaya meraklıydı, Mersin olsun, Gözne olsun top peşinde koşar dururdu. Orta okula başlayınca eğitimine İstanbul’da devam etti. Ardından İngiltere’ye yerleşti. Birmingham yakınlarında, Sutton Coldfield’da yaşıyor ve aile tarihine ait bir kitap yazdı. Parick’in kızı Rachel ata yurduna döndü. Mersin’de yaşıyor, kentimizin köklü ailelerinden Salmanların küçük oğlu Samir ile evli.
Ailenin üçüncü çocuğu Olga’nın hareketli bir yaşamı vardı. İngiltere’de Whitechapel’de hemşirelik kolejinde okudu. 1933’te mezun olunca, hemşire-refakatçi olarak; attan düşerek felç olan bir kızın bakımını üstlendi. Bu çevrede tanıştığı bir kişiyle evlendi. İşinin yanı sıra ailesinin köklerini araştırma fırsatı buldu, Rickards ailesinin bir arması (coat-of-arms) olduğunu öğrendi. Kocası kuzey Afrika çöllerinde ölen Olga 1939’da Mersin’e döndü. Bir süre sonra İngiltere fahri konsolosu John Catton ile evlendi. Bu evlilikten bir kızları oldu. Bu evlilik uzun ömürlü olmadı, John ve Olga boşandılar. Madam Olga İngiliz konsolosluğu pasaport işlerine memur Desmond Doran ile arkadaştı . Desmond’un yardımı ile Mısır’daki bir İngiliz toplama kampında kadınlar bölümünün amiri olarak görev aldı. Harp bitince İngiltere’ye gitti. Kızının eğitimine faydası olacağını düşünerek St. Albans yakınında Tolmers yatılı kız okulunda idareci oldu. Burada çalışırken Mersin’deki dostlarının İngiltere’ye okumaya gelen çocuklarına yardımcı oluyordu. 1960’larda Mersin’e döndü. Kağıt oyunlarına, hele konken ve bakaraya çok düşkündü. Madam Olga, geç saatlere kadar Tüccar Kulübünden çıkmazdı. Evinin baş köşesini İngiltere kraliçesinin bir fotoğrafı süslerdi. Madam Olga 1980’lerin başında İngiltere’ye döndü, Bedford’da bir huzurevine yerleşti. Müslüman bir ülkede ölmek istemediğini söylüyordu. Ancak kaçınılmaz sona yaklaşırken vasiyeti küllerinin Mersin’e gönderilmesi oldu! Sayın Sinasi Develi’nin belirttiğine göre kızı da hemşirelik mesleğini seçti ve İngiltere’de yaşıyor.Rickards04
Ailenin en küçük kızı Rosamund (Rosie) Rikards 1907’de doğdu. İskenderun’un köklü ailelerinden Levante ailesine gelin oldu, Enrico (Riri) Levante ile evlendi. 1908 doğumlu Riri, babası Emilio Levante’nin kurduğu Emilio Levante Successori gemi acentesinde çalılşırdı. Rosie-Riri çiftinin 1937 yılında tek çocukları Emilio (Bili Levante) dünyaya geldi. Emilio Mersin’in tanınmış ailelerinden Şalfunların güzel kızı Maris ile yaşamını birleştirdi. 50’li yılların Mersin’inde “Maris”, şiir matinelerinin en popüler şiirlerinden biriydi. Edmondo, Marco, Claudia ve Jennifer adlı dört çocukları olan Maris ve Bili Levante Mersin’de yaşıyor.
Kurulduğu 1830’lardan bugüne sürekli bir devinim içinde Mersin’imiz. Geçenler, göçenler, sahnede rollerini oynayıp çekilen aktörler gibi. Bugün artık Mersin’de Rickards soyadı yok; bilenler ve tanıyanlar da süratle azalmakta. Mazide kalanları hatırlamak, eski Mersin’den, o masal kentinden bir renk yakalamak ve paylaşmak, tek tesellimiz bu …NİHAT TANER
Kaynakça :
1) http://www.airgale.com.au/rickards/d1.htm (Rickards Ailesi Soy Ağacı)
2) Blood-Dark Track, A Family History. Joseph O’Neill (Yazar Toros Otelinin sahibi Jozef Dakad’ın torunudur)
3) Patrick Grigsby ile yazışmalar (fotoğraflar için kendisine teşekkür ederiz)
4) Emilioi Levante ile görüşmeler
5) http://www.mybrightonandhove.org.uk/page_id__6750.aspx

NİHAT TANER

NİHAT TANER

İnşaat Yüksek Müh. Mersin'in yerel tarihi konusunda araştırmaları ve belgeliği, bir çok makalesi var. Bir çok STK da aktif üye.

scroll to top