MERSİN’İN KURULUŞU – A. ZEKİ TEOMAN – 33. BL.

Pompeipolis-Gravürü.jpg

YENİ, YEPYENİ MERSİN
A. Zeki Teoman

1786 (yılı) sularında, Adana ilinin Ceyhan ilçesinin Göğceli köyü ve dolaylarındaki Avşar oymağının bir bölümü olan Göğceli Türkmenleri Beyi Özeroğulları’ndan Gök İsmail Ağa; kıtlık, kuraklık ve alınan fazla vergiden kurtulmak için boylarına daha elverişli bir yer, hayvanları için de geniş otlaklar arar. Boylarını ve hayvanlarını alır, Gülek Boğazı’ndan başlayarak Efrenk (Aslanköy), Mut ve Gülnar’ı geçerek Anamur ilçesinin Lenger Çayı kesimine gelip konaklar.

Yıl 1790. Otlakta çadırlar kurulur, üstü dam evler yapılır. Boş duran devlet tarlaları ekilmeye, hayvanlar otlatılmaya başlanır. Yeni kurulan köye Göğce adı verilir. (Köyün adı sonradan Gözce olmuştur).

Fakat Anamur Beyleri Sunullah ve Abdullah Beyler, 1795 sularında Göğce köyüne baskın yapar, hayvan ve ekim için baç (bir tür vergi) ister. Baç alamayınca Göğcelileri kovarlar. Gök İsmail Ağa oymaklarını ve hayvanlarını aldığı gibi Toros Dağları’nı izleye izleye Tarsus ilçesine doğru geri döner. Aşiretten Kılıç ailesi Zeyne’ye yerleşir. Gök İsmail Ağa ve Yörüklerini, yerleşmek istedikleri Bekirde ve Çavuşlu köyleri de kabul etmez. Bunun üzerine “Çakıllar” denen yer ile dolayına yerleşirler. Çakıllar mevkiinde Göğceli, Camili, Akdam köylerini kurarlar. Kurdukları bu üç köye” Göğceli Bucağı” derler.

1798 yılında Gök İsmail Ağa çocuksuz olarak ölür. Yerine Yörükler tarafından Kolağası Mehmet Ağa seçilir. Padişah II Mahmut tarafından Alaybeyliği’ne yükseltilen Göğceli Kolağası Mehmet Ağa’ya, Göğceli köyünden Akdeniz’e kadar topraklar aşiretine arpalık olmak üzere bağışlanır. Alaybeyi Mehmet Ağa Tarsus kaymakamlığını yönetmek üzere görevlendirilir. Tarsus’taki Kolağası Hamamı’nı yaptırır.
Kolağası: Osmanlı ordusunda, yüzbaşıyla binbaşı arasında yer alan rütbe. Alaybeyi: Sancaklardaki timarlı sipahilerin buyurucusu. Alaybeyi 1000 sipahiye kumanda ederdi.

MERSİN KURULUYOR

1829–1830 yıllarında Alaybeyi Kolağası Mehmet Ağa, şimdiki Mersin şehrinin ortasındaki Yoğurt Pazarı mevkiindeki Yörüklerin ve köylülerin alışveriş etmesi için bir Pazaryeri kurdurdu.
Pazaryerinden Silifke-Tarsus yolu geçiyordu. Pazarın her yanı Mersin ağaçlarıyla kaplıydı. Alan, Mersin ağaçlarından temizlendi. Satışa ve sergiye elverişli, hale getirildi.

Baharla kurulan pazara Adana’nın Karataş tuzlasından tuz getiriliyordu. Kıbrıslı İsmail Ağa getirdiği testi, çömlek, tabakları sergiliyordu. Dokumalar, meyve ve sebzeler, her çeşit süt ürünleri, bal, deri, yün ve kıl, aba ve çeşitli giysiler satılıp değiştiriliyordu.

