ZİYA AYKIN’LA RÖPORTAJ – MERSİN VİZYON33

ziya-aykın-2.jpg

Ziya AykınVİZYON 33 – Merhaba. Sizinle ilginç bir internet sitesini konuşacağız ama dilerseniz alışıldığı şekliyle önce kısaca sizi tanıyalım. Sonra siteyi konuşalım.
Ziya Aykın- 1954 yılında Mersin de doğdum. Sanat ve kültüre hizmet etmeye çalışıyorum.

Ziya Bey kısaca demiştim ama bu kadar da çok kısa oldu, ben şöyle tamamlayayım dileyenler “yumuktepe.com” da “hakkında – özgeçmiş” bölümünde ayrıntılı ve ilginç bir sunumla sizinle ilgili daha çok bilgi edinebilirler.
Teşekkür ederim.

İnternet siteniz hakkında öncelikle neler söylemek istersiniz ?
İnsanlar toplayıcılıktan bıkıp yerleşik düzeni daha akıllıca bulduğundan bu yana sayılamayacak kadar çok köyler, kentler kuruldu. Bu yerleşim yerleri yapılıp yıkıldı, yapılıp yakıldı, sel aldı, yel aldı, hastalıktan, savaştan binbir çeşit nedenden oradan vazgeçildi, başka yerlere göçüldü, eski mekan harabe, viran öylece kaldı.
Dünya da birkaç tane yerleşim yeri var ki biri de Yumuktepe’dir, on bin yıldır ne pahasına olursa olsun inatla, sevgiyle, tutkuyla terk edilmedi. Üzerinde oynayan çocukların sesi, gençlerin şarkısı, pişen yemeklerin kokusu, kısacası insan sıcaklığı hiç eksilmedi. İşte bu topraktaki, bu insanlardaki kerameti, uc uca eklenip nesilden nesile aktarılan bilgiyi, öyküyü uçsuz bucaksız bir “İnsanlık, Uygarlık Belgeseli” olarak görüyorum. Bu site de belgeselin sayfalarından biri olmak gayretinde.

Mersin ve çevresinin kültürünü tarihsel bir bakışla ve yorumsuz aktarıyor diyorsunuz yani.
Evet. Tamamen öyle. Yorum yapmadan kültürü ve onun en önemli bileşeni olan sanatı.

Konuya tekrar döneceğiz ancak söyleşilerin olmazsa olmaz sorusunun tam zamanı diye düşünüyorum. Evet… Böyle bir site kurmak nasıl aklınıza geldi?
Yayımcılık bana çok heyecan veren bir iş. Lisedeyken dosya kağıdına yazılmış yazılar, şiirler ve karakalem resimlerin camekan içinde sergilendiği “duvar gazetesi” vardı. Orada görev almaya çalışırdım. Çok sonraları İçel Musiki Cemiyeti nin aylık bültenini çıkartan Rahmetli Avukat Nevzat Kuraloğlu’nun çırağı ve bir iki ay sonra yardımcısı oldum. Daha sonra İçel Mali Müşavir ve Muhasebeciler Odası aylık bülteninin yayımcılığını yaptım. İçel Sanat Kulübü aylık bülteni nin yayın kurulunda bulundum. Birkaç kitabın basımı aşamasında emek verdim. Derken çağdaş iletişim aracı internet dergi, yayımcılığı ve “yumuktepe.com” gündeme geldi.

Sonradan aklınıza gelmedi hep bu işlerin içindeydiniz… Tekrar dönelim. “yumuktepe.com” da neler var biraz daha detaylı olarak sayabilir misiniz?
Yumuktepe.com” 2006 yılı Şubatında yayına giren, birkaç ay içinde bir milyonuncu tıklamayı alacak olan, Mersinin, tarihi, arkeolojisi, mitolojisi, kültürü sosyal yapısı, sanatı ile ilgili ve genellikle bilimsel yazıların yer aldığı bir internet sitesi. Bu sitenin güvenilir bir bilgi, başvuru, doğrulama noktası olması için özen gösteriyorum. Benim bildiğim, belirleyebildiğim, bulduğum kadarıyla konunun uzmanlarının yazılarını seçiyorum. Bunların önceden yayınlanmış ve kabul görmüş olmaları da yine tercih sebebim oluyor… “Ne var ?” dediniz. “Ne var, ne yok? “ deseydiniz, para, siyaset, futbolu ve diğer olmayanları da sayardım.

Önceden yayınlanmış yazıları yeniden yayınlamak eleştiriye neden olmuyor mu ?
Bunlar genellikle yıllar önce çeşitli yerlerde yayınlanmış yazılar. Halen güncelliklerini koruyorlar ancak yeni kuşakların onları bulması, varlığından haberdar olması çok zor, bu bilgilerin daha çok kişi tarafından bilinmesi gerekiyor. Ben bir yerde bulduğum, yerini bildiğim hazineleri görünür, okunur hale getirmenin sorumluluğu duyuyorum…Örneğin 40 yıl önce 1000 adet basılmış bir kitap veya dergideki bir yazı bu sitede günışığına çıkıp onbinlerce kez okununca başka yazıları da bir an önce yayınlamak için sabırsızlanıyorum.

