TAPURELİ ÖRENYERİ KURTARMA KAZISI – ZEKİ AKÇAN

Tapureli-1.jpg

Templon Korkuluk Levhası

26.03.2001 günü Müze Müdürlüğüne yapılan bir telefon ihbarında, Tapureli Ören yerinde defineciler tarafından kaçak bir kazı yapıldığı ve kazı sonunda ortaya birçok işlemeli mimari taş parçanın çıkartıldığı bildirilmiştir. Kaçak kazı yapılan yerdeki araştırmada, Tapureli antik kentinin kuzeydoğu tepesinde bulunan erken Bizans Kilisesinin orta nefinde 3×2 m. ebadında, 1-1,5m.derinliğinde bir kazı çukurundan Kilisenin iç mimarisine ait bir çok taş parçanın çıkartılmış olduğu görüldü.incelenen bu mimari parçaların Kilisenin iç donanımına ait Templon ve Ambon parçaları olduğu tespit edilerek burada bir kurtarma kazısı yapılmasına karar verildi. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 07.05.2001 gün ve 4256 sayılı kazı izin belgesi ile kurtarma kazısına 18.09.2001 tarihinde başlanmış ve kazı 6 gün sürmüştür. Kazıya, Mersin Müzesinden Müze Müdürü M. Akif YÜCEL, Arkeolog Zeki AKCAN ve Mustafa ERGÜN, Mersin Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Ayşe AYDIN, Yüksek Lisans Öğrencisi Ali MERZECİ ve Mimar Yeşim AKPINAR katılmış olup, kazıda toplam 10 işçi çalıştırılmıştır. Kurtarma kazısı İçel Sanat Kulübü ile Mersin Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanlığının maddi ve manevi destekleriyle gerçekleştirilmiştir. Kurtarma Kazısında emeği geçen ve büyük bir özveri ile çalışan kişi ve kuruluşlara teşekkür ederiz.

TAPURELİ ANTİK KENTİNİN YERİ, TARİHİ VE BURADA YAPILAN YÜZEY ARAŞTIRMASI

Tapureli Antik Kenti, Mersin İli, Erdemli İlçesinin yaklaşık 36 km. kuzeybatısındaki şimdiki Tapureli Köyünün 2,5 km. güney batısında Gavurburnu mevkiinde yer alır. Antik yerleşim ortası çukur ve bir birine bağlı kubbe şeklinde iki tepe üzerine kurulmuştur. Tepelerin yüksekliği yaklaşık 70-80 m. civarında olup, arazi kayalık, ağaçlık ve makiliktir.

Antik adı bilinmeyen kentin kökeni (ilk kuruluşu) Hellenistik devre kadar uzanmaktadır. Daha sonraları Roma ve Bizans çağını yaşayan kent Bizans çağında terk edilmiştir. Kentteki mevcut kalıntıların büyük bir bölümü Bizans çağına aittir. Yerleşim alanı doğudan batıya doğru yaklaşık 500 m. Kuzeyden güneye doğru ise 300 m. ebadındadır. Burada yapılan yüzey araştırmasında; Hellenistk devre ait bir yapı kalıntısı, Roma çağına ait olduğu belirlenen kaya yüzeyine işlenmiş tam teçhizatlı iki savaşçı (Asker),  ayrıca oturan bir kadın (Rahibe) ve oturan bir erkek (Rahip) kabartması, Bizans çağına ait 5 adet Bazilikal planlı erken Bizans kilisesi, bir çok münferit ev ve yapı kalıntısı tespit edilmiştir. Kentin Nekrepolü güney yamaçta bulunur. Nekropolde, kayaya oda şeklinde oyulmuş önü ev cephesi şeklinde Anıt Mezarlar, kayaya oyulmuş oda mezarlar ve zemin kayalara oyulmuş lahit kapaklı mezarlar (Khamasoros) bulunmaktadır.

Kurtarma kazısı yaptığımız Bazilikal planlı Erken Bizans Kilisesi, kentin kuzeydoğu tepesinde hakim bir yere yapılmış olup, Kilise (A) veya büyük Kilise olarak bilinir. Bazilikal planlı Kilise, 36×16 m. ebatlarındadır. Kilisenin büyük bir Atriumu. Narteksi, orta ve yan nefleri (Naos’u), Beması ve doğuda Absisi mevcuttur.

