TOROSLARIN ÇOCUĞU : ETEM ÇALIŞKAN – (Dr. Tahir Kutsi MAKAL (*))

Toroslarda dolaşan: Karacaoğlan’la, Dadaloğlu ile, Deliboran’la, Derdiçok’la, Seyit Osman’la  gezer. Vadilerden tepelerden  bozlak yükselir… Yüce dağ başlarından Çukurova’ya bir yaman “ün” olur… Türküdür bu çağıran, şiirdir, güzellemedir… Bazen de ağıttır… Türküleri çağıran insan değildir sanki, efsanevi bir varlıktan çıkıyor gibidir ses… Çünkü, bir adamın sesinin bu derinlikte olabileceğine akıl sır ermez… Öylesine uğultulu, öylesine sarıp sarmalayıcıdır… Bu ses ağıt olur, gözler yaşartır; türkü olur içağrısı  boşaltır… Destan olur bu ses, bağlama eşliğinde ölüyü diriltir…
Can şenliği olsun dedik yeniden vurduk Toroslara!… İçel yaylalarına… İstikamet Tekir ,Yaylası… Ovalar geçtik, tepeler aştık, düz  yolu hakladık, patikaya saptık… Hattat-Ressam Etem Çalışkan, şair Yahya Akengin, halk ozanı Faik , Uğuz’la birlikteyiz… Bu  sanatçı  birlikteliği daha  da canlandırıyor doğayı… Yahya Akengin, Karacaoğlan kesiliyor… Çiçekler, dikenler çığır çığır ses veriyor her yandan… Karacaoğlan’ın sevgilileri  akla geliyor, ilk aşklar anılıyor…
… Ak göğsün üstüne çakır dikeni
bitmeyince gönül yardan ayrılmaz…”
Bir birimiz atıyoruz dizeleri Karacaoğlan’dan, ötekimiz tamamlıyor…
“Hastında da Karacaoğlan hastında
Azrailde can almanın kastında
Döne döne teneşirin üstünde
Yatmayınca gönül yardan ayrılmaz…” ”
Etem Çalışkan seviniyor, canı deviniyor…Kımıl kımıl  içi… Ve gözleri ışıl ışıl… “Kararım, diyor, Mersin’e yerleşeceğim…Bu yaylalar , bırakmıyor beni, ben buraları bırakamam…”
Etem Çalışkan buralardan… Yayla çocuğu. Tarsus’un Göçük köyünden… Göçük köyünün insanı,  adı üstünde “göçük” olur… Etem Çalışkan’a da göç yazılmış… Mersinlere, İzmirlere. İstanbullara gitmiş… Doğduğu yere değil. doyduğu yere bağlanıp kalmış. Amma gönlü Toroslarda, gönlü Mersin’de… Aşağıdan alıyor, taşa çıkıyor,  yukarıdan bakıyor, Mersin’i görüyor… Ufukları gözlüyor, Göçük köyüne değiyor gözleri…
GÖÇÜK KÖYÜNDE MASAL ANALARI
Torosların eteğindeki Göçük köyü, buğulu  anıların içinden gülümsüyor… Gülümsüyor Etem Çalışkan, yaylanın serinlik keyfinde anlatıyor:
“-Köyümden, dedemi ve ninemi hatırlarım… Masal, öykü, efsane anlatışlarını… Ve bir saz ustasını… Saz ustası bilmem hangi ellerden gelmiş,  can-alıcı haberler veriyor… Köylüler toplanmışlar, Karacaoğlan’dan haber soruyorlar, Dadaloğlu’ndan… Aşık alıyor sazı eline, yurdu yöreyi dolaşıyor… Karacaoğlan’da karar kılıyor… Bir de  anımsadığım, sabah ışıklarının, odanın duvarına asılı Mustafa Kemal fotoğrafını al-ateşler içinde bırakışı… Sevecen, babacan gülümsüyor Mustafa Kemal…”
Etem Çalışkan,  sanat hayatı  içinde en çok Mustafa Kemal resmi yapmıştır.. Büyük gazetelerde, önemli günlerde yayınlanan Atatürk resimlerinde onun imzası yer almıştır. Göçük köyündeki masal analarından,  halk ozanlarından Mustafa Kemal  gerçeğine!…
Ve bir başka gerçek: Etem Çalışkan’ın  sevgisi üçtür: Mustafa Kemal sevgisi, Mersin sevgisi ve  güzellere-güzelliğe tutkunluğu! … Sanatçı güzelin arar… Ve gönlünde bulur güzelini ve yaşanan güzelliği. Sanatçının içinde güzellik, yayla çiçeği olur açar…
YAYLA ÇİÇEKLERİ
Yayla çiçeklerini yılın her mevsiminde görmek mümkündür… Baharda ayrıdır yayla çiçekleri, yazın ayrı, sonbaharda başka, kışın başkadır… Kar çiçekleri açar kışın Toroslarda…Beyaz ve pembe!
Bizim yayla yollarına düştüğümüzde  kar çiçekleri  yoktu. Toroslar karlarını güneşe teslim etmişlerdi… Eriyip sızan sular çaylara, nehirlere dökülmüştü… Kar çiçekleri de “yaz uykusuna” yatmışlar, tohuma gömülmüşlerdi… Kar çiçeklerini Etem Çalışkan ressam sezgisiyle yayla güzellerinin eteklerinde gördü. Doğadan almıştı sanatçı, eller yayla çiçeklerini, genç kızların, gelinlerin eteğine, sırtına işleyivermişti… Ve yaylalarda gördüğümüz sağlıklı, cana yakın güzellerin hepsi çiçeğe gömülmüştü…
“-Gel de Karacaoğlan gibi aşık olma!” diyorduk. Halk şiiri geleneği çerçevesinde yazan Mehmet Zeki Akdağ’ın bir şiirini mırıldanıyorduk:
“… Zinde sadık gönlüm zinde
Bulutlar kuşlar izinde
Bahar gül gül çeyizinde
Toroslum, yayla çiçeğim