Böyle eskiden yazılmış ama eskimemiş, güncelliğini koruyan yazılarda dili güncelliyor musunuz ?
Genellikle hayır. İlk haliyle sunmaya çalışıyorum. Noktalamaları bazen düzeltiyorum ama anlamını değiştirmeyecek şekildeki hataları, yöresel söyleniş şekliyle yazılanları da sergilemek istediğimden bunlara dokunmamak için kendimi tutuyorum.

Sitenin içeriğini göz önüne getirebilmek için soruyorum. Kaç sayfa yazı olduğunu söyleyebilir misiniz ?
Sitede şu an yaklaşık üç bin sayfa yazı var ve bu her gün artıyor.

Ne kadar zamanınızı aldı bu çalışma.?
Birkaç kez internet korsanları tarafından çökertildi iki kez teknik nedenle silindi. Son olarak bir yıl önce tekrar sil baştan başladım yüklemeye ve henüz bitmedi. Zaten bu iş başı sonu olmayan bir şey.

Bütün bu araştırmayı, hazırlayıp internete yerleştirmeyi tek başınıza mı yapıyorsunuz?
Web sitesinin teknik alt yapısını çok değerli arkadaşım Hasan Keskin yapıyor. Dokümanların bulunup, hazırlanıp yerine konulmasını ben yapıyorum.

Sanırım ilginç anılarınız da olmuştur bu arada.
Siteyi kurduktan çok kısa bir zaman sonra eski bir Mersin’li siteye koymam için bir çocukluk fotoğrafını verdi. Zaten bu ilk ve son yardım oldu… Her neyse. Bu fotoğrafı bir başka eski Mersin li firma alıp reklamlarında kullanmış. Derken mahkemelik oldular. Bildiğim ve gazetelerden okuduğum kadarıyla dava bir ilk olarak Türk Hukuk Tarihine geçti. Ben de bu arada çok üzüldüm.

Sitenizden bu şekilde izinsiz alıntılar oluyor mu ?
Sayılamayacak kadar çok. Ne yazık ki bazı aramalarda öne geçip “yumukte.com ” oradan aşırmış gibi göründüğü de oluyor. Sitedeki yazı ve fotoğraflara ilgi duyulması bunların başka yerlerde de paylaşılması beni mutlu ediyor. Ancak benden başka kişilerin yazılarının veya fotoğraflarının alınıp isim ve kaynak gösterilmeden yayınlanması beni üzüyor. Bu nedenle yüzlerce fotoğrafı yayından kaldırdım.

Site için emekleriniz ve gelen tepkiler, okuyucu sayısı sizi tatmin ediyor mu ?
Arkeologlar sanat eserlerini gün ışığına kavuşturur ve insanların merakına sunar. Benim yaptığım da buna benziyor. Sağda solda dağınık olanları bir araya getiriyor, tozlu raflarda sararmış artık okunma ihtimali azalmış olanları bulup çıkarıyor derleyip toparlayıp öğrenmek isteyenlerin kolayca ulaşabileceği halde sunuyorum. Her gün bir evvelki gün kaç kişi siteye girmiş ne kadar sürede kaç sayfa okunmuş vb. istatistikleri inceliyorum. Okunma sayısı ve sitede geçirilen süre arttıkça mutlu oluyorum. Şunu hemen belirteyim ki “yumuktepe.com” araştırmacılar için, herhangi bir konuyu merak edenler için başvuru sitesidir. Bu nedenle her gün girilip okunacak, gazete veya magazin siteleri gibi değildir.

Her gün güncellenen bir “etkinlik takvimi” var.
Aa. Evet doğru. Topalarlayabildiğim kadarıyla bütün sanat ve kültür etkinliklerini, opera bale, tiyatro, festival, sergi vb. önceden duyurularını yapan bir “etkinlik takvimi” var. Bu güncel işte. Bir de “tarihte bugün” köşesi var onu da atlamayalım.

Siteniz ve tepkiler beklentilerinize uyuyor mu ?
Tek amacım var o da kültüre hizmet etmek. Site sürekli ve kararlı biçimde büyüyor o nedenle beklentilerime hiçbir zaman uymuş sayılmayacak. Tepkilere gelince, okunma, gezinme, sitede kalma istatistikleri beni son derece sevindiriyor ve kamçılıyor. Zaten başka bir beklentimde yok.

Sitenin “amaç” başlığında amacınızın suyla oynamak, toprağa resim çizmek ve havaya şarkı söylemek olduğunu belirtip, “Zaten geri kalanı boş şeyler değil mi?” diye soruyorsunuz. Burayı biraz açarmısınız ?
Ziya Aykın – Binlerce yılı, milyonlarca olayı düşününce suyla oynamak, toprağa resim çizmek bir savaştan, göçten, devlet kurmaktan, seçim kazanmaktan ya da bir holding sahibi olmaktan daha anlamlı oluyor. Bu durumda kalıtım ve kültürel miras o kadar önemli geliyor ki bunun içinde “an” ı hoş kullanabilmenin dışındakiler boş.
Vizyon 33- Teşekkür ederiz.

Biyografik Bilgi

scroll to top