KÜLTÜRÜMÜZDE BAĞ BOZUMU VE MAMURİYE KALESİNİN ALINIŞ ÖYKÜSÜ – M. Ali SULUTAŞ

Bag-bozumu.jpg

Gitsek de gitmesek de bizim olan o köylerden biri de, Gülnar’ın merkez köylerinden, Şeyhömer. Bu köye geçen yıl Ekim ayında düzenlediğimiz “foto-safari” ve kültür gezileri, beklediğimizden de kapsamlı gerçekleştirildi. Köylüler böyle bir etkinlik yaşamadı daha önce. Asıl bizi sevindiren de işte bu, daha önce bir deneyimi olmayan Şeyhömerliler’in, beklenenin üstünde bir çaba gösterip bizleri içtenlikle kucaklamalarıdır.
Köy girişi, sokakları, türbe çevresi bayraklarla donatılmış, coşkulu bir karşılamaydı o. Bir sevgi seli oluşturan kentli-köylü el ele, kol kola birlikteliğe, kardeşliğe, paylaşıma doğru yürüdü. Türbe ziyaretinden sonra, su kaynakları, bağ-bahçe gezildi, ağaçlardan meyveler toplanıp yenildi.
Cumhuriyet’in yetmiş beşinci yılında İçel Fotoğraf Amatörleri Derneği ve İçel Sanat Kulübü’nün düzenlediği bu geziler, olağanüstü bir ilgi gördü. Köylü-kentli sevgi yumağı, belleklerde hoş izler bıraktı.
Bu gezilerde, köy-yörük yaşamından kesitler, üzüm kesimi, “şırahaneler” de şıra çıkarılarak nasıl pekmez kaynatıldığı anlatıldı, gösterildi ve görüntülendi; Şeyh Ömer Dede’nin kişiliği, bilgeliği, mertliği, yiğitliği ve Anamur’u Türk topraklarına katışı söylenceleri üzerine pınar başında bir söyleşi-dinleti yer aldı.
Köylüler, “Şeyh Ömer Sofrası”nda, sevi ortamında, konuklara, köy ekmeği, keşkek, yahni, yüksük çorbası, helva, buz gibi pınar suyu, ayran, üzüm, elma, pekmez ikram ettiler. Geziye katılanlar, 7’den 77’ye, başkalarına aktaracakları hoş anılarla, mutlu bir yorgunluk içinde dönerken, Kayrak Köyü’ nde, gidişte olduğu gibi, taze ürünlerden de satın aldı…
Bayram şenliği havasında belleklerden silinmeyecek güzellikler yaşandı. Böyle bir etkinliği her yıl yineleyerek Gülnar’a bir “Hasat Sonu-Bağ Bozumu Şenliği” kazandırabiliriz. Unutulmuş olan bir toplumsal ve kültür etkinliği olan hasat sonu paylaşım ve mutluluk duygusunu yeniden canlandırabiliriz. Bilge Şeyh Ömer’in düşüncelerini de bilimsel yaklaşımla topluma..
Çok eski ve bakımsız mezarlık içinde, unutulmuş bir türbe var. Türbenin zamana ve doğaya yenik düşen kubbesi ve duvarları Kültür Bakanlığı’nca sağlanan bir ödenekle onarıldı. Anadolu’daki kültür varlıklarının değerlendirilmesi, yurt dışına kaçırılanların Anadolu’ya geri getirilmesi için üstün çaba gösteren ve de başarılı olan Bakanlığımıza teşekkürler… Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli görevler yüklenmiş olan bilge kişi Şeyh Ömer Dede’nin, “koruma” altındaki türbesinin çevre düzenlemesi de halkın katkılarıyla yapılacak.
Sütlüce (Zeyne) beldesinde türbesi bulunan Semerkantlı Zeynel Abidin’in kardeşlerinden Şeyh Ömer, Karamanoğlu Mehmet Bey zamanında 1300’lü yıllarda Anamur Kalesi’ni Venedikliler ‘den teslim alarak o yöreyi Karamanoğulları Beyliğine katmış. Destanımsı bir yaşam süren, bilgeliğiyle tanınan, vuruşkan Şeyh Ömer’in ölümünden sonra, Karamanoğlu Mehmet Bey de onun için, yaşadığı köyde, şimdiki yerinde, bir değer verme anısı olarak bir anıt mezar yaptırmış. Köye de onun adı verilmiş, Şeyhömer…

Antik Kelenderis (bugünkü Aydıncık) kıyı kentinden başlayıp İç Anadolu’ya ulaşan büyük ticaret yolu üzerinde bulunan bu yöreler sayısız işgaller yaşamış. Hellenistik dönemde “Larende” adıyla anılan Karaman ve çevresi Büyük İskender’in komutanlarından Perdikkas ve Philippos tarafından yağmalanmış. Hristiyanlık buralarda da hüküm sürmüş.

