İtalya, Birinci Dünya Harbine birlikte katıldığı İtilaf Devletlerinin verdiÄŸi sözü tutmasından kırgındı. İzmir ve çevresi vaat edilmiÅŸ fakat Sevr AntlaÅŸması’yla bu yöre Yunanlılara verilmiÅŸ, İtalyanlara Antalya, Konya çevresi bırakılmıştı.
İtalyan’lar, 29 Nisan 1919 günü iÅŸgal ettikleri Antalya’dan 1 Haziran 1921 günü sessizce ayrılmışlardır.
Küskün İtalyanlar iÅŸgal ve sonrasında Ankara Hükümeti’ne silah, cephane ve mühimmat satmak için giriÅŸimlerde bulundular. İtilaf Devletlerine kin besleyen İtalyanlar, böylece öç alacaklardı.
Mustafa Kemal, askeri ve siyasi dehasıyla, İtalyanların bu küskünlüğünden yararlanmasını bilmiÅŸ ve Heyet-i Temsiliye’nin karanıyla İtalya DışiÅŸleri Bakanı Kont Sforza ile iliÅŸki kurulmuÅŸtu. Türk-İtalyan BirliÄŸi Komitesi’nin 29 Ekim 1920’de Berlin’deki toplantısında “Türklere silah ve cephane saÄŸlamak için İtalya’nın her türlü çabayı göstereceÄŸi, 20 adet savaÅŸ uçağı satılacağı, uçakların Antalya limanında teslim edileceÄŸi”nde anlaşıldı. 30 Aralık 1920’de Kont Sforza ile Mustafa Kemal arasında ÅŸifreli yazışmalar oldu.
Satın alınan silah, cephane ve mühimmatın ancak Antalya ve Mersin limanlarına getirilebileceÄŸi gerçeÄŸini anlayan Mustafa Kemal, Fransızlarla müzakereleri baÅŸlatmıştı. 11 Mart 1921’de DışiÅŸleri Bakanı Bekir Sami Bey’in imzaladığı Paris AntlaÅŸması’yla Güney cephesindeki çatışmalar kesildi. (Bu müzakereler sırasında 12 Mart 1921’de Bekir Sami Bey’in Kont Sforza ile imzaladığı 6 maddelik anlaÅŸma Ankara Hükümeti tarafından dikkate alınmadı.) 1 Haziran 1921 günü İtalyan’lar Antalya’dan sessizce ayrıldılar. 20 Ekim 1921’de Fransızlarla imzalanan Ankara AntlaÅŸması’yla Güney cephesi kapandı, 1921’de Tarsus, 3 Ocak 1922’de Mersin teslim alındı, Fransız askerleri ve karargâhı ülkesine döndü. Böylece Antalya ve Mersin limanları rahatça kullanılacaktı.
Türk ordusunun taarruza hazırlandığı 1922 ilkbaharında İtalyan ÅŸirketleriyle giriÅŸimler yoÄŸunlaÅŸtı. Parası Antalya’daki İtalyan Bankasına yatırılıyor, Trieste ve Ancona gibi limanlardan gemilerle sevk edilen malzeme Karadeniz sahillerinde veya Antalya, Mersin limanlarında Ankara Hükümetine teslim ediliyordu.(“1)
Mart 1922 ortalarında Mersin limanına Lyoyd Triestino şirketine bağlı Abbazia vapuruyla Türk subayları ve askeri malzeme getirildiğini iddia eden Yunanistan ile İtalya arasında diplomatik bir kriz yaşandı.
20 Nisan 1922’de imzalanan sözleÅŸmeyle alınacak 150 kamyonun 50 adetlik ilk partisi Mersin limanına 2 Temmuz’a kadar teslim edildi. Mayıs ayında Sardegna vapuruyla 4 adet 76 mm.’lik top ve mühimmat geldi.(2)
Fethiye’nin tahkimi için 25 Nisan 1922’de İstanbul’dan hareket eden İtalyan bandıralı Bucovina vapuruyla, Muavenet-i Bahriye grubu tarafından Mersin’e 2 adet 5 mm.’lik, 1 adet 37 mm.’lik gemi topuyla 5 Mercedes marka uçak motoru gönderildi.(“3)
20 adet savaÅŸ uçağı satın alınacağı ve uçakların Antalya limanında teslim edileceÄŸini öğrenen İngilizler, 21 AÄŸustos’ta, İngiltere’nin İstanbul Yüksek Komiseri Rumbold’un verdiÄŸi bilgi üzerine, Antalya önlerine Yunanlılara ait bir muavin kruvazör gönderdiler. İtalyan gemisi Antalya limanına sokulmadı.(4)
H. Namık Gör, bu konuda şunları yazmıştır.
“Bir gün tayyareci ÅŸehit Fazıl, iki Berliye kamyonu ile İtalya’dan gelecek 20 tayyareyi teslim almak üzere Antalya’ya gelmiÅŸti. Halbuki Yunanlılar Antalya önüne bir muavin kruvazör koymuÅŸlar, kuÅŸ uçurtmuyorlardı. Onun için tayyareleri Mersin’e çıkarmak mecburiyeti hasıl olmuÅŸtu.(“5)
Monte edilmek üzere parçalar halinde sandıklara yerleÅŸtirilen uçaklar, Mersin’de teslim alındı ve batı cephesine sevk edildi.
