HİKMET HAZAR – MERSİN’DE MÜZİĞE KANAT GERENLER
(1930-1960 yılları arasında Mersinde müzik eğitimi, Nevit Kodallı ve Hikmet Hazar)
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluÅŸunun 89. yılına doÄŸru adım adım ilerliyoruz. Biraz geriye doÄŸru gidelim isterseniz!
1930’lu yıllarda resmi Mersin Ortaokulu açılır. Mersin’de ayrıca 7 ilkokul vardır. Kurs mahiyetinde, iÅŸ adamı kökenli fahri öğretmenlerin görev yaptığı AkÅŸam Tecim (Ticaret) Okulu da hizmet vermektedir.
Ticaret önemlidir Mersin’de, çünkü Çukurova’nın bereketli topraklarında yetiÅŸen tonlarca pamuk ve hububat ve bakliyat Çukurova’nın denize açılan tek kapısı olan Mersin’in 4 iskelesinden dünyaya ihraç edilmekte ve Türkiye’ye çeÅŸitli malların ithalatı yapılmaktadır.
1930’lu yıllarda limandan yapılan ihracat 2.900.000 TL ve ithalat 1.600.000 TL’dir (1). Ticaret ve Sanayi Odası 1886 yılından itibaren aktiftir. Dış ticaretin iÅŸleyiÅŸine yabancı dilleri çok iyi bilen yabancılar hâkimdir. 1927 yılından itibaren Tüccar Kulübü faaliyettedir. “Tek” olsa bile sineması, ayrıca
Millet Bahçesi ve barları, yaylaları ve tertemiz denizi, plajları vardır Mersin’in…
Mersin’de yaÅŸayan maddi imkânları yeterli, yerli-yabancı Müslüman-Hıristiyan aileler, yurtdışından gelen, çoÄŸu İtalyan öğretmenler desteÄŸi ile piyano, keman ve hatta Viyolonsel öğrenmektedirler. (Bu öğrencilerden birisi Nevit Kodallı’ya konservatuvar yolunu açan aÄŸabeyi Nihat Kodallı’dır.)
Paris Konservatuvarı mezunu Madam Tahinci’nin (2) evinde piyano vardır, öğrencilere batı müziÄŸini öğretmektedir. Barlarda piyano çalan Çek kökenli ve Klasik Batı MüziÄŸi eÄŸitimli bir müzisyen de Mersin Müzik Dünyası’nın renkleridir (3). O öğretmenlerin yurtdışından birlikte getirdikleri klasik müzik taÅŸ plakları gramofonlarda dinlenmektedir. Kiliselerde org eÅŸliÄŸinde kilise koroları yer almaktadır.
“1930’lu yıllarda Mersin’de Batı tarzı sosyal ve kültürel yaÅŸam geliÅŸmektedir. Ancak maalesef Mersin’de “lise” yoktur.
O yıllarda, her Allah’ın günü 05:20 de Mersin Adana (buharlı) trenine binen, (maddi olanakları yeterli, ortaokul mezunu) genç Mersinliler; aynı gün 16:40 Adana-Mersin (buharlı) treni ile geri dönmekte ve saat 20:00’ye doÄŸru Mersin garından evlerine ulaÅŸmaktadırlar (4).
1938 yılında Mersin Ortaokulu’nu bitiren Nevit Kodallı, Adana’ya Lise’ye deÄŸil; aÄŸabeyi Nihat Kodallı tarafından Ankara’da yeni açılan Konservatuvar’a “yatılı” olarak yazdırılır. Nevit Kodallı’nın bildiÄŸi tek enstrüman, Müzik Öğretmeni İrfan Sarmer’den öğrendiÄŸi mandolinden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir.
Nevit Kodallı ile beraber Ankara Konservatuvarı’na … yazılan bir diÄŸer öğrenci de Åžan bölümüne kayıt olan Nevin Örge’dir.
Nihayet Cumhuriyet’in kuruluÅŸundan 21 yıl sonra, 1945 yılında halkın bağış ve yardımları ile ve bağış yapanların adlarını sınıf kapılarına yazılması ÅŸartıyla Mersin Lisesi binası yapılır ve açılır (Åžimdiki Tevfik Sırrı Gür Anadolu Lisesi).
Aynı yıllarda ise Nevit Kodallı Mersin’de yaz sıcağında, Latin Katolik Kilisesi’ndeki tek saÄŸlam armonyum org sayesinde Konservatuvar sınıf atlama ödevi “Sextet”i bestelemektedir.
Mersin Ortaokulu’nda da Ankara Musiki Muallim Mektebi mezunu 30’lu yaÅŸlarında genç bir müzik öğretmeni görev yapmaktadır. Bu öğretmen Mersinlilere Klasik Batı MüziÄŸini öğreten ve sevdiren ilk idealisttir. Vizyon sahibidir. Bu öğretmen Hikmet Hazar’dir.
