BİR EŞİK MEKAN OLARAK KÜLTÜRHANE – UlaÅŸ BAYRAKTAR

Kulturhane-menu.jpg

29 Nisan 2017 tarihinde üniversiteden ihraç edilen üç akademisyen ve bir feminist aktivistin kurduğu Kültürhane medeni ölüme mahkûmiyete direnmenin ve hatta bunu tersine çevirmenin bir mecrası olma amacıyla yola çıktı. Toplumsal gerilimlerle harmanlanan bir siyasi konjonktür içinde hala paylaşacak deneyimlerimiz,
temas kurabileceÄŸimiz vesilelerimiz, ortak ilgi, deÄŸer ve duygularımız olduÄŸunu göstermeye çalıştı. Yunan ÅŸehir plancı Stavrides’in ifadesiyle bir eÅŸik mekan yaratma azmindeydi: “Ayrııştırırken baÄŸlantıran, baÄŸlantınırken ayrıştıran” içerisinin ve dışarısının birbirleriyle iletiÅŸim kurduÄŸu, karşılıklı olarak birbirini tanımladığı, arada var olan, deÄŸiÅŸen büyüklüklerde bir arabulucu bölgesi olarak eÅŸik.

Kültürhane’de iki buçuk yıldır deneyimlediÄŸimiz müşterek pratikleri tarif etmek için eÅŸik kıymetli bir metafor. Barış isteyen bir bildiriye imza attıkları için iÅŸlerinden edilen, toplumsal bir damgalamaya tabi tutulan bir grup akademisyenin hem kendi aralarındaki birlikteliklerine, hem de onlardan uzaklaÅŸtırılmaya çalışılan öğrencileri, arkadaÅŸları ve hemÅŸehrileri ile iliÅŸkilerine ve bir kentin birbirlerine mesafeli kesimlerinin buluÅŸmasına açılan bir geçiÅŸe açılan bir eÅŸik. Ne bu cezaya imza atanlara açılan bir mücadele cephesi, ne de benzer düşünenlerin oluÅŸturduÄŸu bir kabile çünkü Kültürhane. Evet bir direniÅŸ mekanı ama belli bir odaÄŸa, politikaya karşı doÄŸrudan bir karşı koyuÅŸ deÄŸil, bir arada olmaya yönelik bir davet, bir ısrar; bunun vesilelerini yaratmaya çalışma konusunda bir inat…

Bu direniÅŸ açılıştan beri düzenlenen yüzlerce etkinlikle somutlaÅŸtı. Kültürhane’de, kariyerlerini bilgi üretme ve bunu aktarma üzerine kurmuÅŸ bilim emekçilerinin bir giriÅŸimiyle ortaya çıkmış olsa da bilimsel uzmanlığın aktarımından ziyade gündelik hayatın bilgi ve deneyimine bir deÄŸiÅŸim mecrası olmaya öncelik verdi. Bisiklet, ekoloji, edebiyat, sinema, fotoÄŸrafçılık, daÄŸcılık temalarında onlarca sohbete evsahipliÄŸi yaptık. Güvenli motorsiklet kullanım
eÄŸitimi de düzenlendi, dalgıçlığın tarihi de konuÅŸuldu. Dinletiler düzenledik gitarlı, sazlı, sözlü. Korolar ağırladık, bir tane de rock grubu hatta. Masal dinledik muhtelif defalar, masalın ardından horon ettik hatta bir keresinde. Bir sürü gezgini ağırladık yolu Mersin’den geçen. EÄŸitimler düzenlendi toplumsal cinsiyet konusunda, göç ve göçmenler üzerine. Bir çocuk tiyatrosuna bile ev sahipliÄŸi yaptık. Maksadımız farklı kesimlerin bir araya gelmesine önayak olmak, onların belki de tanımadıkları ama ortak ilgi alanlarına sahip oldukları hemÅŸehrileri ile tanıştırmaktı.

Onlarca akademisyeni de ağırladık bu süre zarfında ama onlardan uzmanlık sunuÅŸları istemedik. Bu uzmanlıkları perspektifinden gündelik hayatın hasbihalini ettik. ‘Umut Sohbetleri’ dedik bu buluÅŸmalara çünkü yaÅŸanan tüm olumsuzluklara raÄŸmen ve iÅŸlerin iyiye gideceÄŸine dair rasyonel ipuçları olmasa da hala birbirimizi dinleyebilip, anlamakta inat etmenin bizatihi bir umut kaynağı olduÄŸunu düşündük.

Bu ısrarda da yalnız kalmadık. Tüm bu etkinlikler sayesinde o kadar farklı hemÅŸehrimizle tanıştık, onların tanışmasına vesile olduk ki çabalarımız karşılıksız kaldı denemez. Bir bostan olarak tahayyül ettiÄŸimiz Kültürhane’de umut yetiÅŸtirmek için bir imeceye giriÅŸtik. Ve bunu yaÅŸadığımız günlerin sorumlularını muhatap alarak yapmadık. Ne nefret besledik, ne öfke devÅŸirdik. Bir arada olmanın keyfi ve huzurunda umut bulduk, ümitvar olabilmenin yolunu keÅŸfettik.

MüşterekliÄŸimizin yapı taşı oldu bu umuda ortaklık. Keyifle, tebessümümüze inadına sahip çıkarak, tanımadığımız insanlarla bir araya gelmenin ihtimalini ve onlarla yapabildiklerimizin görgüsü ile gelecekten umut kesmemeyi becerdik. (İçerik ve resim Kültürhane “Menü” Mart 2020 Sayısından Alınmıştır.)

Share this post

Biyografik Bilgi

scroll to top