Karaman yöresinde, 1071 Malazgirt zaferinden sonra Danişmentliler yerleşmişler ve Moğol istilası sonucu Selçuklu Devleti’nin çöküşünden sonra da 1265’te Karamanoğulları Beyliği kurulmuş. Bu beylik döneminde bölgede parlak bir kültür ve sanat yoğunluğu yaşanmış.
İşte O yıllarda Buharalı Semerkantlı Şeyh Ömer, Konya’da eğitim gördükten sonra Gülnar’a gelip şimdi adını taşıyan köye yerleşmiş. Sadece bir din adamı olarak değil aynı zamanda insanları iyiliğe, güzelliğe, dostluğa, verimliliğe yönelten bir bilge kişi olmalı ki, ünü bölgeyi de aşmış.
Bir gün Karaman Bey’i, ordusu ile (Anamur) Mamuriye kalesini kuşatmaya giderken, akşam olması üzerine Gülnar’da konaklamış, Şeyh Ömer’in konuğu olmuşlar. Bey’in kendilerine yeterli yiyecek, hayvanlara yeterli saman ve arpayı nasıl bulacağını düşünüp kaygılandığını algılayan, Şeyh Ömer gülümseyerek Bey’i ve askerleri rahatlatmak istemiş: “İşte bir tencere aş, bir tas arpa, bir torba da saman!…” demiş. Karaman Bey’i bu söze kahkahalarla gülmüş.
Şeyh, tas ve torbayı orta yere koymuş. Askerler, sıra ile gelip torbalarını doldurmuşlar. Şeyh’in tasındaki arpa ve torbasındaki saman eksilmemiş.
Sonra da tenceresinden askerlere yemek dağıtmış. Hepsi karınlarını doyurup sofradan kalkmışlar. Bey, Şeyh’in bu kerametinden etkilenip mahcup olmuş ve kendilerine dua etmesi için onu sefere davet etmiş.
Şeyh, “Siz gidin, ben arkanızdan yetişirim!” demiş ve orduyu uğurlamış. Hemen kılıcını kuşanıp ordunun geçemediği bir yoldan giderek, Mamuriye Kalesi’ne yaklaşmış. Kale çevresindeki manda ve keçileri toplamış, boynuzlarına mum yerleştirmiş. Mumları yakarak keçileri karadan, mandaları denizden kaleye doğru salmış.
Kaledeki Venedikliler, deniz ve karadan kuşatıldıkları düşüncesine kapılınca, elinde kılıcı ile kaleye gelen Şeyh Ömer’e teslim olup, kalenin anahtarlarını ona vermişler.
Şeyh, geri dönüp Aksaz/Yarengediği diye anılan yerde Karaman Bey’ini karşılamış ve; “Sizi zahmete sokmamak için, kaleyi teslim aldım ve işte anahtarlarını getirdim!” demiş. İki gün uzaklıkta bıraktığı Şeyh’in bu kerametini duyan Bey çok şaşırmış. Kale içine bir cami yaptırarak duvarına “Bu kale Şeyh Ömer tarafından alınmıştır” cümlesi bulunan bir yazıt yerleştirtmiş. Bey, sefer dönüşü tekrar Gülnar’a uğrayıp, Şeyh’in konuğu olmuş. Gösterdiği kerametlerin, ettiği iyiliklerin küçük bir karşılığı olarak da, Şeyh Ömer’in şimdi yattığı türbeyi yaptırmış.
O günden bu güne bu bilge, eren, vuruşkan, yardımsever, sevgi dolu mert kişinin türbesini ziyaret ederek dua eden, adaklarını yerine getiren ve bir bakıma Şeyh Ömer Dede’ye teşekkür eden insanlar, elde ettikleri ve edebilecekleri varlıklar için bir bilinçlenme düzeyine ulaşıyorlar. İçel Sanat Kulübü Bülteni 1999/84. sayısından alınmıştır.

Share this post

Biyografik Bilgi

scroll to top