ZEPHYRİUM – Mithat Fabian Sözmen

2000-yillik-bir-a.jpg

BEREKETLI MELTEMLERİN LİMANI – ZEPHYRİUM – Mithat Fabian Sözmen
Evvel Zaman’da Mersin’i hep kentin Tanziminat Fermanı sonrasına denk gelen “yeniden kuruluş” sonrası tarihiyle ele aldık. Oysa o kent de Zephyrium’un kalıntıları üzerine inşa edilmişti.
“Önce Yumuktepe vardı” sonra Zephyrium. Milattan önce binlerce yıl boyunca Yumuktepe etrafında gelişen uygarlığın merkezi Roma İmparatorluğu’nun kuruluşuna denk gelen yıllarda Zephyrium adlı liman yerleşiminde toplanmıştı. Bugünkü Mersin kent merkezi ya da Çamlıbel’di Zephyrium.
Adını antik Yunan mitolojisinde rüzgarları (Anemoi) yaratan şafak tanrıçası Eos’un evlatlarından, batı rüzgarı Zephyrus’tan alıyordu. Mersinlilerin özellikle bahar ve yaz aylarıında hissettiği meltemlerin uğrak yeriydi.
Trakya’daki bir mağarada yaşadığı düşünülen, rüzgarlarıın en naziği ve çapkını Zephyrus un baharın habercisi olarak görülen bereketli esintileri, Zephyrium’u Doğu Akdeniz’in önemli limanlarından biri yapıyordu.
İsa’dan sonra buralar, Roma’nın hüküm sürdüğü ve Hristiyanlığın hayat bulmaya çalıştığı yerlerdi. 117-138 yıllarıı arasında hüküm süren Roma İmparatoru Hadrianus’un ziyareti sonrası Hadrianopolis (Hadrian’in kenti) adını aldı. Ancak Zephyrium adı ortadan kalkmadı özellikle erken Hristiyanlık döneminin kayıtları ismin kullanıldığımı gösteriyor.
Büyük Takibat (303-313 yılları arası) şehitlerinden Tatian (Aziz Dulas) Zephyriumluydu ve dini için Vali Maximus’a karşı gelmiş, işkencede öldürülmüştü. Hristiyanlığın hoşgörüyle karşılanmaya başladığı 313 Milano Fermanı ile Roma’nın Hristiyanlığı resmen benimsediği 379 yılına kadar Zephyrium, Tarsus Başpiskoposluğuna bağlı bir piskoposluk olarak hareketin Kilikya’daki sembolik merkezlerinden biri olarak anılıyordu.
Din eksenli çatışmaların Zephyrium’a etkisi 5. yüzyılda da devam etti. Zephyrium Piskoposu Zenobius, aforoz edilen Konstantinopol Patriği Nestorius’u desteklediği için sürgüne gönderildi.
6. yüzyıl önce Pompeiopolis’e büyük zarar veren deprem ardından veba salgınıyla Zephyrium’u güçten düşürdü. Hemen ardından Sasanilerin ve Arap Müslümanların akınları başladı. Ebu Ubeyd komutasındaki Araplar 639’da Tarsus ve Pompeiopolis’e kadar geldi. Ancak bölge artık eski öneminden uzaktı ve bu hal, yüzyıllar boyunca devam etti. Ta ki 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar…
Evvel Zaman köşemizde Mersin’i hep kentin Tanzimat Fermanı sonrasına denk gelen “yeniden kuruluş” sonrası tarihiyle ele aldık. Oysa o kent de Zephyrium’un kalıntıları üzerine kurulmuştu. Büyük bir zenginliğin mirasçıları olduğumuzu unutmamamız dileğiyle…“BEREKETLI MELTEMLERİN LİMANI – ZEPHYRİUM” Başlığıyla yayınlandığı “Kültürhane – Menü – Mart 2021 Sayısından alınmıştır”

Share this post

Biyografik Bilgi

scroll to top