TAŞHAN – Yurdakul DİNÇERDEN

Taşhan.jpg

Günümüzde ciddi boyutlarda değişime uğramış olan Mersin’in kentsel dokusu içinde yer alan eski yapılar tükene tükene neredeyse parmakla sayılacak duruma geldi. Bu konuda günümüze kadar doğruya yönelik neler yapıldı? Neler yapılmadı?… Bundan sonra kalanlar için neler yapılacak? Bu sorulara kent insanı, koruma uzmanları ve belediyeler adına olumlu cevaplar verebilmek, koruma çözümleri ve olanaklarını yaratmak, geçmişimize ve yaşadığımız kente saygının somut bir anlatımıdır.
Eski yapılar bir kentin kültürel dilidir. Onlara yeniden yaşama olanağı tanımak ve insanlığın kullanımına sunmak bir bakıma kent kültürünü yaşatmaktır.
Tarihi Taşhan,
Mersin’in en eski yapılarından biri. Yaşını sorarsanız 124… Evet, bir asrı çoktan geçmiş.. Taşhan’la birlikte daha sonra Mersin’de yapılan nice yapılar birer birer yıkılıp anılarda kalırken, zamana direnmiş bu tarihi mekanın son sahibi ona yeniden can vererek restore ettirdi. Taşhan artık geçmişten günümüze hem sayısız anıları anlatmakla kalmayıp bugünün ve geleceğin kuşaklarına kültürel değerlerimizin önemini, korunmasını ve toplumsal bilincini öğretecek yeni bir mekan, somut bir anlatım olarak yaşayacak. Kentimizin Gazi Mustafa Kemal Bulvarı ile Uray Caddesi arasında 1388 metrekarelik bir alanda yer alan Taşhan’ın 1871 ‘den günümüze yaşam öyküsü nedir..?
Araştırmacılara göre, 1869’lu yıllarda yapımı başlatılan bina 1872 yılında tamamlandı.
Mersin’in tüm eski yapıları gibi, Suriye – Lazkiye’den getirtilen taşlar yapım işlerinde ana malzeme olarak kullanılmıştır. İki kat halinde inşa edilen binanın içinde simetrik olmayan ve her biri ayrı ebatta 44 adet kemer bulunmaktadır, Röleve projesinde ise zemin katta 35, ikinci katta ise 28 adet bağımsız bölüm yer almaktadır.
Doğu Akdeniz Mimarisi’nin örneğini taşıyan Taşhan, araştırmacı Şinasi Develi’ye göre, o dönemlerde Mavromati adlı varlıklı bir kişi tarafından yaptırılmıştır. Yine o dönemlerde Devlet Şûrası Azalarından Vaynani adlı kişiyi de binanın sahibi olarak görmekteyiz.
Taşhan daha genç bir yapı iken o yıllarda Mersin’in Deniz Ticaretine yönelik hizmet veren bir mekan görünümü taşımaya başlamıştır. O günlerde liman işlevini gören bu yapı ve çevresi buraya gelen ve giden malların yüklenip boşaltıldığı merkezlerden birisiydi.
Binanın birinci katında yer alan, tepesi alçak ve toprak zemine yakın pencerelerin demirlerinde restorasyon sırasında rastlanan metal bağlama araçları ise söz konusu yıllarda deniz ticareti ile uğraşan kişilerin kayıklarını buraya bağladıklarının açık bir anlatımı olarak karşımıza çıkmakta. Zamanın akışı içinde depo ve İşhanı olarak kullanılan Taşhan, öte yanda Mersin’in işgal yıllarında ilk sahibi Mavromati tarafından Fransız işgal kuvvetlerine tahsis edilmiştir. Fransızların Mersin’i terk etmelerinden sonra ise binanın ikinci katı bu kez Maarif Oteli olarak hizmet sunmaya başlamıştır. Canlı kaynaklar Maarif Oteli’nin kentin en eski otellerinden biri ve başlangıçta kente gelen resmi konukların konakladığı yer olduğunu ortaya koyuyor. Otel, son altı yıl öncesine kadar aynı ad altında hizmet vermiştir. Binanın son sahibi Gülümser Alibazoğlu’dur.
1950’li yıllara kadar deniz kıyısında olan Taşhan’ın önü doldurularak Bulvar haline getirilmiştir. Bulvarın yapılmasından sonraki yıllarda binanın güney cephesinde yükselen çok katlı İşhanı bir bakıma Taşhan’ı uzun yıllar sessiz kaderine terk etmiştir. Yakın bir geçmişte gümrük komisyoncuları, toptancılar ve bir kısım küçük esnaf tarafından iş mekanı olarak seçilen Taşhan’ın bir bölümü, Mersin’in gece yaşamında renkli ve davetkar neonlarıyla göz kırpan, eğlence müşterisi çeken renkli mekanlar olarak uzun yıllar yaşadı… Ve Taşhan Pavyonları kim bilir kaç kuşak Mersin’li erkeğin eğlence anılarında, belki de hep anlatılan, ya da anlatılamayan, renkli, canlı, buruk, belki de duygu yüklü mekanlar olarak kalacak…
İÇEL SANAT KULÜBÜ Aylık Bülteni 46. Sayısından alınmıştır.

Ziya Aykın

Ziya Aykın

Biyografik Bilgi

scroll to top