… Türkü söyleyi söyleyi
Doldur  bohçana yaylayı
Böyle götürür böyleyi,
Toroslum, yayla çiçeğim… ”
Bu yayla güzeli nereli acep? Gavurdağlı mı, Binboğalar’dan mı, Gülnar’lı mı, Mut’tan mı? Yoksa Eğri Dağı eteklerinde mi yaylandırır  çiçek dokulu eteklerini?… Bu yerlerde doğup büyüyen, Toros yaylalannda gönül eğleyen Aşık Veli’ye kulak verelim:
“Dili güllü güzel kavurdun beni
Gavurdağlı  mısın. Körüklü müsün
Mansurlu’lu desem, salınmam hani
Boynuoğunlu mu. Doruklu  musun?
Gerdanına kanıp Gerdaşlı desem
Zeytinli belleyip ben’Ieri yesem
Tüysüz,  Belverenli. Akören, İğdem
Yoksa Yerebakan, Kırıklı mısın?
Öfkeni görünce sandım Dikili
Dökmüşsün Yemişli gibi kekili
Farsak güllerinin sanki vekili
İmamoğlu’ndaki  Sarıklı mısın?
… Fidanı gibisin Zeytinbeli’nin
Gonca dalı desem Avşar elinin
Hulasa; şifasız  Aşık Veli’nin
Ziyareti oldun, Arıklı mısın?..”
Sayılanlar bu çevrenin,  Torosların ve Çukurova’nın yer adları… Adana ve İçel illerinin köyleri, bucakları … 1921 doğumlu Aşık  Veli’nin deyişi bir  hayli uzun… Biz kestirmeden  aldık…
HALK OZANLARININ VERDİĞİ COŞKUNLUK
Etem Çalışkan 1928 doğumlu… Aşık Veli’yi . Yoğunlukla duymuş… “Öğretmendir, diyor, asıl adı Hüseyin Kalaba idi… “.Halk ozanlarına ilgi duyan, sever onları… Dinler, deyişler üzerinde düşünür… Ve ozanlar,  günümüz sanatçısını da  etkiler… Etem Çalışkan etkilenmiştir ozanlardan, Anadolu Folklorundan… Resimlerinde,  kitap kapaklarında folklorik etkiler belirgin şekilde vardır. Ve Çalışkan’ın resmini yapmayı en çok sevdiği kişilerin başında ozanlar yer alır. Aşık Veysel’in sayısız resmini yapmıştır. Yunus Emre’nin, Karacaoğlan’ın, Dertli’nin, Pir Sultan Abdal’ın, Dede ‘Korkut’un, Seyrani’nin, Eflatun Cem Güney’in ve başkaca halk ozanlarının ve halkbilimcilerinin portrelerine imza koymuştur.
Hele Etem Çalışkan’ın,  halk şiirinden örnekler verdiği hat yazıları  şahaserdir… Bu tabloları son sergisinde görenler şaşırdılar ve hayran kaldılar. Etem Çalışkan’ın hayran kalınan bir eseri de, 1990 ‘Ramazan ‘ında “Sabah” gazetesinin yayınladığı “Yunus Emre Divanı” oldu!… Bir koca  divan’ı Etem Çalışkan, aylar süren çalışma sonunda kaligrafik olarak elle yazmış, 500 bin adet basılan kitabı Türk kültür ve sanatına armağan etmişti. El yazması Kur’an meaIinden sonraki bu eser, Etem Çalışkan’ı yazı sanatının devleri arasına sokuyordu… Hocası, ustası Prof. Emin Barın, Etem Çalışkan’ı “Kur’an” el yazmasını bitirince heyecan ve takdirle sarılıp sarılıp öpmüştü… Yunus Divanı’nın bu değerde kaleme alınışını görseydi bilmem ne yapardı üstad?
Toros yaylalarında gezerken söz döndü dolaştı Yunus’a da geldi… Yahya Akengin, “Hey Yunus, koca Yunus…” dedi ve başladı ve sürdürdü… Temiz  kır havasında,  güzelliklerin bir başka demetlendiği hür havada yeniden aşık olmuştuk… KaIacaoğlan’ın; “Sevda sevda derler be hey yarenler / Bilmeyene bir acaip hal olur” deyişi gibi bir acaip hallere girmiştik. Yunus söylüyordu:
“Ben Yürürüm yane yane
Aşk  boyadı beni kane
Ne akilem, ne divane
Gel gör beni aşk’ neyledi.