Askerlik görevini tamamladıktan sonra, 1940 yılında Mersin Ortaokulu’na stajyer öğretmen olarak atanmıştır. 1945 yılına kadar ortaokulda, daha sonra da Lisede müzik öğretmeni olarak görev yapar. O yıllarda Mersin’de müzik adına maddi olanakları müsait ailelerde birkaç piyano, gramofon ve de Tüccar Kulübü’nün “Halit Oktar Caz Orkestrası” vardır (5). Radyodan ise sadece Arap ülkeleri yayınları dinlenebilmektedir.
Mersin’in müzik yaÅŸamı, Musiki Muallim Mektebi mezunu öğretmenlerin duyarlılığına ve Halkevi’ne emanet edilmiÅŸtir. Mersin halkı, Halkevi’nin mütevazı binasında güzel sanatlarla tanıştırılmakta ve genç hocalar ilk sanat derslerini vermektedirler. Hikmet Hazar, Mersinli ortaokul öğrencilerine “flütle” ve “kavalla “müziÄŸi sevdirmeÄŸe çalışmakta, kurslar ve çalışma grupları oluÅŸturmaktadır.
Mersin ilkokullarında, Köy Enstitüsü mezunu veya Muallim Mektebi mezunu öğretmenler mandolin ve flütleri ile çocuklarına müzik sevgisini aşılamaya başlamışlardır.
Hikmet Hazar, o yılların tek Ana Okulu “Isı Yuva” da müzik derslerine de girmekte, bu okulda çoksesli korolar kurmaktadır (6). Mersin’de Klasik Batı MüziÄŸi sevgisinin mimarı artık o müzik öğretmenidir.
1954 yılında Yozgat Lisesi’ne tayini çıkıncaya dek, 14 yıl Mersin’in sosyal, kültürel ve sanat çalışmalarına öğrencileri ile birlikte tanık olur. Mersin Lisesi’nin müzik öğretmeni olarak müthiÅŸ bir disiplin ve azimle öğrencilerine klasik müzik ağırlıklı dersler vermektedir. Kimi zaman piyanosu ile, kimi zaman öğrencilerinin arasında kemanını çalarak. İcra ettiÄŸi her parçanın bestecisi, dönemi ve özelliÄŸi hakkında bilgiler vererek doyumsuz dersler vermekte, çoksesli müziÄŸin evrensel niteliklerini Mersinli gençlerin yüreÄŸine, beynine iÅŸlemektedir.
Hikmet Hazar, Mersin’de yaÅŸayan müzikseverlerden temin ettiÄŸi taÅŸ plaklarla geniÅŸ bir Klasik Batı MüziÄŸi koleksiyonu oluÅŸturmuÅŸtur. Ders aralarında, koridorlarda ve bahçeye yapılan müzik yayınlarında öğrencilere Klasik Batı MüziÄŸi’nin seçkin eserlerini dinlemektedir.
Pazartesi ve cumartesi günleri, okulun açılış ve kapanış saatlerinde, İstiklal Marşı’nı öğrenci ve öğretmenlerin kusursuz söylemesine çok önem verir. Mersin Lisesi’nde ilk çoksesli koroyu da o kurmuÅŸtur.
Hazar 1955 yılında tekrar Mersin’e atanır ve bir yıl daha Mersin Lisesi’nde öğretmenlik yapar. Onun Mersin Lisesi’nde çalıştığı dönem, lise öğrencilerinin Klasik Batı MüziÄŸi sevgisi ile yoÄŸrulduÄŸu eÅŸsiz bir dönem olarak Mersin eÄŸitim tarihinde yer alacaktır.
Hikmet Hazar’ın öğrencilerinden Özgül Adsal, Mersin Lisesi Tabiat Bilgisi Öğretmeni Sait Adsal’in kızıdır ve müziÄŸe yetenekli bir öğrencidir. Ankara Devlet Konservatuarı Åžan Bölümü’nde okur. Özgül (Adsal) Tanyeri, Ankara ve İstanbul operalarında, birçok eserde soprano olarak yer aldıktan sonra emekli olur. Halen İstanbul’da yaÅŸamaktadır.
Zafer Sümen, Mersin Kiremithane mahallesi 160. sokağında yaÅŸayan mütevazı bir ailenin kızıdır. Mersin Lisesi Ortaokulu’na devam etmektedir. Bir sabah mahalle sakinleri Zafer Sümen’i, saÄŸ elinde okul çantası, sol elinde kemanı ile ÅŸaÅŸkın ama takdir dolu bakışlarla izlemektedirler. Zira, o mahallede bir kadının keman öğrenmesi veya çalması olacak ÅŸey deÄŸildir.
