,

ZEPHYRION – 2000 YILLIK LİMAN KENTİ 1/4 (İlk) Bölüm

Panaroma-Apt.jpg

Sayın Semihi Vural’ın uzun uğraşlar sonunda hazırladığı, birkaç yıldan beri “basımı gerçekleşemeyen” bu kitabı meraklıları daha fazla bekletmemek için (alıntılarla küçültmek suretiyle özetleyip) sizlere sunmaya karar verdik.
MERSİN’İN ÜZERİNE YAPILANDIĞI
2000 YILLIK LİMAN KENTİ
ZEPHYRION – SEMİHİ VURAL
Araştırma ve Metin: Semihi Vural
Danışman: Levent Zoroğlu
Editörler: Tuncer Özmen – Ziya Aykın – Aydın Sevim – İhsan Toksöz
Bu kitabın tüm yayın hakları Semihi Vural’a aittir. Hiçbir şekilde kopya edilemez, çoğaltılamaz

S U N U Ş

Roma İmparatorluk Dönemi Dijital Atlası içinde Zephyrion’un yeri.

Roma İmparatorluk Dönemi Dijital Atlası içinde Zephyrion’un yeri.

…Zephyrion ise – Sayın Semihi Vural’ın da belirttiği gibi- hakkında daha da az veri olan, özellikle yalnızca kısa bir dönem basılmış sikkelerden dolayı bildiğimiz bir yerleşmedir…
… Bu çalışmasından dolayı Semihi Vural’ı kutlarken, yeni konularla ve kendine özgü zengin üslubuyla yeni kitaplar beklediğimizi belirtirim.
Prof. Dr. K. Levent Zoroğlu – Arkeolog
MERSİN KIYILARINDA BİR ZAMANLAR BİR LİMAN KENTİ VARDI
Tarihe meraklı birçok Mersinlinin “Zephyrion” adını duymuşluğu vardır. …
…Zephyrion antik kenti hakkında en önemli kaynaklarımızı Zephyrion sikkeleri oluşturuyor. Bu konuda en kapsamlı çalışma ise yıllar önce erken yaşta kaybettiğimiz saygıdeğer hemşerimiz Edoardo Levante tarafından gerçekleştirilmişti…
Antik kentten günümüze yeterli kalıntılar ulaşmadığı için onu araştıracak arkeologlar işe nereden başlayacakları konusunda kuşkulular. Elbette biraz hayal gücü gerekiyor. Kayıp kent Atlantis için olduğu gibi, Zephyrion’u araştırmak da sevgi ve emek istiyor.
…Dileğimiz gelecek kuşakların bu yolda daha sağlam verilere dayanarak Mersin’in üzerine yapılandığı antik Zephyrion kenti hakkında daha fazla bilgilere ulaşmaları… Umarız bu kitap bir başlangıç olur. -Semihi Vural – Mersin, Aralık 2019
ZEPHYRION’DAN MERSİN’E
…Bugünkü Yumuktepe deniz kenarından üç kilometre kadar içerdedir. Ama Yumuktepe’nin eteğindeki Efrenk (Müftü) Deresi alüvyon taşıdığından, birkaç bin yıl önce muhtemelen Yumuktepe deniz kenarındaydı.
Ve yine aynı derenin batı yakasında 19. Yüzyıla kadar izleri saptanan, çeşitli dönemlerinde sikke bastığı bilinen Zephyrion antik kenti yer alıyordu. Kent içinde bulunan bazı mimari parçalardan ve gezginlerin yazdıklarından da anlaşıldığına göre Mersin kenti Zephyrion adlı eski bir yerleşimin üzerinde yayılmış ve yapılanmıştır.
Zephyrion ile ilgili kaynaklar sınırlıdır. Hele Türkçe ’de daha da azdır. Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serra Durugönül Mersin ile Zephyrion ilişkisini şöyle tanımlıyor:
“Mersin kenti antik Kilikia bölgesi içinde yer almaktadır ve Kilikia sınırları MÖ 1. yüzyılda yaşamış olan coğrafyacı Strabon tarafından çizilmiştir. Alanya’dan (Korakesion) Soli/Pompeiopolis’e (Viranşehir) kadar olan kesim Dağlık Kilikia (Tracheia), buradan Alexandreia Kat’isson’a (İskenderun Körfezi) kadar uzanan bölge ise Ovalık Kilikia (Pedias) olarak adlandırılmıştır. Bölgenin kuzey sınırını, Toros Dağları’nın İç Anadolu’ya sınır oluşturduğu hat belirlemekteydi…
Gerçekten de Soli’un 10 km doğusunda bulunan Mersin kent merkezinde ve yakın çevresinde Zephyrion sikkelerinin ele geçmiş olması bu görüşü desteklemektedir. Strabon da Lamos’tan sonra Soli’nin, sonra ise Zephyrion’un geldiğini ifade etmektedir. Zephyrion Yunanca kökenli bir kelime olup ‘batıdan esen rüzgâr’ anlamına gelmektedir.”
Araştırmacı Bilge Umar’ın “Kilikia” adlı gezi kitabından alınan aşağıdaki satırlar durumu özetler niteliktedir.