Gah eserim yeller gibi
Gah tozarım yollar gibi
Gah akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi.

Akar su’layın çağlarım
Dertlü  ciğerim dağlarım
Şeyhim anuban ağlarım
Gel gör beni aşk neyledi.

… Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yareyim
Dost elinden avareyim
Gel gör beni aşk neyledi.
Toros yaylalarında yaşamak aşkı yaşamaktır… Hele insanın yanında sevdiği  dostu varsa… Halden bilen, duyarlıklı kişiler varsa!…
KAYNAKLAR:
1. Tarla Dergisi Sayı: 1987/4,89/1 ,89/2.90/4
2. Yunus Emre Divanı-Hat: Etem Çalışkan- Sabah Yayını
3. Türklerin Altın Kitabı – Refik Özdek – Tercüman Yayını
NOT:
Etem Çalışkan, 1928’de Tarsus’un Göçük köyünde doğdu. Halil Çalışkan’ın oğludur. Mersin Lisesi’nden sonra İstanbul’da Güzel Sanatlar Akademisi’nde okudu. Okurken çalışmaya başladı. Ankara, İzmir ve İstanbul’da bir çok günlük gazetede grafiker olarak çalıştı. Gazetelerin grafik servislerini kurdu, yönetti. Hürriyet, Milliyet, Sabah, Güneş, Yeni Sabah, Akşam  gazetelerinde tablolar yayınladı. Hocası Prof. Emin Barın’la birlikte Anıt Kabir’in yazılarının yazılması ve yerine konulması işinde çalıştı. Etem Çalışkan, tarihte ilk olarak, Kur’an-ı Kerimi latin harfleriyle el yazması olarak kaleme aldı. Süleyman Çelebi’nin Mevlid’ini ve Yunus Emre Divanı’nı da el yazması olarak hazırladı. Tahin Kutsi Makal’ın “Çağlar Boyunca Türk Büyükleri” kitabını resimledi. Bir çok ilde resim ve hat sergisi açtı. Etem Çalışkan, evli üç çocuk babasıdır.

Biyografik Bilgi

scroll to top