,

ÇUKUROVA’NIN AĞALARI VE ÇİFTLİKLERİ – Aydın SEVİM

Agalar-1.jpg

“Celali isyanları, Anadolu’nun her yerinde olduğu gibi Çukurova’da da sosyal ve ekonomik düzeni alt üst etmişti. II. Mahmud zamanında Çukurova’da devlet otoritesinin tesis edilememesinin kendisine has birtakım sebepleri bulunuyordu. Birinci olarak Çukurova ve çevresi Mehmet Ali Paşa isyanı sırasında sekiz yıl kadar Mısır idaresinde kalmıştı. Çukurova ve çevresinde hakimiyet kurmuş olan hanedan aileler XVII. yüzyılın ekonomik şartlarında ortaya çıkan mültezim, mütesellim, muhassıl, voyvoda, âyan türünden aileler değildi. Çukurova hanedanları, yüzyıllardır bölgede varlığını devam ettiren, köklü ve nüfuzlu Türkmen beyleriydiler.”

Osmanlı Devleti 1865 yılında Çukurova Türkmen Aşiretlerini yerleşik hayata geçirmek, bölgeyi tekrar devlet idaresine katmak, vergi ve asker almak, bölgeyi tarım yapılabilir bir hale getirmek için Fırka-i Islâhiye adı verilen bir çalışma yaptı. Fırka-i Islâhiye ordusu, yalnızca devlet otoritesini sağlamak amacıyla tertip edilen bir ordu olmaktan ziyade Çukurova’nın sosyoekonomik tarihinde önemli yere sahip olan bir reform ordusudur.

Fırka-i Islâhiye’nin görev ve yetkilerini belirleyen talimatnamede üçüncü, dördüncü ve beşinci maddeler, bölgede hakimiyet kurmuş olan ve Hanedan, Ağa, Bey, Kâhya, Kethüda, Aşiret Beyi gibi isimlerle adlandırılan kişilerin ele geçirilerek harice çıkarılmaları ile ilgiydi.

Ahmet Cevdet Paşa’nın teklifi üzerine bölgeye çekidüzen vermek için bir ıslahat ordusunun kurulmasına karar verildi. Ordunun askeri sorumluluğuna Derviş Paşa, sivil komiserliğine ise ünlü devlet adamı, hukukçu ve tarihçi Ahmet Cevdet Efendi (Paşa) getirildi.
Çukurova’nın önemli derebeyi ve ayanları yapılan ıslahata direnemeyerek devlete teslim olmak zorunda kaldılar. Herhangi bir çatışma olmadan bütün derebeyleri devlet hakimiyetini kabul ettiler.
Bölgenin arazileri tarım alanlarına açıldı. Göçebe Türkmen aşiretleri yerleşik hayata geçirilmeye zorlandı.

“Çadırlardan çıkınız, kasabalar, köyler yapınız” diye devletçe emirler verildi. Hatta aşiret çadırları yakıldı. Ünlü halk ozanı Dadaloğlu’nun Afşar Elleri adlı şiiri, Fırka-i İslahiye’nin bu mecburi iskanına bir isyan olarak dilden dile dolaştı:
“Kalktı göç eyledi Avşar elleri”
“Ağır ağır giden eller bizimdir.”

Yapılan ıslahatlar bölgenin gelişmesinde çok büyük katkılar sağlamıştır. Fakat Çukurova’daki Türkmen Aşiretlerinin eski hayat tarzlarına olan özlemi hiç bitmemiş, halk ozanları tarafından hep dile getirilmiştir. Özellikle Dadaloğlu’nun, yerleşik hayata karşı isyan şiirleri, dilden dile aktarılarak günümüze kadar gelmiştir.
“Ovalar ovalar Çukurovalar”
“Uçtu şahin ıssız kaldı yuvalar”

Dadaloğlu, Kozanoğulları’nın beyliğine son verilmesinden sonra hep o günlerin hasretiyle dolmuş, göçebe kültürünü savunmuş, yerleşik düzene ve devlete baş kaldırmıştır. Şiirlerinin birçoğu göçebe aşiretlerinin eski yaşam tarzlarına duyulan özlemi konu alır.
“Derviş Paşa yıktı illeri”
“Soldu bütün yurdumuzun gülleri”

Çukurova’nın köklü Türkmen ağalarının bölgedeki gücü zayıflamıştı. Her ne kadar buralarda devlet otoritesi sağlanmışsa da Çukurova’nın tarıma açılması ile yeni toprak ağaları ortaya çıkmaya başladı.

