DR. REŞİT GALİP BEYİN MERSİN’DE ÇALIŞMALARI
Mersin’de iz bırakan fakat adı anılmayan, hatta unutulan bir önemli kişi de Dr. Reşit Galip Bey (1893 Rodos-1934 Ankara)’dır. Mersin’de Hükümet Tabipliği, sonra serbest hekimlik, Türk Ocağı Başkanlığı, Mersin Ticari idadisinde Hukuk, Türkçe öğretmenliği yapan: o yıllarda Mersin’in sosyal ve kültür yaşantısında katkıları olan bu değerli kişinin adı bir caddeye, bulvara ya da bir kuruma neden verilmiyor?
1911 yılında kurulan Türk Yurdu Cemiyeti’nin aynı yıl yayımlamaya başladığı Türk Yurdu Dergisi (1911-1931, 233 sayı). Balkan Savaşının bunalımlı döneminde yetişen genç kuşak arasında büyük bir ilgi uyandırmıştır. Devrin tanınmış edebiyatçı. ilim ve fikir adamları ile gazetecilerin yazdıklarını okuyan genç kuşak “Osmanlı görüşünü” terk etmeye, “Türklerin başlı başına bir dünya oluşturduğunu görmeye başladılar.(1)
O sırada Askeri Tıbbiye öğrencisi olan Reşit Galip, dergiyi pencereden sarkıtılan iple çekerek okula gizlice soktuklarını anlatmıştır.(2)
Amacı “köylülere sıhhat, maarif konularında yardım etmek’ olan Köy Teşkilatı genç R. Galip’i çok heyecanlandırmıştı. 1923’te Altın Yurd (Adana Türk Ocağı dergisi)’da yayınlanan anketin ‘Niçin köyü olmak istiyorsunuz?” sorusuna şu cevabı vermiştir: “Sekiz sene evvel Tolstoy’da okuduğum <saadet, sükun ve refah köylerdedir, yere batsın saraylar> cümlesinin köylüye olan muhabbetime büyük tesiri olmuştur.(3)
1919’da köylerde hekimlik yapmak üzere Anadolu’ya geçti. Milli Mücadelede Kütahya çevresinde Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluşunda görev yaptı. Adana’nın kurtuluşundan sonra Mersin’de Hükümet tabibi olarak çalıştı.
Dr. Reşit Galip Bey, Mersin’de mesleğiyle ilgili çeşitli hizmetleri sürdürürken bir yandan da müsamereler düzenleme, Kızılay Yönetim Kurulu çalışmaları, kurduğu Mersin Gençler Birliği başkanlığını yürütmüş, Yeni Adana gazetesine haftada bir sağlık veya ilmi konularda yazılar göndermiştir.(4)
Mustafa Kemal Paşa, İstiklal Savaşından sonra çıktığı yurt gezilerinde gençlik kuruluşlarını ziyaret etmeye ayrı bir önem vermiş, birçok önemli konuşmayı buralarda yapmış, para yardımında bulunmuştur. Gittigi her şehirde, ayrı adlar altında çalışan derneklerin Türk Ocağına dönüşmesi için tavsiyede bulunmuştur. Mart 1923’teki ziyaretinde Adana’da “Türk Gücü”, Mersin’de “Gençler Birliği” yerine Türk Ocağı kurulmuştur.(5)
İzmir İktisat Kongresinden (17 Şubat-4 Mart 1923) sonra 15 Mart 1923’de Adana’ya gelen Mustafa Kemal’in 17 Mart 1923 Cumartesi günü Mersin’i ziyaretiyle ilgili önemli bilgileri (sonraları iki dönem İçel Milletvekili olan) Süleyman Fikri (Mutlu)’nun hatıralarında buluyoruz. (6) Mutasarrıflığı, Belediyeyi ziyaret eden Mustafa Kemal Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti binasına gelir. Alt kattaki Gençler Birliği’nde toplanan gençler sabırsızlık ve heyecanla beklemektedirler.
Cemiyetten ayrılırken Gazi Paşa’nın heyetinde bulunan İsmail Habip (Sevük) Beyin ikazıyla ilk kata inerler. Aynı heyetle bulunan şair Mehmet Emin (Yurdakul) Bey’e iltifat ederek yanına alırlar. Gençler Birgi Başkanı gazeteci Aşki Naili, İstasyon caddesindeki “münasebetsizliğinden dolay binaya sokulmamıştır. Gençlerle samimi bir sohbete başlayan Mustafa Kemal, Birliğin bağlı bulunduğu bir merkezin olmadığın öğrenince onlara “Umumi merkezi olan bir cemiyete, mesela Türk Ocağı’na bağlanamaz misiniz?” diye sorar. Toplu olarak “Çok iyi olur, derhal bağlanacağız” diye cevap veren gençlerin bu davranışından memnun olan Gazi Paşa, “İyi, çok iyi çalışmalarını tavsiye eder, yanındaki bir yetkiliye, bin lira teberru edilmesini bildirir. (Bu para ile vilayet kütüphanesi kurulmuştur.)