KAZI ÇALIŞMASI:

Kazıya birinci aşamada Kilisenin orta nefinde daha önce defineciler tarafından kazılmış çukur çevresinde başlandı. Burada yaklaşık 5,81 x 5.30  m. ebadında bir alan 1.50  m.  derinliğe kadar kazılarak Kilisenin zeminine ulaşıldı. İkinci aşamada Kilisenin Berna kısmında kazı çalışmaları sürdürülmüş ve burada yaklaşık 5.80 x 5.25 m. ebadında bir alan kazılarak 1,10 m. derinlikte zemine ulaşılmıştır. Bemanın doğusunda Absisin önünde 1,40×0,86 m. ebadında Kilisenin Atarına (sunak) ait izlere rastlanmıştır.

İki aşamada yapılan kazı çalışmaları sonunda;bitkisel bezeme yanı sıra figürlü kompozisyonlara da yer veren ve her biri ayrı bir işçilik gösteren, mahalli kireç taşından yapılmış 4 adet sütun başlığı, 8 adet sütun gövdesi, kurtarma kazısının yapılmasına neden olan Kilisenin Ambonuna ait işlemeli payeler ve parçalar, Ambona ait taban ve merdiven korkuluk levhaları parçaları,Kilisenin templonuna ait haç motifli kabartmalı bazı levha parçaları, demir çjviler, camdan yapılmış mozak taşları (Tessera) çatıya ait kiremit ve çok miktarda çanak çömlek parçalan ortaya çıkartılmıştır. Kurtarma kazısı 18.09.2001 tarihinde başlayıp 6 gün devam etmiştir.  Kazı sonucunda yaklaşık 10,55 x 5,81 m. ebatlarında bir alan (1-1.5 m.) kazılarak Kilisenjn orta nef ve Bemasının bir bölümü ortaya çıkartılmıştır

Kaynaklara ve ele geçen buluntulara göre Tapureli  A-Kilisesinin M.S. 5 yy. lın son çeyreği ile 6.y.y.ın ilk çeyreğine tarihlenmesi mümkündür.

III – KAZl SONUCU ORTAYA  ÇIKARTILAN BULUNTULARIN TASNİFİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ

Tapureli Kurtarma Kazısında ortaya çıkartılan buluntuları 4 grupta incelemek mümkündür.

A – KİLİSENİN TEMPLONUNA AİT BULUNTULAR

Erken dönem Bizans Kilisesinde, sadece Ruhban sınıfının girebildiği ve kutsal bir mekan niteliğindeki Bema ile Halkın yer aldığı Naos’u (orta ve yan nefleri )  birbirinden ayıran bir bölüm yer alır. Payelerden ve korkuluk levhalarından oluşan bu kuruluşa Templon adı verilir. Tapureli Kurtarma kazısında, orta nef ve bema kısmından, Kilisenin Templonuna ait çok miktarda tüm olmayan korkuluk levhası parçaları, templona ait payeler ve bir adet burmalı küçük sütun (sütunçe) ortaya çıkartılmıştır.

1-Haç İşlemeli Korkuluk Levhası Parçaları: İki parça halinde bulunmuştur. Levhanın restitue edilerek çizimi sonunda ebadının 83×83 cm. olduğu görülür Levhanın ön yüzünün yan tarafları silmeli olup, ortada merkezi daire içinde haç motifi mevcuttur.  Arka tarafı ise düzdür. (Resim 1)

2-Ajur İşlemeli Korkuluk Levhası Parçası: Boyu: 105 cm., eni: 51 cm. kalınlığı: 14 cm.dir. Levhanın ön yüzünün yan taraflarında bir bant üzerinde stilize edilmiş akanthus yapraklarından oluşan, ortada ise ajur tekniği ile yapılmış kafes örgü bezemeler mevcuttur.

3-Korkuluk Levhalarına Ait Haç Motifli Parçalar: Çeşitli ebatlarda olup; toplam 6 adet bulunmuştur.

Templon Korkuluk Levha Parçaları

Bu parçaların ön yüzlerinde, bezeme olarak bükümlü halat  daire içerisinde kabartmalı Haç motifleri bulunur. Her biri ayrı bir işçilik ve form gösteren bu parçaların daire çapları 25 ile 30 cm. arasında değişmektedir.

4-TempIon Kuruluşuna Ait Dikdörtgen Paye: Boyu:  85 cm. Eni:20 cm Kalınlığı: 12 cm. dir. Paye iki parça halinde bulunmuş olup, ön yüzünde silmeli  işlemeli, üst tarafında ise bir topuz bulunur. Payenin yan taraflarında ise zivana olukları vardır.

5-BurmaIı Küçük Sütun (Sütunçe):  Burmalı sütunçe, üç parça halinde bulunmuştur. Boyu:100 cm. Başlık Kısmı: 40 cm. Alt Çapı: 21 cm.dir.  Toplam boyu 140 cm. olan sütunçenin gövdesi burmalı yiv ve setlerden oluşmakta, üst kısmı ise Korint Başlığı şeklinde sona ermektedir. Bu sütunçenin Templon Kuruluşu orta girişinin sağ ve solunda yer alan sütunçelerden birisi olduğu sanılmaktadır.