Zafer Sümen, Hikmet Hazar’in yönlendirmesi ile çok iyi keman çalmayı öğrenir ve müzik kültürünü geliÅŸtirir. Hocasının yüreklendirmesi ailesinin desteÄŸi ile Ankara Devlet Konservatuvarı Keman Bölümü’nü büyük bir baÅŸarı ile kazanır. Zamanın deÄŸerli hocalarından, Türk virtüözlerinden feyz alır, ilham alır. Mezuniyetini müteakip çeÅŸitli orkestra ve ÅŸeflerle ülkemizde ve yurtdışında çeÅŸitli konserlerde yer alır.
Geçen senelerde ise CumhurbaÅŸkanlığı Senfoni Orkestrası baÅŸ kemancısı olarak emekli olur Zafer (Sümen) TimurtaÅŸ halen Ankara’da yaÅŸamaktadır.
Hikmet Hazar’ın öğrencisi Nuran (Dölek) SapanoÄŸlu da, lise yıllarında Ankara Devlet Konservatuarı Åžan Bölümü’ne girer ve sonra yaÅŸamını opera sanatçısı olarak sürdürür. Mersin Devlet Opera ve Balesi’nin kuruluÅŸ aÅŸamasında da müdür olarak görev alır. Halen İstanbul’da yaÅŸamaktadır.
Hazar’in öğrencilerinden Metin Ertem (7) ise liseden sonra İstanbul Hukuk Fakültesi’nde öğrenime baÅŸlar, ama bir yandan da Belediye Konservatuarı Åžan Bölümü’ne devam eder. Sonra da hem avukat hem de İstanbul Opera ve Balesi sanatçısı olarak her iki mesleÄŸi birden baÅŸarıyla sürdürür.
Hikmet Hazar, 1956 yılında ikinci kez Mersin’den tayinle ayrılır ve ülkemizin çeÅŸitli okullarında, tıpkı Mersin Lisesi’nde olduÄŸu gibi müzik dersleri vermeÄŸe devam eder. 1973 yılında, Ankara Cumhuriyet Lisesi’nde müzik öğretmeniyken emekli olur.
Mersin Ortaokulu ve Mersin Lisesi’nde yıllarca tek müzik öğretmeni olarak öğrencilerine ışık saçan Hikmet Hazar, 1988 yılında İzmir’de hayata veda etmiÅŸtir. Nur içinde yatsın.
Hikmet Hazar’in öğrencileri arasında bizim tanıdık dostlarımızın isimlerini, burada hatırlayabildiÄŸim kadarıyla sizlere aktarmak istiyorum:
dostlarımızın isimlerini, burada hatırlayabildiÄŸim kadarıyla DoÄŸan Akça, Ayfer Akça, Gazanfer UÄŸural, Ergun Evren, Olcay Kodallı, Selma YaÄŸcı, Tuncay Özgenel, Dr. AyÅŸe Vural, Güngör Aribal, Meriç Alkan, Suna Tanaltay…
Hikmet Hazar’in ÅŸu anda artık emeklilik yaÅŸamını sürdüren öğrencileri, ülkemizin dört bir yanına dağılmışlardır. Bulundukları kentlerde Klasik Batı MüziÄŸi çalışmalarının destekleyici olarak Hikmet Hazar’ın öğrencisi olmayı sürdürmektedirler.
Mersin Polifonik Korolar DerneÄŸi, yaptığı bağışla Ankara Milli EÄŸitim Åžur’a Konser Salonu’nda onun adına bir koltuk satın alarak adını yazdırmıştır.
Hikmet Hazar’in hatırası ÅŸimdi Mersin Tevfik Sırrı Gür Lisesi’nin merdivenlerine, öğretmen arkadaşı HaÅŸmet Akal’ın yaptığı duvar tablosunda geleceÄŸe taşınmaktadır.
Aziz hatırası önünde sevgi ile, saygı ile eğilerek yad ediyoruz onu.
(1) Yeni Mersin Gazetesi, 3 TeÅŸrini-evvel 1932
(2) Mersin’de Piyano öğretmenleri için bakınız: Suna Tanaltay – Müzik Eksik Olmasın YüreÄŸimizden. AKOB Dergi, Sayı 7 (Nisan 2011) 8.40-41
(3) Av. Åžinasi Develi – Dünden Bugüne Mersin
(4) Evin İlyasoÄŸlu – Mersin’den Yükselen ÇaÄŸdaÅŸ Bir Ses-Nevit Kodallı. 2009,
(5) A. Vahap Kokulu – Halit Oktar Caz Orkestrası. AKOB Dergi, Sayı 10 (Ekim 2011) s. 38-39.
(6) Ayfer Akça-Hikmet Hazar Hoca ve Çokseslilik. (Polifonik Sanat Dergisi, Yıl:2000) MERSİN
(7)- Meriç Alkan/Ülker Arıkan – Metin Ertem. AKOB Dergi, Say 7 (Nisan 2011) s. 30-33.
AKOB (Akdeniz Opera Bale Kulübü Derneği- Aylık Sanat Dergisi Eylül 2012- 14. Sayısından alınmıştır.)
HİKMET HAZAR