“Derhal toplanan” gençler, Birliğinin feshini kararlaştırır ve Türk Ocağı’nın İdare heyetini seçerler. Hükümet hekimi Dr. Reşit Galip Bey başkan seçilir. Taha Toros’a göre Dr. Reşit Galip Bey, “o günlerde bir gençlik kulübünün başkanı idi ve yeni kurulan Türk Ocağının da başkanlığına seçilmişti.(7)
Bu konuda Ata Çelebi’nin Doğru Öz gazetesinin 27 Mart 1339 (1923) Çarşamba tarihli 77. sayısında yayınlanan ve aşağıya aldığımız haberde Birlik’ten “Gençler Yurdu” diye söz edilmektedir. Yine bu haberden Süleyman Fikri (Mutlu)’nun “Derhal yandaki odaya çekilerek” alındığı belirtilen Türk Ocağı geçici idare heyetinin birkaç gün sonra seçildiğini öğreniyoruz.
“Başkumandanın Mersin’i teşriflerinde Mersin Gençler Yurdu’nun Ocağa tahvilini arzu etmiş ve bu suretle Ocağa bin lira hediye-i nakdiyede bulunmuştu. Geçen Cuma günü vuku bulan içtimada Yurt, Ocağa kalbedilerek muvakkat idare heyeti intihap edilmiş, Muharrem, Dr. Reşit Galip, gazetemiz sahibi Ata, istihbarat müdürü Aşki Naili, muallim Hayri, tüccardan Süleyman Fikri, İdadi Müdürü Ali Rıza Bey ve efendiler kazanmıştır. 15 Nisanda umumi içtima akd edilerek daimi idare heyeti intihap edilecektir. Tanrıdan muvaffakiyet dileriz.”
Gençler Birliği’ni o yıl kapatmayı kafasına koyan Mustafa Kemal’in Mersin’de bu ziyareti uygulaması, ılımlı ve samimi yaklaşımı dikkati çekecek bir önem taşımaktadır. Mersin’de istasyondan beri karşılaştığı can sıkıcı olaylardan sonra burada İsmail Habip Bey’in hatırlatmasıyla (bu uygulamada onun da katkısı olduğu anlaşılıyor) -özellikle gittiği Gençler Birliği’ndeki gençlerle sohbeti, soruları, öğütleri ve teberrusu O’nun devlet adamlığının gereğidir.
Program gereğince Millet Bahçesi’nde çay içilecek, şehir adına Hükümet Tabibi ve Türkacağı Başkanı Dr. Reşit Galip Bey konuşacaktı.
Yaya olarak Millet Bahçesi’ne gidildi. Millet Bahçesi’nde duvarların ve ağaçların üstü, her yer insanla doluydu. Murt dalları, çiçeklerle süslenmiş ve bayraklar asılmış, birkaç basamakla çıkılan yüksekçe bir yer hazırlanmış; yaldızlı, büyük iki koltuk konulmuştu. Gazi, bahçeye girip manzarayı görünce “bu ne rezalet!” dedi; iki tahta sandalye çekti, eşiyle oturdular. Sinirlendiği belli oluyordu. İstasyonda karşılanışından beri canını sıkan olaylara bir de bu eklenmişti. Çaylar içildi. Nutkun okunması için müsaade istemeye kimse cesaret edemiyordu. İsmail Habib Bey’in ricasını eşi, Gazi’ye aktarınca Gazi “nutka filan ne lüzum var dedi. İsmail Habip Bey “Doktor, Türk Ocağı Reisidir, nutuk söylemesine müsaade buyurulursa buradaki Türk gençliği kuvvetlendirilmiş olur.” dedi.
Reşit Galip Bey’in “Muhterem Büyük Gazi” hitabıyla başlayan, heyecanlı bir ses tonuyla söylediği, anlamlı ve samimi konuşmasını dinlerken ve özellikle “Senin büyüklüğün, bu milletin bir ferdi olmakla iktifa ve iftihar etmendir” sözlerinden Gazi çok duygulandı. Sonra kürsü olarak hazırlanan masanın üzerine çıkarak “Aziz Arkadaşlar” diye başladığı ve “Bu memleketin hakiki sahibi olunuz” sözleriyle bitirdiği tarihi hitabesini söyledi.
Dr. Reşit Galip Bey resmi görevinden ayrılarak Mersin’de serbest hekimlik, Türk Ocağı Başkanlığı ve toplumsal etkinlikler yanında Mersin Ticari İdadisinde Hukuk, Türkçe öğretmenliği de yaptı. 1923 yılında yayımlanan bir yazısında “Türk Ocakları’nın doğrudan doğruya halk için çalıştığını, şehir ve kasabalar gibi köylere de yararlı olduğunu” anlatmıştır.