Tapureli A-Kilisesi Berna ve orta nefinde ortaya çıkartılan Templon Kuruluşuna ait tüm buluntu ve parçalar kireç taşından yapılmış olup, bölgesel bir işçilik ve üslup birliği gösterirler.

B – KİLİSENİN AMBONUNA  AİT  BULUNTULAR

Erken Bizans Kiliselerinde litürjik bir şevi olan Ambon bir nevi vaaz kürsüsüdür. Bu kürsüde ruhban sınıfınca Tevrat, İncil, ve havari mektuplarının okunduğu ,  vaaz  verildiği ayrıca çeşitli özel törenler için de kullanıldığı eski kaynaklardan bilinmektedir. Tapureli Kurtarma Kazısında ortaya çıkartılan buluntuların büyük bir bölümünü kilisenin Ambonuna ait parçalar teşkil etmektedir. Parçaların incelenmesinden, Kiliseye ait Ambonun tek merdivenli ve alçak tipte bir Ambon olduğu anlaşılmakta ve bu tür ambonların ambon tabanı, ambon kürsüsü ve ambon merdiveninden meydana geldiği çeşitli kaynaklardan bilinmektedir.

1 -Ambon Tabanı: Ambona ait taban üç parça olarak ele geçirilmiş, bir parçası ise bulunamamıştır. Yerel kireç taşından yapılan tabanın çapı 120 cm. yüksekliği: 30 cm. kalınlığı ise 15 cm. dir.

Ambon Tabanı

Dış yüzeyi tamamen bezemelerle işlenmiştir. Bezemelerde yüksek kaliteli ve zarif  bir matkap işçiliği göze çarpar. En üstte 5 cm.lik bir bant üzerinde Grekçe bir satır yazı daha sonraki bant üzerinde  stilize edilmiş yaprak motifi, ortadaki büyük bant üzerinde yapraklı kıvrık dal ile yaprak ve bölgesel bir kır çiçeği olan Latince adı Muscari Negletum, Türkçe adı arap sümbülü olarak bilinen ve üçgen bir şekil gösteren çiçek motifi, en alttaki bantta ise stilize edilmiş akanthus yapraklarından oluşan bir bezeme bulunur. Ambon tabanının üst kenarlarında ise payelerin girdiği dikdörtgen şekilli dört adet zivana deliği mevcuttur.

Ambon Payeleri

2-Ambon Payeleri: Buluntuların içerisinde Ambona ait dört adet işlemeli Ambon payeleri  bulunmuştur. Payelerin ön yüzeylerinde stilize edilmiş akantus yapraklarından oluşan bir bezeme mevcuttur. Payeler dikdörtgen şeklinde olup, bazılarının üst kısmı bir topuz ile bitmektedir. Yan taraflarında zivana oluğu görülmekte,arka taraflar ise düzdür.

Ambon Merdiven Korkuluğu Levhası

3-Ambon Merdivenine Ait Korkuluk Levhaları Parçaları: Buluntuların en ilgi çekici bir bölümünü oluştururlar. Tüm parçalar yöresel kireç taşından yapılmıştır. Parçalar zarif ve kaliteli bir matkap işçiliği ile işlenmiş olup, bezemeler stilize edilmiş çeşitli akantus yapraklarından oluşmakta ve bir dantela   görünümündedir. Tümlenebilen bir korkuluk levhası baklava dilimi şeklinde bir form gösterir.

4-Ambon Kürsüsüne Ait Parçalar: Bu parçalar kırık olarak bol miktarda bulunmuştur.  Muhtelif ebatlardaki kireç taş parçalar üzerinde yine matkap işçiliği ile yapılmış çok çeşitli ve zarif bezeme motifleri vardır. Bezemelerde yine bir dantela görünümü hakimdir.

C – KİLİSEYE AİT SÜTUN VE SÜTUN BAŞLIKLARI

1-Korint Sütun Başlığı : Mahalli Kireç taşından yapılmıştır. Boyu: 42 cm. çapı: 35 cm. Üzerinde akantus yapraklarından oluşan bir bezeme, kenarlardan ise volütler mevcuttur.

2-Kompozit Sütun Başlığı : Mahalli kireç taşından yapılan sütun başlığının Yüksekliği: 48 cm. Üst Ebat: 64 x 60 cm. dir. Çapı kısmen kırık ve iki parça olarak bulunmuştur. Başlığın üzeri kaliteli bir matkap işçiliği ile işlenmiş olup, stilize edilmiş muhtelif ebatlı akanthus yapraklarından oluşan bir bezeme ile kaplıdır. Üst köşelerde volütler bulunmaktadır.