Anadolu’daki Yunan orduları komutanlarından Hacı Anesti, 10 Eylül 1922 tarihli Kathimerini gazetesinde yer alan açıklamalarında “Mükemmel donanımlı uçakları Kemalist orduya götüren bir İtalyan gemisinin Mersin’e gitmekte olduÄŸunu haber aldık. Derhal İtalyan kumandan Signor Calamida nezdinde teÅŸebbüse geçerek geminin yükünün boÅŸaltılmasını talep ettim. İtalyan kumandan, Denizcilik ve DışiÅŸleri Bakanlıklarına sorması gerektiÄŸini, söyledi. Bu arada Mersin limanına varan geminin yükü boÅŸaltıldı. Birkaç gün sonra yaptığımız keÅŸif uçuÅŸundan çok güçlü ve mükemmel sistemli uçakları gördük. (“6)
Mayıs 1921 başlarında Antalya limanında yaşanan bir olay, Mersin ile ilişkisi yönünden ilgi çekicidir.
Mersin’den İzmir’e giderken Antalya limanında demirleyen İngiliz bandıralı Palitane vapurunda, Konya isyanının elebaşılarından DelibaÅŸ Topal Osman ve 12 adamının bulunduÄŸunu öğrenen İçiÅŸleri ve Milli Savunma Bakanlıkları, Antalya Mutasarrıflığına, bu kiÅŸilerin tutuklanarak Ankara’ya gönderilmesini emretti. Mutasarrıf AÅŸir Bey, İtalyan Komutanlığına gönderdiÄŸi 6 Mayıs 1921 tarihle yazıda “Ankara Hükümetine karşı eylem hazırlığında bulunan DelibaÅŸ ve adamlarının tutuklanması için İtalyan Jandarması’nın yardımcı olmasını” istedi. Binbaşı Mario Carossini aynı gün verdiÄŸi cevap yazısında “Mektubun eline ulaÅŸmasından önce Türk askeri ve jandarmasının, ÅŸiddete baÅŸvurarak bu kiÅŸileri tutukladıklarını” belirterek bundan sonra olacaklardan Mutasarrıfın sorumlu olacağını bildirdi.
Gemi komutanı David Findlare de aynı gün İtalyan komutanına gönderdiÄŸi mektupta “6 Mayıs sabahı saat 9.30’a doÄŸru bir grup polis ve bir subay, üçüncü sınıfta yolculuk yapan bazı Türk yolcuları tutuklamak istediklerini söyledi. Iznim olmadan kimsenin gemi dışına çıkarılamayacağını bildirirken diÄŸer görevliler, Mersin’den İzmir’e gitmek için binen 11 Türk ve 2 Ermeniyi zorla tutukladılar” diyerek İtalyanları yardıma çağırmışsa da bir sonuç alamamıştır.(“7)
Bu eÅŸkiya hakkında ÅŸu bilgileri eklemek gerekir. 1920 yılı Ekim ayındaki Bozkır Ayaklanması’nda kurtulup kaçan DelibaÅŸ Osman ve adamları 28 Kasım 1920 günü Dinikar’ı (Tepeköy) geçerek Gazi Müfrezesi’nin ileri karakolunda uyumakta olan sekiz eri ÅŸehit ettiler. Ertesi gün Mut ve Silifke’de önlem alanları yanıltarak Efrenk (Müftü) Deresi kıyısından Mersin’e gelen asiler, kışladaki Fransız Kumandanlığına sığındılar. Esir aldıkları askerleri teslim edip bilgi aktaran asiler, 1 Aralık 1920 günü Emirler Savaşı’nda Fransız askerleriyle birlikte çarpıştı ve Mersin’e kaçmak zorunda kaldılar.
İlginç bir not daha ekleyelim. İtalyanlar, Heyet-i Temsiliye ve sonra Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile birlikte Osmanlı Hükümetiyle de iyi iliÅŸkisini sürdürmüştü. 24 Nisan 1922’de Osmanlı Hükümeti ile İtalya arasında imzalanan anlaÅŸmanın 4. maddesinde “Silifke-Ermenek, Silifke-Karaman demiryolu hattı yapımı”, 6 maddesinde “Bulgur Dağında gümüş ve kurÅŸun madenlerinin iÅŸletilmesi” kararlaÅŸtırılmıştı. “8)
1) Mevlüt Çelebi : Milli Mücadele Döneminde Türk-İtalyan İlişkileri. Ankara 1999
2) M. Çelebi aga.
3) Enver Behnan Şapolya: M. Kemal Paşa ve Milli Mücadelenin iç Alemi. s. 14
4) Zeki Sarihan: Kurtuluş Savaşı Günlüğü. c.4, 1996
5) H. Namık Gör: İstiklal Mucizesi. Ankara 1956, s.1999
6) M. Çelebi : age. s. 290
7) M. Çelebi : age. s. 245
8) M. Çelebi : age. s.
İçel Sanat Kulübü Bülteni Mayıs 2000/92. Sayısından Alınmıştır.