Köylülerin yaşantısıyla ilgili araştırma yapan Reşit Galip Bey çok ilginç projeler tasarlamıştır. “Mersin Silifke arasında sahilde devlet arazisi zeytinliklere üç-dört tane ev veya baraka kurulsa azami üç yıl sonra biraz içerdeki köyler hep sahile akarak bir kasaba meydana gelecektir. Mersin Silifke arasında böyle ara bir kasabaya ihtiyaç vardır.” “Bir badem ağacı üç senede yetişip meyve veriyor ve her ağaç asgari beş, azami yirmi lira getiriyor. Biz asgariyi alalım. Bin ağaç diktiğimize göre senede yalnız bir ay çalışmak suretiyle beş bin lira almak ve ondan sonra huzur içinde civar köylerin maarifi, sıhhati vesairesiyle uğraşmak işten bile değildir. Tabiatın orada sonsuz yetiştirdiği yabani zeytinleri aşılayıp beş sene sonra duasıyla yetinmek mümkün.” (9)
Cumhuriyetin ilanı üzerine Mersin Türk Ocağı Reisi Reşit Galip Bey, Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf çekmiştir. 3 Mart 1924’te Hilafetin kaldırılması üzerine Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya çektiği telgraf şöyledir:
“Ankara’da Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine, İnkilap altında atılan büyük ve müteyemmin adımları derin meserret ve heyecan hisleri içinde şükranla karşılıyoruz. Memlekette mütebaki irticai kale ve sedlerinin de tamamen yıkılması temenniyatını arz ile ellerinizden öperiz. Mersin Türk Ocağı Reisi Dr. Reşit Galip”
Mersin’de 200 cilt kitapla kurulan Kütüphanede kısa zamanda 1000 kitap toplanmıştır. Harf devriminde Mersin Türk Ocağı binasında, Ocak Sinemasında ve kenar semtlerde gece dersleri, hanımlar için kurslar düzenlenmiş, Tarsus’ta Ortaokul ve Mersin’de Akşam Tecim Okulu, Ocak girişimiyle açılmıştır.
1924 yılında canlandırılan Türk Ocakları birçok il ve ilçede bu arada Mersin, Tarsus ve Silifke’de Ocaklar açmıştır. Her hafta Cuma günleri yapılan konferanslara mahalli aydınlar yanında genel merkezden davet edilen kişiler katılmıştır. Mersin’de Dr. Reşit Galip Bey “Cumhuriyet ve İnkılaplar” konulu konferans vermiştir.
Mersin’de köycülük çalışmalarına bağlı olarak açılan dispanserde köylülere, fakir kişilere sağlık hizmetleri verilmiştir.
1925 yılında Aydın mebusu oldu. İstiklal Mahkemesi Üyeliği, Maarif Vekilliği yaptı (1932-1933). Üniversite reformu onun zamanında yapıldı, Tıp Fakültesi Haydarpaşa’dan şimdiki yerine taşındı. Türk Ocakları ve CHF (Cumhuriyet Halk Fırkası) Merkez İdare Heyetlerinde çalıştı. Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti Umumi Katipliği, Türk Dili Tetkik Cemiyeti Başkanlığı yaptı. Mart, 1931’de görevini tamamladığı gerekçesiyle kapatılan Türk Ocaklarının yerine 19 Şubat 1932’de kurulan Halkevleri’nin başkanlığına Dr. Reşit Galip’in getirilmesi de çok ilginçtir.
(1) Dr. Yusuf Sarinay: “Türk Milliyetçiliğinin Tarihi Gelişimi ve Türk Ocakları (1912-1931)” İstanbul 1994, Ötüken Yayınları (s.115)
(2) Reşit Galip “Türk Ocakları” Altın Yurd No:5, 9 Eylül 1339(1923) (Altın Yurd, Adana Türk Ocağı Dergisi)
(3) Uluğ iğdemir :”Kaybolan Bir İdealist-Dr. Reşit Galip Ankara 1955, (s.271)
(4) Inci Enginün Araştırma ve Belgeler. Dergah Yayını, İstanbul 2000, (s.542) Halide Edip’e (Adivar) Mersin’den yazdığı mektup.
(5) Dr. İbrahim Karaer: Türk Ocakları (1912-1931) Ankara 1992, Türk Yurdu Neşriyatı:7, s.19
(6) Fikri Mutlu: “Atatürk Mersin’de” Kuvayı Milliye Dergisi c. 11, sayı:127, Mart 1971-sayı:128, Nisan 1971
(7) Taha Toros: Atatürk’ün Adana Seyahatleri. Genişletilmiş 2.baskı, Adana 1981, Çukurova Gazeteciler Yayını, s.37
(8) Altın Yurd (Adana Türk Ocağı dergisi) No:5, 9 Eylül 1339 (1923)
(9) İnci Enginün: age.
İçel Sanat Kulübü Aylık Bülteni 2002/111. Sayısından Alınmıştır.
DR. REŞİT GALİP BEYİN MERSİN’DE ÇALIŞMALARI – Gündüz ARTAN