Alaybeyi, pazarın yönetimini oğlu Hüseyin Ağa’ya yaptırıyordu. Şimdiki Yoğurt Pazarı’yla Hastane Caddesi’nin kesiştiği yere tek katlı, üstü dam, konuklar için uzun salonu olan bir ev kondurdu. Sokağın doğu başına testici İsmail Ağa için de bir huğ evi yapıldı. Mersin’in ilk evleri bunlardır.

Camili halkı, pazar yöneticisine yardım etmek üzere ilk evin çevresine üstü toprak dam evler yapmaya başladılar. Halk bu yere “Mersinlik” demeye başladı. Mersinlik’e bahçeciler, balıkçılar, gezgin satıcılar akın etmeye başladı.

1831’de Hüseyin Ağa, denizden gelip gidenler için tahta bir iskele yaptırdı.

Alaybeyi Mehmet Ağa, Adana Mutasarrıfı Hasan Paşa’yla Zeytinli mevkiinde yaptığı savaşta yaralanarak 1835’te öldü.

Kısa süre içinde Mersinlik’te nüfus birden arttı, köy haline geldi. Hüseyin Ağa, kâhya oldu. 1837 yılında Göğceli Bucağı, Karaisalıoğlu Köyü’nden 5000 nüfuslu MERSİN Köyü’ne taşındı. İlk bucak müdürü Mustafa Bey adında biridir. 1840 yılında “Tarsus ilçesi, Göğceli Bucağı, Mersin Köyü”ne Kolağası Hüseyin Ağa seçimle muhtar oldu.

1841 yılında Adana Sancağı’nca, MERSİN adıyla, Mersin’in köy olduğu, Göğceli’nin bucak merkezi bulunduğu kabul edildi. O yılın salnamesindeki kayıt şöyledir: “Halep Vilâyeti, Adana Sancağı,
Tarsus Kazası, Göğceli Nahiyesi, Mersin Kariyesi…”

1844’te Tarsus, Kazanlı ve Adana’dan getirilen ‘Karahata’lar’ (Kurtulmuşlar) topluca getirilerek Mersin’e bahçeci olarak yerleştirildi. 1852’de Göğceli Bucağı’nın adı, “Mersin Bucağı” olarak değiştirildi.

1862–1863 arasında Düyun-u Umumiye kuruldu. 1864’de Göğceli, Kalınlı, Elvanlı bucakları birleştirilerek Göğceli ilçesi oluşturuldu. 7500 nüfuslu bu ilçenin ilk Kaymakamı, Halepli Mahmut Gürani Efendi idi. 1865’te Suriye ve Hatay’dan (Mersin’e) gelenler kiremit ve tuğla yaptıkları yerde toplandılar. Mahallenin adı Kiremithane oldu.

1871’de Yumurtalık çevresindeki Çerkezler, tuz denetimini istemediklerinden Mersin’e silahlı bir baskın yaptılar.

Mersin Sancağı: 1888’de Göğçeli ilçesi kaldırılarak yeni vilâyet olan Adana’ya bağlı Mersin Sancağı kuruldu. İlk mutasarrıflığa Neşet Paşa getirildi. 1889’da Kazım Paşa, 1902’de 9000 nüfuslu sancağa Cemal Bey, 1910’da Nüzhet Paşa mutasarrıf oldu. 1915’te Mersin müstakil mutasarrıflıktı. (Nüfusu: 15 000). (A.Zeki Teoman. “Tarih Boyunca Mersin”
– Evlerinin Önü Mersin, Mersin Liselileri Derneği Yayını, Mersin,)

Zeki Teoman

Zeki Teoman

A. ZEKİ TEOMAN
Mersinli öğretmen, araştırmacı yazar A.Zeki Teoman 1912 yılında Mersin’in Aydıncık ilçesinde doğdu. 10 Mart 1990 yılında öldü. İçel Mektubu, Amazon Mirina, Okula Kaçan Çocuk, Gülnar Hatun, Kadıköy’ün Öyküsü, Kıbrıs’ın Öyküsü, Portakal Kokulu Mektup, Öğretmen Yaşar, Kazanç yapıtlarından bazılarıdır.

Top