3-Girlantlı Sütun Başlığı: Kazının en önemli buluntularındadır.Yüksekli: 50 cm. üst ebat: 66 x 60 cm. çap: 45 cm.dir.

Girlantlı Sütun Başlığı

Mahalli kireç taşından yapılmış olan, başlık üzerinde kaliteli bir matkap işçiliği ve zengin bezemeler mevcuttur. Bezemeler arasında stilize edilmiş çeşitli boyutlarda ve şekillerde akanthus yaprakları, köşelerde volütler orta bölümde girlant ve muhtelif rozetler, bir köşede volüt altında başı kırılmış bir kuş (güvercin ve kartal olabilir.) figürü, diğer tarafta girlantın alt bölümünde bir dağ keçisi figürü yer alır. Sütun başlığı üzerindeki kuş ve dağ keçisi figürlerinin mevcudiyeti yerel kültür ve sanatın mimariye yansımasının güzel bit göstergesidir. (Resim 6)

4-Sütun Gövdeleri: Kazı sonucunda kiliseye  ait çok sayıda sütun gövdesi ortaya çıkartılmış ancak bu sütun parçaları taşınması mümkün olmadığından kazı yerinde bırakılmıştır.  Bütün bu sütun parçaları bölgesel kalker ve kireç taşından yapılmış ve sütunlarda her hangi bir işleme bulunmamaktadır.

D – KÜÇÜK BULUNTULAR

Kilisenin orta nef ve bema kısmında yapılan çalışmalar sonunda çok çeşitli küçük buluntu ortaya çıkartılmıştır. Buluntular arasında, başlıklı demir çiviler, bronz zincir parçası, cam mozaik taşları, cam parçaları, çatıya ait çok miktarda kiremit parçası ve muhtelif kaplara ait pişmiş toprak keramik parçaları bulunmaktadır.

IV – SONUÇ

Antik Çağlarda Dağlık Kilikya olarak bilinen ve bugün bir bölümü İçel İli, Erdemli İlçesi sınırları içerisinde bulunan bu bölgede bilim dünyasınca yeteri kadar arkeolojik araştırma ve kazı çalışmaları yapılmadığından bu bölgenin arkeolojisi ve kültürü hakkında köklü bilgilere sahip değiliz. Bölgenin gizli kalmış tarihini, arkeolojisini ve kültürünü ortaya çıkarmak için İlgili kuruluş ve bilim kurumlarının bu bölgede çalışmalar yapmasını temenni etmekteyiz. Tapureli Antik Kentinde müzemizce gerçekleştirilen yüzey araştırması ve kısa süreli bu kurtarma kazısında dahi ortaya çıkartılan veri  ve buluntular, bu bölgenin arkeolojik ve kültür açısından ne kadar zengin olduğunun somut bir göstergesidir. Bilhassa Ambon parçaları ve girlantlı sütun başlığındaki zengin,zarif ve adeta bir dantelayı andıran bezemeler bizlere o zamanki bölgesel sanatın ne kadar gelişmiş olduğunu göstermektedir. Sponsor bulunduğu ve Genel Müdürlüğümüzce gerekli izin verildiği takdirde 2002 yılında da kurtarma kazısına bıraktığımız yerden devam etmeyi düşünmekteyiz.

KAYNAKÇA

KEIL  J. – WİLHELM A, Denkmaler aus dem Rauchen Kilikieı, MAMA – III- 1931

HİLD- HELLENKEMPER Kılıkıen und ısaurıen, Men – 1990

DURUGÖNÜL Serra, Die Felsreliefs im Rauhen Kilikien – 1989

FIRATLI Nezih, Türk Arkeoloji Dergisi, Ankara 1972

AYDIN Ayşe, Olba 111, Mersin- 2000

ATASOY Sümer- PARMAN Ebru , Anadolu Medeniyetleri   II, İstanbul — 1983

P.N.F, Jakobs, Die Frühchnstliches Ambone Griehenlands, – 1987

İçel sanat Kulübü Aylık Bülteni, Sayı: 108, Mersin -2001

MERCANGÖZ Zeynep, İzmir Arkeoloji Müzesindeki  Priene Tipi Ambon  Parçalan “Celal Esat Arseven Anısına Sanat Tarihi Semineri Bildirileri” S.259-265 İSTANBUL 2000

Zeki Akçan : Arkeolog – Mersin Müzesi

İçel Sanat Kulübü Aylık Bülteni 119. sayısından alınmıştır. 

Ziya Aykın

Ziya Aykın

Biyografik Bilgi

scroll to top