“Mersin, ilkçağın bizce bilinen dönemlerinde, önemli bir kent değildi. Roma egemenliği çağında az çok gelişip önem kazanmaya başlamış, para basmış, yönetimsel açıdan kent sayılan diğer yerleşme birimleri gibi piskoposluk merkezi olmuştur. Yine de çağdaş Mersin içinde ilkçağ kentinden günümüze ulaşmış herhangi bir kalıntının, İçel 1973 İl Yıllığında bile sözü edilmemektedir.”
ZEPHYRION ADININ KAYNAĞI
Zephyrion, antik coğrafyada genellikle denize uzantı yapan burunlara verilen isimdir. Grekçe bir sözcüktür. “Batı rüzgârı alan yer” anlamındadır. Eski Helen dilinde “Zephyr Yeri – Batıdan Esen Tatlı Rüzgâr Yeri” anlamına gelir.
Buna göre kent ismini günümüze uyarlarsak şöyle diyebiliriz:
Burundaki Meltemler Kenti: Zephyrion.
Bilge Umar’dan aktaralım:
1- Zephyrion. Kilikia kıyısında, Soli ile Mallos arasında kent.
2. Zephyrion. Silifke yakınında bir burun.
3. Zephyrion. Karia’da, Bodrum Yarımadası ucunda bir burun.
4. Zephyrion. Keza, eril ad biçimiyle Zephyrios ‘Zefire’.
ZEPHYRION’UN KONUMU
Eski Kilikia içinde yer alan Mersin’in üzerinde yapılandığı antik Zephyrion, Çukurova’nın batı kanadındadır. Mersin’deki yapıların temel kazılarında ele geçen antik parçalar ile buluntuların görgü tanıklarının ifadelerine dayanarak, Zephyrion antik kenti Mersin-Efrenk Deresi ile Yumuktepe’nin doğu yönünde yayılmış ve Güneyi Akdeniz’le çevrelenen ve yine Yumuktepe’den Mersin limanına çekilen bir çizgi ile meydana gelen üçgen içinde konumlanmış olmalıdır.
Yerleşimin izleri, akarsuların oluşturduğu vadi ve ova üzerindedir. Kentsel yerleşimin kıyı kesiminde ve sulama kanallarının çevresinde tarım egemen olmalıdır (Yakın geçmişteki Mersin Bahçe Mahallesi gibi).
…Yaslanıp yapılandığı Efrenk Deresi’nin o dönemdeki adına dair bir kayıt şimdiye dek bulunamamıştır.
Bitek alüvyon yapı üzerinde kurulmuş olan kent sahil boyunca uzanır. Sahilden başlayan tarım alanları, kuzeye ve kuzeybatıya doğru hafifçe yükselirken, yine ekilebilir alanlar özelliğini korur…
…Zephyrion antik kentinin oluşmasına ve gelişmesine etkili olan akarsu Efrenk Çayı’dır. Ayrıca Buluklu Deresi, İçme Deresi ve Doğu yönündeki Deliçay da antik kente katkı vermiş olmalı…
AYDIN SEVİM’İN MEKTUBU
2000 yılında …Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı…“ Sayın Serra Hanım dikkatine, Mersin, 31. 1. 2000 …Belediye ekiplerince bundan 3-4 ay önce yol kazı çalışmaları sırasında çok sayıda kırık veya kazılırken zarar gören seramik ve muhtemelen Amphora parçaları dikkatimi çekti. Geçen hafta Belediye ekipleri aynı yerde bir kazı daha yaptı ve yine aynı şeyler çıktı…Aydın Sevim ”
KAYIP KENT ZEPHYRION
Yumuktepe höyüğündeki arkeolojik kazılardan anlaşıldığına göre Mersin, 9000 yıllık bir yerleşimi de içinde barındırıyor… Ancak kent içinde bulunan bazı mimari parçalardan ve gezginlerin 19. yüzyıl başında yazdıklarından Mersin kentinin Zephyrion adlı eski bir yerleşimin üzerinde yayılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Günümüzden geçmişe baktığımızda, geçen süre içinde Mersin toprakları üzerinde çeşitli yerleşimlerin var olduğunu görüyoruz. Sikkelerine, buluntularına ve yazılı kaynaklara bakarak bunlardan en önemlilerinden birinin de Akdeniz’in kıyısındaki bir zamanların küçük kenti Zephyrion olduğu söylenebilir.
Roma döneminde çok büyük bir şehir olmayan, zaman içinde sürekli iskân nedeniyle üzerinde kurulan yeni yerleşimler sonucunda yapı kalıntıları yok edilen Zephyrion, arkeolojik açıdan şanssız yerleşimlerden birisi olmuştur.
Mersin’in antik yerleşimi olarak kabul edilen Zephyrion kentine ait bilgiler ve buluntular çok azdır. Eski Halkevi ve Çavuşlu Mahallesinde elde edilen bazı buluntular vardır. Ayrıca eski Vilayet Konağı’nın yapımı sırasında ortaya çıkan horasan duvarlar, mermerden yapılmış sütun ve sütun başlıkları, Mersin Müzesi’nde bulunan mermer Aslan Başı ile devşirilmiş bazı mimari yapı elemanları da, antik Zephyrion kentine ait arkeolojik verileri oluşturur…

Share this post

Biyografik Bilgi

scroll to top