,

Öyküleriyle Karacaoğlan / VAR GİT ÖLÜM BİR ZAMANDA GENE GEL – Ali UYSAL

Karacaoğlan-4.jpg

Yaşı oldukça ilerlemişti. Yaşam boyu yakınına uğramayan duygular kapısını çalar olmuştu. Bu karanlık düşler kara çadırda uykusunu bölmüş, parçalamıştı. O nedenle şafakta uyandı. Yatağında bir sağa, bir sola bir süre dönüp durdu. Uykusunun kaçış nedeni gündüzün dolaşırken bir ölü evine rastlamış olmasıydı. Genç bir babaydı yaşamını yitiren. Çocukları yetim kalmıştı. Acılar içinde çığrışıyorlardı. Hele kadınların makamla ağlamaları iç dünyasını alt üst etmişti. Kadınların ağıtlarına, deyişlerdeki başarılarına hayran kalmıştı.
Bir yandan da ölüm olayını sorgulamaya başlamıştı. Böylesi karanlık duygular gönül dünyasında ilk kez dolaşıyordu. Ölüm değildi onu korkutan: Bir daha saz çalamamak, türküler söyleyememek, kuşların uçuşunu, çiçeklerin kokuşunu, derelerin akışını gözlemleyememek katlanılamaz bir acıydı!
Çaresi yok, uyku terk etmişti onu. Yatağın içinde çalkalanıp durmanın da bir anlamı yoktu. Gün ışımadan fırladı yatağından. Hedefsiz yürümeye başladı. Ana yola yaklaşmıştı ki yanık bir türkü geldi kulaklarına:
Yayla yollarında vardır evimiz
Yine düştü bir güzele sevimiz
Yar seninle böyle miydi kavlimiz
Kavil yerlerine gel ala gözlüm
Bir taşın üstüne oturdu. Bir süre dondu kaldı. Türküden çok etkilenmişti. Ne kadar da doğaldı. Kendi kendine bitip büyüyen ağaç gibi. Kendi kendine doğup akan dereler gibi. Ölüm tüm güzellerden, güzelliklerden ayıracaktı onu. Bu duyguları anlatan bir türkü söylememek olamazdı. Eli kendiliğinden sazına gitti. Bir çiçeği sever gibi okşadı, kokladı. Sonra alaca karanlıkta salıverdi sazını dağlara, çağıllı koyaklara:

Ölüm ardıma düşüp de yorulma
Var git ölüm bir zaman da gene gel
Akıbet alırsın komazsın beni
Var git ölüm bir zamanda gene gel

Şöyle bir vakitler yiyip içerken
Yiyip içip yaylalarda gezerken
Gene mi geldin senden kaçarken
Var git ölüm bir zaman da gene gel

Çıkıp boz kurtlayın ulaşamadım
Yalan dünya sana çıkışamadım
Eşimle dostumla buluşamadım
Var git ölüm bir zaman da gene gel

Karaca Oğlan der ki derdim pek beter
Bahçede bülbüller şakıyıp öter
Anayı babayı hep aldın yeter
Var git ölüm bir zamanda gene gel

Köy Enstitüsü mezunu, edebiyat öğretmeni. Özellikle halk kültürü, Karacaoğlan, N. Hikmet konularında konuşmacı, yazar.

scroll to top