Bu toprak ağalarına ait bazı çiftlikler Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar varlıklarını sürdürseler de giderek azaldılar ve zamanla yok oldular.

Mersin ilinde bulunan Çiftlikler:
“Abdullah çiftliği (Çamalan/Gülek), Adanalı Oğlu çiftliği, Adil Bey çiftliği (Tarsus), Ağaoğlı Çiftliği, Ali Sabah çiftliği, Alibey çiftliği (Kefeli), Arapoğlu çiftliği, Arnavut çiftliği, Atatürk Çiftliği (Arkarası maa Koyuncu), Ayalanı çiftliği (Halifeler/Gilindire), Aydos çiftliği (Alaçam). Babuşlar çiftliği (Cırbıklar/Yenice), Bağlıbük çiftliği (Bozdoğan), Bahattin çiftliği (Çatalkili), Bobuş Ağa çiftliği, Büyük Kara Çerçili çiftliği. Cankabak çiftliği (Dorla), Cevizalanı çiftliği (Dorla), Cibi çiftliği (Dağpazarı), Çatalca çiftliği, Çataltepe çiftliği (Karaduvar), Çelebi çiftliği (Kanberhöyüğü/Yenice), D. Z. Kurumu çiftliği (Yaramış), Dedekavak çiftliği (Dorla), Eliyeşil çiftliği (Cırbıklar/Yenice), Evkafçiftliği çiftliği, Göçükçiftliği çiftliği (Çamalan/Gülek). Hacı Ferah çiftliği, Hacı Hatip çiftliği, Hacı Kadir çiftliği, Hacılarçiftliği çiftliği (Zübeyir), Hacıosman çiftliği (Dorla), Hacıtalip çiftliği (Hacı Talip Zade Hacı Ömer), Hakkı Bey çiftliği (Tarsus), Halıdağı çiftliği (Kargılı), Halit Ağa çiftliği, Havuzlupınar çiftliği (Dorla). Kara Feysel çiftliği, Kızılyar çiftliği, Kocabük çiftliği (Kırkyalan), Körpınar çiftliği (Dorla), Mahmut Ağa çiftliği, Mahmut Burhan çiftliği (Yunusoğlu), Mamraş çiftliği, Muhacirçiftliği çiftliği (Ulugöz), Mustafa Görgün çiftliği (Deliminnet), Mücenderesi çiftliği (Diştaş), Müftüçiftliği çiftliği (Ebülhadi), Ortaçiftlik çiftliği (Yüksek/Yenice), Osman Ağa çiftliği. Sabbah çiftliği (Deliminnet), Sadık Paşa çiftliği, Sadıkpaşa çiftliği (Reşadiye), Santub çiftliği, Sazak çiftliği (Dağpazarı), Sofupaşa çiftliği (Kürtmusa), Söğüt çiftliği (Halifeler/Gilindire), Suphi Paşa çiftliği, Şadi Bey çiftliği (Cırbklar/Yenice), Şansaderesi çiftliği (Cerit), Tekneli çiftliği (Dağpazarı), Topakbucak çiftliği (Dorla), Ve(y)sel çiftliği (Avadan/Yenice), Yakup Efendi çiftliği. Yuvanaki çiftliği (Demirhisar), Zeytinlik çiftliği (Yapıntı), Ziya Bey çiftliği (Cırbıklar/Yenice). Vs.”

***
Bkz. “Mersin Yer Adları Rehberi, A. Sevim, 2021” Harita: A. Sevim arşivi (1927-1936)“Çukurova Türkmenlerinin Son İskânı, Abdurrahman Kütük, 2022” “Tanzimat Döneminde Çukurova Hanedan Ailelerinin Tasfiyesi, Arş. Gör. M. Fatih Sansar, 2005”

Mersin ve yakın çevresine ilişkin tarih, kültür, sanat araştırmaları yapar, çok sayıda kitabı ve çevirisi vardır.

scroll to top